Bize gösterdiğiniz teveccühün verdiği cesaretle kapsamımızı genişletmeyi aklımızdan geçirmekteydik. İnşaat teknolojileri ve yöntemleri, mimari estetik ve her gün yenilenen malzemeler eklemeyi düşündüğümüz konulardı. Bu niyetimiz günümüz akıllı bina teknolojilerinin inşaatların tamamlanmasından sonra değil, binalar daha doğmadan proje aşamasında gündeme gelmesi nedeniyleydi. Artık inşaat ve otomasyon mühendisleri, mimarlar, çevre ve teknoloji uzmanları tasarım çalışmalarının en başından bir ekip oluşturup bina projesini adeta ilmek dokurcasına olgunlaştırmaktalar. Bu bütünsel yaklaşım tarzına bizim de uymamız ve birbirlerinden ayrıştırılamaz haldeki konuları sizlere aynı dergi içinde topluca sunmamız gerektiğine inanmış, bu düşüncemizi de 2012 yılında uygulamaya koymayı planlamıştık.

Van’da yaşadığımız deprem hem bu görüşümüzü pekiştirdi, hem de süreci öne almamızı gerektirdi. 1999 depreminde doğanın bize verdiği dersi tam alamamış olduğumuzu görünce sosyal sorumluluk anlayışımız devreye girdi ve bu seferki dersin son olması için dergimizi toplumumuzun deprem bilincini yükseltmeye, risk kültürünü geliştirmeye katkıda bulunur bir içeriğe kavuşturmak istedik. Bu içeriğin önceki paragrafta söylediğimiz bütünsel yaklaşım ile tam olarak örtüştüğünü görünce kadromuzu inşaat sektörünün yakından tanıdığı isimlerle güçlendirdik ve çalışmalarımızı hızlandırdık.

Depremler toplumlara bedeller ödetirler. Bu bedeller kötü yönetilen toplumlarda sonradan can olarak ödeniyor. İyi yönetilen toplumlar ise depremin bedelini önceden akıl ve emekle ödüyorlar. Depreme bedel ödemekten hiç kimse kurtulamıyor, sadece verilen değişiyor. Önceden ödeyenler için bedel çok daha ucuz oluyor. Yeni ismi, içeriği ve formatıyla, İnşaat - Malzeme & Akıllı Bina Teknolojileri derginiz önceden belirlemiş olduğu “sektörün gelişimine katkı” vizyonuna daha üst düzey içeriğini ve “depreme daha az bedel ödeyelim” sloganını eklemiş olarak karşınıza çıkmaktadır.
2012’nin sektörümüze ve ulusumuza hayırlar ve iyi yönetimler getirmesi dileklerimle...