TÜYİDER, COVID-19’da fonksiyonel ve nanoteknolojik yüzeyleri ele aldı

TÜYİDER Buluşmaları webinarlarının yedincisinde, Prof. Dr. Volkan Günay COVID-19 sürecinde fonksiyonel ve nanoteknolojik yüzeyleri masaya yatırdı.

TÜYİDER, COVID-19’da fonksiyonel ve nanoteknolojik yüzeyleri ele aldı

Pandemi nedeniyle online gerçekleştirilen “Tüm Yüzey İşlemler Derneği (TÜYİDER) Buluşmaları”nın yedincisi kapsamında, Yeditepe Üniversitesi Malzeme Bilimi ve Nanoteknoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Volkan Günay, “COVID-19 Sürecinde Fonksiyonel ve Nanoteknolojik Yüzeyler” konusunu katılımcılarla paylaştı ve konuyla ilgili merak edilen soruları yanıtladı.

Aynı zamanda TÜYİDER Bilim Danışma Kurulu Üyesi de olan Prof. Dr. Günay, webinara, COVID-19 sürecini, merak edilenleri, uyulması istenenleri, bulaş yollarını ve önlemleri anlatarak başladı. 

“HER ENDÜSTRİYİ ETKİLİYOR”

Nanoteknoloji, nano malzemeleri anlatan Prof. Dr. Günay, nanoteknolojinin hemen hemen her endüstri kolunu etkilediğini; nanoteknolojinin otomotivden beyaz eşyaya, elektronik eşyalardan inşaat dekorasyona, ambalaj ve kağıttan tıp alanına kadar gibi pek çok endüstride ve alanda kullanıldığını söyledi.

Prof. Dr. Günay, nanoteknolojik uygulamalara imkan tanıyan inorganik/organik/hibrid sol kullanımını içeren sol-jel yöntemini tercih ettiğini ve pek çok alanda kullanıldığı bilgisini verdi.

“PANDEMİ İLE BİRLİKTE YAŞAM TARZLARIMIZ DEĞİŞTİ”

Püskürtme, daldırma, döndürerek kaplama, perdeleme (düz akıtma), hat üstü kaplama, hat üstü pirolitik kaplama gibi uygulama yöntemlerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Günay, cam, metaller, tahta gibi sol-jel nanoteknoloji uygulamalarından örnekler paylaştı.

Prof. Dr. Günay, kapı kolu gibi ürünlerin üzerine sol-jel kaplama yapılarak metal ile insan teri arasındaki temasın kesilebildiğini, kolay geri dönüşüm için renkli şişelere, plastik üzerine çizilme dayanımı yüksek renkli nano kaplamalar yaptıklarını ifade etti.

Antibakteriyal kaplamalara da örnekler veren Prof. Dr. Günay, COVID-19 ile birlikte yaşam tarzlarının değiştiğini, buna paralel beklentilerin arttığını, ancak toplumdan kamu kuruluşlarına ve özel sektöre bu konuya hazırlıklı olunması gerektiğini belirtti.

ÜNİVERSİTE-SANAYİ İŞ BİRLİĞİNİN ALTINI ÇİZDİ

Prof. Dr. Günay, “Toplu Yaşam Alanları için Yenilikçi Hijyenik Nanoteknolojik Yüzeyler” başlıklı projeleri ile 2016 ve 2018 yıllarında iki kez İstanbul Kalkınma Ajansı’na başvurduklarını, ancak iki kez ret yanıtı aldığını ifade ederek şunları kaydetti: “Otobüslerin, metro hatlarının, metrobüslerin yanı sıra kamu binalarında insanların dokunduğu yüzeylerin nanoteknolojik hijyenik yani mikrop barındırmayan hale getirilmesi projesiyle iki defa ret yanıtı aldık. Demek ki proje destekleme ve ileriyi görme açısından hazır olmadığımızı düşünüyorum. Bilimsel olarak makale yazma, konuşma tarafında hazır gibiyiz. Bilimsel olarak hazırlıkla teknolojik olarak açıklığı karıştırmamamız gerekiyor. Bu da üniversite-sanayi iş birliği ya da derneklerde akademinin ve endüstrinin bir araya gelerek çözebileceğimiz bir konu olduğunu düşünüyorum. Eğer akademide geliştirilen bir ürün teknolojik olarak ürüne çevrilemiyorsa, standartları sağlayamıyorsa ve beklenen kullanım ömrünü vermiyorsa sadece akademik bir makale olarak kalacaktır.” dedi.    

Güncelleme Tarihi: 28 Temmuz 2020, 16:41
YORUM EKLE

Noya - Ana Sayfa

ST Endüstri Radyo - Ana Sayfa

Dergiler
Partnerler