Her yıl milyonlarca ton üretilen çelik borular üretim metotlarına göre dikişli (kaynaklı) ve dikişsiz şeklinde ikiye ayrılır. Boruları binlerce yıldır kullanmakta olan insanoğlu 1800’lü yılların başlarında geliştirmeyi başardığı çelik boru üretim sistemlerini hızla evrimleştirerek çeliğin sağlamlık ve hafiflik avantajlarından yararlanmamızı sağlamıştır.
Her şeyin olduğu gibi çelik boruların da bir ömrü vardır. Başlangıçta sağlamlığı ve görünümüyle beğeni toplarken zaman geçtikçe yararsız, işlevsiz hale gelirler. Özellikle yer altına döşenmiş olan borular kah yıpranma sonucu kaçak, sızıntı yapma, kah debi yetersizliği nedeniyle kullanımdan kaldırılırlar. Bu durumlarda yeniden kazı yapmanın getireceği işgücü ve zaman maliyetlerinden parlak zeka ürünü olan ve endüstri dünyasında bile az bilinen bir çözümle kurtulmak mümkün olmuştur: Boru Patlatarak!
Boru patlatmak (pipe bursting) minimum kazı yaparak ve pnömatik, hidrolik veya mikrotünel tekniklerinden birini kullanarak mevcut boru hattını kırıp yerine anında aynı veya daha geniş çaplı yeni boruyu yerleştirme işleminin adıdır. Bu cümleden anlaşılacağı gibi her ne kadar patlatma kelimesi kullanılıyor ise de infilak söz konusu değildir. İlk önceleri sadece hidrolik ekspander denilen konik başlı araç ile gerçekleştirilmeye başlayan bugün adeta mükemmelleştirilerek ekspanderin arkasına döşenecek borunun eklenmesiyle geliştirilen sistem ile işlerin tamamlanması son derece hızlı bir sürece dönüşmüştür. Özellikle su, kanalizasyon, doğal gaz hatlarının hem komple, hem de kısmi yenilenmelerinde kullanılan çok etkin bir hale gelmiş olan boru patlatma tekniği sosyal maliyetleri en aza indirmektedir. Trafiğin minimum düzeyde aksaması, “çevreye verdiğimiz rahatsızlık nedeniyle özür dileriz” yazılarının uzun süre göz önünde kalmaması boru patlatma tekniği sayesinde olmuştur.
Çelik borular üretilirken de, yerleştirilirken de, ortadan kaldırılırken de avantajlıdır.