Mühendislik, endüstri ve teknoloji konularına yakın tarihi, yüksek hayal gücünü katan üstelik bunu fevkalade bir üslupla ve sanatsal bir bakış açısı ile yapan bir kitabı okuyunca sizlerle paylaşmadan edemedim.
Hele kitapta bir de pek çok kişi tarafından El-Cezeri’nin sibernetik tasarımları ile yarışabilecek nitelikte olduğu ifade edilen makine tasarımları da bulunmakta olduğundan buradan duyurmamamın büyük eksiklik olacağı düşüncesine kapıldım. Çizimlerin ne kadar ilgin olduğu konusunda bir kanıt olması için Fransa’da da sergilenmiş olduklarını da belirteyim. Zaten kalın sayılmayacak kitabı elde tutmanın uzun sürmesi çizimlerin dikkatle incelenmeyi hak etmesinden.
Konu eski İstanbullu birinin icatlarını ve onun kanına girdiği bir başkasının aynı yoldan nasıl yürüdüğünü anlatıyor. Yafes Çelebi adında bir adamın hiyel (mekanik) ilmi ile ilgilenmeye başlıyor, düşüncelerini, hayallerini gerçekleştirme yolunda yaşadığı macera ve zorlukları hikaye ediyor. Ölümünden sonra onun bu hayalini devam ettiren Calud ve Lalezar Necef Bey’in başından geçenler de kitabın devamını oluşturuyor. Eserden bir pasaj aktarayım;“Yarısı kurşun, yarısı tahta olan bir çubuğun tam ortasından bir mil geçirildiğinde ve ağır taraf üste geldiğinde asla dengede duramayacağını, tahterevallide olduğu gibi kurşunlu tarafın daima altta kalacağını söylüyorlardı. İşte devri daimin de sırrı buradaydı. Ağır taraf alta geldiğinde derhal hafiflemeli, hafif olan kısım da ağırlaşmalıydı. …. Bunun için bir pistonlar şebekesi olan boru tasarladırlar…. Altında ve üstünde cıva dolu iki hazne vardı…..”
Eserin adı Kitab-Ül-Hiyel, yazarı İhsan Oktay Anar, halen Ege Üniversitesi Felsefe bölümünde öğretim üyesiymiş. Aslında okumakta da tanıtmakta da çok geç kalmışım. İlk defa 1996 yılında yayınlanan kitap şimdi 17. baskısıyla piyasada. Kitaba başlarken dilin biraz eski olduğu izlenimi doğsa da kısa sürede anlaşılır olduğunu fark ediyorsanız. Eski İstanbul’u da merak eden bir ST Makina dergisi okuru olarak Kitab-ül-hiyel’i bitirmeden bırakamayacaksınız.
Teşekkürlerinize şimdiden bir şey değil diyorum. İçten sevgilerimle.