Arpad Sebesy portrenin önemli bir kısmını akıldan ve Kelen’in fotoğraflarına bakarak yapmak zorunda kalsa da ortaya çıkan tabloyu beğenmiştir.

Ancak Kelen ayni fikirde olmaz ve portrenin kendisine yeterince benzemediğini ileri sürerek para ödemeyi reddeder. Mesleğinin başlangıcında olan ressam saatlerce titizlikle çalışarak ortaya çıkardığı eserin kibirli milyoner tarafından beğenilmemesi nedeniyle çok üzülür. Ancak ofisinden ayrılmadan önce milyonerden portrenin kendisine benzemediği için kabul edilmediğini belirten bir yazı vermesi talebinde bulunur. Bu isteği masumane ve mantıklı bulan Elmer Kelen bu kadar basit bir şekilde kurtulduğuna sevinerek yazıyı anında hazırlayıp teslim eder. 

*    *   *

Aradan birkaç ay geçtikten sonra Macar Ressamlar Derneği Budapeşte Güzel Sanatlar Galerisinde bir sergi organize eder. Sergiyi gezen bir kişi Elmer Kelen’i arayarak sergide portresinin bulunduğunu ve altında “Bir Hırsızın Portresi” yazdığını söyler. Sergiyi gezen herkesin tablonun önüne geldiğinde de Kelen’in adını telaffuz ettiğini de ekler. Hızla galeriye gelen Elmer Kelen hemen müdüre çıkarak prestijini yerle bir ettiği gerekçesi ile resmin derhal kaldırılmasını ister. Bir yandan portreye diğer yandan Kelen’e bakan ve benzerliğin verdiği şaşkınlığı üzerinden atamayan müdür kem küm ederken cüretini daha da arttıran Kelen müdürü, galeriyi ve derneği tazminat talebi ile mahkemeye vermekle tehdit eder. İyice tedirgin olan müdür çareyi Arpad Sebesy’yi çağırmakta bulur. Müdür ve Kelen ile buluşan ressam çantasından Kelen’in resmin kendisine benzemediği için almayı reddettiğini belirten imzalı mektubu çıkartır.

Sus pus olan kaba ruhlu milyoner için artık parasını ödeyip portreyi almaktan başka çare kalmamıştır. Ancak emeğin yanı sıra hatanın da bedeli ödenmelidir; portrenin fiyatı beş katına çıkmıştır!