2025 yılı Aralık ayına ilişkin elektrik üretim ve tüketim verileri, Türkiye enerji piyasasında dengelerin yenilenebilir kaynaklar arasında nasıl yeniden kurulduğunu ortaya koydu. Söz konusu dönemde elektrik tüketimi, geçen yılın aynı ayına göre %3 artarken, üretimde yaşanan kaynak bazlı dalgalanmalar dikkat çekti.

RÜZGARDA SERT DÜŞÜŞ, GÜNEŞTE REKOR ARTIŞ

Aralık ayında rüzgar santrallerinin kapasite kullanım oranı, son altı yılın en düşük seviyesine geriledi. Kapasite kullanımındaki yaklaşık 9 puanlık düşüş, rüzgarın elektrik üretimindeki payını %10 seviyesine çekti. Bu gerileme, yaklaşık 0,46 TWh’lik bir üretim kaybına yol açtı.

Ancak aynı dönemde güneş enerjisi, bu kaybı fazlasıyla telafi etti. Güneşten üretilen elektrik miktarı, kurulu gücün %23 artması ve kapasite kullanım oranının yaklaşık 2 puan yükselmesiyle, geçen yılın aynı ayına göre %56 artış gösterdi. Böylece güneşin elektrik üretimindeki payı %5,3 ile tüm zamanların en yüksek Aralık ayı seviyesine ulaştı.

Güneş enerjisindeki bu artış sayesinde, rüzgar kaynaklı üretim kaybının tamamı karşılanırken, artan üretimle birlikte elektrik tüketimindeki artışın da %18’i karşılanmış oldu.

HİDROELEKTRİKTE KURAKLIK ETKİSİ

Döktaş’ta İnovasyon Kültürü Güçlenerek Devam Ediyor
Döktaş’ta İnovasyon Kültürü Güçlenerek Devam Ediyor
İçeriği Görüntüle

Aralık 2025’te hidroelektrik santrallerinin üretimi, kuraklık etkisiyle geçen yıla kıyasla %10 azaldı. Bu düşüş, hidroelektriğin toplam elektrik üretimindeki payını yaklaşık 1,7 puan gerileterek %13 seviyesine çekti.

Hidroelektrik kaynaklı üretim açığının tamamı ve artan talebin %60’ı doğalgaz santralleri tarafından karşılandı. Böylece doğalgaz santrallerinin elektrik üretimindeki payı yaklaşık %29 olarak gerçekleşti. Aynı dönemde kömür kaynaklı üretimde ise sınırlı artışlar gözlendi. İthal kömürün üretimdeki payı 0,6 puan, yerli kömürün payı ise 0,2 puan yükseldi.

GÜNEŞ ENERJİSİ DENGELEYİCİ ROLÜNÜ GÜÇLENDİRİYOR

Aralık 2025 verileri, güneş enerjisinin yalnızca kurulu güç artışıyla değil, sistem dengeleyici rolüyle de elektrik piyasasında daha kritik bir konuma geldiğini ortaya koydu. Rüzgar ve hidroelektrik gibi kaynaklardaki dönemsel dalgalanmaların, güneş enerjisindeki hızlı büyüme sayesinde dengelenebildiği bu tablo, enerji dönüşümünde çeşitliliğin ve kaynak entegrasyonunun önemini bir kez daha gözler önüne serdi.