Bölgenin yönetim kurulu durumu il çevre müdürlüğüne bildirip yardım ister.  Çürümüş yumurtanınkine benzeyen koku bazen cuma akşamları, bazen cumartesi sabahları duyulmakta ve çalışanlarda zehirlenme belirtileri göstermektedir. İl çevre müdürlüğünün yanıtı araştırma için  bakanlık izni gerektiği şeklindedir. Buna bir anlam veremeyen kurul üyeleri kokunun kesif olduğu sırada havadan ağır olan gazdan bir kap örnek alarak TÜBİTAK’a götürür.

 
TÜBİTAK gazı hemen belirler. Gaz  solunduğunda öksürüğe, boğaz ağrısına, baş dönmesine, baş ağrısına, mide bulantısına, kusmaya, baygınlık geçirmeye sebep olmaktadır. Göz ile temas ettiğinde de kızarıklığa ve acıya yol  açmakta, uzun süre etkisi  altında kalındığında da felç  riski bulunmaktadır. Yüksek derecede parlayıcı/patlayıcı da olan gaz Metil Merkaptan’dır.
 
Metil  Merkaptan ticari değeri olan bir gazdır; bazı zirai ilaçların yapımında kullanılmaktadır. Gazın nereden yayıldığını bulmak için  önce kimlerin o alanda imalat yaptığına bakılır. Ancak sitede hiçbir fabrika tarım ilacı  yapmamaktadır. Bunun üzerine tüm üyelere bir duyuru yayınlayarak sorumlu fabrikanın ortaya çıkması istenir. Kimseden ses seda çıkmayınca detektörle gazın kaynağını lokalize edelim denir. Detektör niteliği üzerinde tartışılmaktayken ilginç bir olay gerçekleşir; firmanın biri organize sanayi bölgesinin yönetim kurulunun olağanüstü seçimle yenilenmesi talebiyle ortaya çıkar. Önce buna bir anlam verilemez. Firma gres üretmektedir. Metil  merkaptan da ağır gres üretim sürecinin yan ürünüdür…
 
Burası  Türkiye’dir. Türkiye ise bir Ortadoğu ülkesidir!