Basınç sensörleri yaklaşık % 40 ile birinci sıradaki yerini koruyor. Onu % 25 ile sıcaklık, % 13 ile ivme, % 9 ile akış ve % 5 ile kuvvet sensörleri izliyor. Bu pazar yıllık % 20 ortalama ile büyümesini de istikrarlı biçimde sürdürüyor.
Değişimin yaşandığı alanlardan biri entegrasyon. Sensörler artık sinyal işleyiciler ve aktüatör ile birleşiyor. Sinyal işleyici sensör çıktısının lineer olmasını sağlıyor. Aktüatör de sensörün kalibrasyonunu otomatikleştiriyor.
Bir diğer gelişme sensör dizileri oluşturmak. Bunun iki amacı var; birincisi güvenilirliği arttırmak için birden çok aynı tip sensör bir cihazda toplanıyor. İkincisi de değişik türdeki sensörler bir araya getirilerek çok fonksiyonluluk sağlamak.
* * *
Sensör sektöründe asıl büyük değişim, buna belki de devrim dememiz gerekiyor, minyatürleşme trendi. Son yıllarda sensör boyutları giderek küçüldü. Bunun çok sayıda nedeni var. Daha az malzeme kullanarak imalat maliyetlerini düşürmek, sağlanan hafiflikle taşımayı kolaylaştırmak, sensör dizilerinin uygulanma alanlarını arttırmak, entegre devre teknolojilerinden daha fazla yararlanmak, güç tüketiminden tasarruf etmek gibi. Minyatürleşmenin uç noktasındaki sensörler mikro sensör olarak adlandırılıyor. Mikro sensörler; otomotiv, tıp, tüketici elektroniği, gıda, proses endüstrisi, robotik gibi sektörlerde yoğun biçimde kullanılmaya başlandı. Robotlar; mesafe, ivme, kuvvet, basınç, sıcaklık başta olmak üzere sensörlerle donanmış durumda.
Günümüz arabalarının % 20’si elektronik bileşenlerden oluşuyor. Yakıt optimizasyonu, stabilite ve airbag’lerin devreye girmesi sensörler ile sağlanıyor. Gıda sektöründe ağır metallerin, toksik gazların ve allerjenlerin varlığı mikro sensörlerle fark ediliyor. Tıpta; tansiyon, nabız, sıcaklık, kan değerleri biyosensörlerle alınıyor. Geçenlerde bunun bir örneğini de Sayın Sırrı Kardeş ile birlikte gözlemledik. İkimizin ortak dostu Arrow’un eski ülke müdürü sevgili Hakkı Erdemli ile yemekteydik. Hakkı bey ikide birde elindeki bir küçük cihaza bakıyor, onu yiyemeyeceğim, bundan şu kadar yiyebileceğim diyordu. Dayanamadık sorduk. Hakkı beyin vücudunda bir mikro biyosensör monte ediliymiş, enerjisini kandan alıyor, kan şekeri değerini de wireless olarak monitöre gönderiyormuş, Hakkı bey de real time olarak neden ne kadar yiyeceğine karar verebiliyormuş. Bu vesile ile herkese sağlık diliyorum.
* * *
Mikro sensörlerin global pazar büyüklüğü 2008 yılında 3,2 milyar doları bulmuş. Tahminler 2013 yılında bu rakamın 8.4 milyar dolara ulaşacağı. Bu artış mikro sensörlerin lojistik, telekomünikasyon ve tekstil başta olmak üzere neredeyse tüm sensörlere nüfuz etmesinden kaynaklanacak. Kısacası daha fazla algılayacağımız bir yaşam bizleri bekliyor.
İçten sevgilerimle.