Endüstride dijital dönüşüm kavramı çoğu zaman teknoloji ekseninde ele alınsa da, bu dönüşümün gerçek dinamikleri çok daha geniş bir perspektifi gerektiriyor. HALICI Group CEO’su ve Dr. Yük. Müh. Hüseyin HALICI, otomasyon ve yapay zekâ çağında dönüşümün odağında insanın, kurum kültürünün ve ortak aklın yer aldığını belirterek, bu sürecin bütüncül bir yaklaşımla değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekiyor.

Dr. HALICI’ya göre, Endüstri 4.0 ile birlikte hız kazanan dijitalleşme, yalnızca teknolojik yatırımlarla sınırlı kalmamalı; organizasyonel yapıdan iş gücü yetkinliklerine kadar uzanan kapsamlı bir dönüşümü içermeli. Bu çerçevede, yapay zekânın rolü kritik olsa da tek başına yeterli olmadığına vurgu yapıyor.

YAPAY ZEKA İLERLİYOR, İNSANIN SORUMLULUĞU BAKİ KALIYOR

HALICI yaptığı değerlendirmede şunları söylüyor: “Bugün dijital dönüşüm denince çoğu zaman teknoloji konuşuluyor. Oysa dönüşümün gerçek merkezi teknoloji değil; insan, kurum kültürü ve ortak akıldır. Endüstri 3.0’da otomasyon vardı. Endüstri 4.0 ve Toplum 5.0 ile birlikte oyuna giren asıl fark ise, yapay zekâ ile desteklenen otonomi oldu.

MCS Group’tan Küresel Sanayiye Yerli Dijital Dönüşüm İmzası: CodeMaster
MCS Group’tan Küresel Sanayiye Yerli Dijital Dönüşüm İmzası: CodeMaster
İçeriği Görüntüle

Bu nedenle şunu net söyleyebiliriz: Yapay zekâ, Endüstri 4.0’ı önceki dönemlerden ayıran en kritik bileşendir. Ancak burada kritik bir denge var.

Dijital dönüşümü futbola benzetirsek; yapay zekâ teknik direktör gibidir. Onsuz bir sistem yönsüz kalır. Ancak sadece teknik direktörle de maç kazanılmaz. Sahada oynayan insan gerekir, oyunu anlayan bir ekip gerekir, doğru stratejiyi uygulayan bir kültür gerekir.

Bugün birçok kurum teknolojiye yatırım yapıyor. Ancak gerçek dönüşüm; insanı merkeze almadan, öğrenen bir organizasyon oluşturmadan, zihinsel iş gücünü doğru yönlendirmeden mümkün değildir.

Çünkü yapay zekâ, fiziksel ve tekrarlı işleri çözebilir. Ancak sofistike kararlar, değer üretimi ve insani boyut hâlâ insanın sorumluluğundadır.”

HÜSEYİN HALICI “T-İNSAN” KAVRAMINI ÖNERİYOR

Bu noktada geleceği belirleyecek olan modelin açık olduğunu belirten Hüseyin HALICI, bu modele “T-İnsan” diyor. T-İnsan kavramını açıklayan HALICI, “Yani hem derin uzmanlığa sahip, hem de disiplinler arası düşünebilen insan.” diyor.

HALICI son olarak, “Benim bakış açıma göre geleceği belirleyecek olanlar; teknolojiyi kullananlar değil; insan, yapay zekâ ve doğru kültürü birlikte yönetenler olacak.” diyerek değerlendirmelerini sonlandırıyor.

İNSANSIZ BİR TEKNOLOJİ GELECEK VADETMİYOR

Dr. Hüseyin HALICI’nın değerlendirmeleri, otomasyon ve dijitalleşme yatırımlarının başarısında insan faktörünün ve kurum içi kültürel dönüşümün belirleyici rolünü bir kez daha ortaya koyuyor. Endüstri 4.0 yolculuğunda sürdürülebilir başarı elde etmek isteyen şirketler için, teknoloji ile insanı birlikte konumlandıran bu yaklaşım, geleceğin rekabet avantajını tanımlayan temel unsur olarak öne çıkıyor.

HALICI GROUP