O dönemde Mısır’a odaklanmıştı. Her ay Paris’ten Kahire’ye uçar, görüşmeler yapardı. Mısır’da hafta sonu tatili cuma olduğundan perşembe akşamı İstanbul’a gelir pazar gecesine kadar birlikte gayet güzel zaman geçirirdik. Satış yapmak için çırpınmaktaydı. Satış öncesi servise büyük önem vermekteydi. Mısır’daki rafineri yöneticilerinin yerine doğru pompa seçimleri yapar, onlar için değişik ödeme planları olan krediler bulurdu. Ancak bir türlü satış yapamıyordu. Yaklaşık altı ay böyle devam etti. Zaman geçtikçe çok sevdiği işini kaybetme korkusu içini kaplamıştı. Birden gelmez oldu. Merak ettim, telefonla aradım sesi çok mutlu geliyordu. Nasıl gidiyor dedim, “Çok iyi” diye cevap verdi: “Artık onları Paris’e davet ediyoruz, akşamları da yanlarına eskort veriyoruz, satışlarımız patladı”.
Aynı yıllarda Beyoğlu’nda anti stres center açılmıştı. Yakından tanıdığım bir firma müşteri ağırlama programına mutlaka orasını da dahil ediyordu. Dışarıdan gelen her müşterisi sözleşme imzalayıp dönüyordu. Benim de hayretten ağzım açık kalıyordu. Sektöre yeni girdiğim dönemdi, işin bilimsel pazarlama, yönetimde karar verme ilkelerinin uygulanması ile çözüleceğini sanıyordum.
Aynı yöntemleri önerdiğim sanılmasın! Devir çok değişti; artık o tür şeyler yeter şart değil, gerek şart!

   *   *   *

Dünyadan birkaç örnek vereceğim. Aynı yöntemleri uygulama şansımız pek yok ama ilham vereceğini düşünüyorum. Dahası hoşunuza gidecek.
Aynı şehirde aynı caddede hepsi birbirinin aynı gecelikler satan dört dükkan birbirleriyle muazzam rekabete girmişlerdir. Birinin satışları patlama yapar. Dükkan sahibi iki ayrı raf yapmış birisine günahkarlar için, öbürüne azizeler için levhaları asmış!
Bir iş adamları toplantısında bir bey “Newyork’tan gelen katil” diye takdim edilmişti. Bütün izleyiciler adama kilitlendiler. Katilin kim olduğunu görmek istiyorlardı. Adamın haşere imha işleriyle uğraşan biri olduğu ortaya çıktı.
Bir şehirde kapalı bir otopark işletmecisi hiç müşteri çekemiyormuş. Sonunda sahibinin aklına duygulara seslenen bir levha asmak gelmiş; ‘Bekçili otopark’. İşler birden hızlanmış.
Birbirleriyle rekabet halinde olan yan yana iki gazete bayii varmış. Satıcılardan biri her satıştan sonra “görüşürüz” dermiş. İkincisi ise “teşekkür ederim”. İkinci bayi öbürünün dört katı gazete satıyormuş. 

Teşekkürlerimizle…