Tabii tuğla ile inşaat harç, harç da bağlayıcı gerektirmekte. İlk bağlayıcılar istiridye kabuklarının yakılması ile oluşan kül imiş. 1600’lü yılların sonlarına doğru Rhode Island’da ilk alçı taşı damarı bulunmuş ve madencilik faaliyetleri başlamış. Aradan 150 yıllık bir dönem geçtikten sonra bir İngiliz maden mühendisi alçı taşına silika ve alumina katıp pişirmiş ve bunun çok iyi bir bağlayıcı oluşturduğunu göstermiş. Bu buluş ABD’nin en büyük kamu projelerinden Erie gölü kanalı yapılırken çok işe yaramış. Çimentonun bu şekilde herkesin dikkatini çeken faydası, alçı taşının da çimentonun yapımındaki vazgeçilmezliği bu minerale verilen önemi arttırmış. O kadar ki Kuzey Amerika’da alçı taşı yatakları altın ile beraber aranan ikinci maden olmuş. Bu arayış Red Kit’in pek çok macerasında işlenen ünlü demiryolları yapım döneminde yaygın damarların bulunmasına kadar devam etmiş. 

*   *   *

Çimentonun İngiltere’deki tarihçesi daha başka! Roma İmparatorluğu döneminde kullanılan Roman Çimentosuna benzeyen bir bağlayıcı icat eden Joseph Aspdin adına Britanya Çimentosu dediği ürüne 1796 yılında patent almış. Britanya Çimentosunun hakimiyeti 1822 yılına kadar sürmüş. Ancak Portland şehrinde 1800’lerin başında bir duvarcı ustası Joseph Aldvin çok daha iyi bağlayan ve dayanıklılık sağlayan bir çimento üretmiş, Portland  çimentosu adını verdiği formülün patentini almış. Kısa sürede şöhreti ülke sınırlarını aşmış ve Amerika’ya ihraç edilmeye başlamış, daha sonra da oradaki üretimin dönüşmesine sebep olmuş. Bugün dünyanın her yerinde Portland çimentosu kullanılmakta. Süre dolduğu için patent de ödenmiyor.

*   *   *

Çimentonun iki değişik tarihçesi bu şekilde. Bizim tarihimiz ise Portland çimentosu ülkemize gelmeden önce tezekten yumurta akına kadar uzanabilir. Ancak bu gün geldiğimiz nokta çok önemli; geç katılmış olduğumuz yarışta bugün yıllık 60 milyon ton üretim ile dünyanın beşinci büyük üreticisi konumuna yükselmiş bulunmaktayız. Dahası dünya ihracat lideriyiz.  Çimentoyu uzun mesafelere göndermek zor olduğu için ihracat bölgesel olarak gerçekleşiyor. Bu dersi Çin pahalı bir şekilde aldı. Bir dönem dünya pazarlarına hakim olmayı denediler, ancak işin zorluğunu görüp geri çekildiler. Yöremizde Türkiye’nin rakibi bulunmuyor. Ancak ihracatımızın 2,5 milyon tonu Suriye’ye yapılmaktaydı. Yaşanan olaylar ihracatı azaltacak, bu da kapasite fazlasına yol açacak. Sektör bu dönemi modernizasyon ve atık ısıdan enerji geri kazanım projeleri ile değerlendirme projelerini gündemine aldı.

Ayrıntıları dergimizde okuyabilirsiniz.