İnşaat ve Malzeme

"Deprem Kendini Hatırlatmadan, Onu Hatırlamak Zorundayız"

İnşaat Yüksek Mühendisi Sadi Özsaraç, deprem dirençli yapıların önemini, güçlendirme projelerindeki bürokratik engelleri ve sektörün 2026 vizyonunu değerlendiriyor.

Tekin Mimarlık Mühendislik’ten Sadi Özsaraç ile deprem dirençli yapılar, güçlendirme süreçleri ve değişen mevzuatın sektöre etkilerini konuştuk. Röportajda, sahadaki deneyimler ışığında çözüm önerileri ve geleceğe dair net mesajlar öne çıkıyor.

Firmanız açısından 2025 yılı nasıl geçti?

2025 yılında deprem dirençli yapı stoğu oluşturma bilinciyle çok sayıda güçlendirme projesine imza attık. Ancak sahada uygulama noktasında geçtiğimiz yılların gerisinde kaldık. Bunun temel sebebi malzeme eksikliği değil, aşılması güç bürokratik engeller ve uzayan ruhsat süreçleridir.

Güçlendirme, bir binayı yıkıp yeniden yapmaktan çok daha hızlı ve ekonomik bir çözüm olmasına rağmen; belediyelerdeki ruhsat sürelerinin uzunluğu, vatandaşın bu süreçte heyecanını ve güvenini kırmaktadır. 2025'te yerel yönetimlerin ve hükümetin güçlendirme süreçlerini "acil kodlu" işler kapsamına alarak önünü açması gerektiğini bizzat tecrübe ettik.

2025 boyunca inşaat sektöründeki teknolojik yenilikler, malzeme trendleri veya mevzuat değişiklikleri iş yapış şeklinizi nasıl etkiledi?

2025 yılı sektörümüz için kritik mevzuat değişikliklerinin yılı oldu. İklim Değişikliği Kanunu, inşaat sektöründe karbon salınımını azaltacak "yeşil bina" ve enerji verimliliği odaklı dönüşümü zorunlu kıldı. Biz de restorasyon ve güçlendirme projelerimizde binanın yeni yasaya uyumlu şekilde ömrünü nasıl sürdürülebilir kılacağımızı planlarımıza dahil ettik.

Bir diğer önemli gelişme ise Yapı Denetim Uygulama Yönetmeliği’ndeki değişikliklerdi. Özellikle denetim süreçlerinin daha sıkı takibi ve şantiyelerdeki denetim sıklığının artırılması, bizim gibi işini mühendislik etiğiyle yapan firmalar için olumlu bir gelişme. Biz bu süreçlere, sahadaki teknik ekibimizi mevzuat eğitimleriyle güncel tutarak ve kontrollük süreçlerimizde sıfır taviz prensibiyle uyum sağladık.

2026 yılı için firmanızın öncelikli hedefleri, yatırım planları ve stratejileri nelerdir?

2026 yılındaki ana stratejimiz; "Deprem bize kendini hatırlatmadan, biz onu hatırlamak zorundayız" gerçeğini hem vatandaşlara hem de karar vericilere anlatmaktır.

Bu doğrultuda 2026 hedeflerimiz şunlardır:

  • Uygulamada Hız: Belediyelerin ruhsat süreçlerini kolaylaştırmasını umarak, onay bekleyen projelerimizi bir an önce şantiye aşamasına taşımak.
  • Modüler Güçlendirme: Yaşamı minimum düzeyde etkileyen, hızlı uygulanabilir ve estetikten ödün vermeyen modüler güçlendirme tekniklerini daha yaygın hale getirmek.
  • Eski Eser Restorasyonu: İstanbul'un tarihi dokusunu korurken, bu binaları modern mühendislik hesaplarıyla depreme dayanıklı hale getirmeye devam etmek.

Sektörden ve devletimizden beklentimiz; güçlendirme ruhsatlarının, normal yapı ruhsatlarından çok daha hızlı ve teşvik edici yöntemlerle yürütülmesidir.