Mekagon.com.tr’nin yolculuğunun, laboratuvar ortamında geliştirilen ve Teknopark’a kabul edilmelerini sağlayan “Universal Test Sistemi” projesiyle başladığını ifade eden Mekagon Kurucu Ortağı Rasim Çekiç; KOSGEB ve TÜBİTAK TEYDEB (Teknoloji ve Yenilik Destek Programları Başkanlığı) gibi kurumların desteğiyle teorik bilgilerini yerli bir mühendislik gücüne dönüştürdüklerini vurguladı. “Ancak bizim hedefimiz sadece yerelde kalmak değil, bu topraklardan çıkan mühendislik zekasını küresel arenada, global standartlarla yarıştırmaktır.” diyen Çekiç, “Biz yolda öğrenmeye, gelişmeye ve en önemlisi deneyimi teknolojiyle yoğurmaya devam ediyoruz.” ifadelerini kullandı.
EN DEĞERLİ SENSÖR: AKTİF DİNLEME
Gıda, kimya, makine ve ilaç gibi kritik sektörlerde çalıştıklarını belirten Çekiç, bu sektörlerin her birinin kendine has bir ritmi ve hassasiyeti olduğunu ifade ederek, “Sektördeki en büyük hatanın, müşteriye sadece sonuç satmak olduğunu net biçimde görüyoruz. Oysa biz, müşterimizin sadece ne istediğini değil, neyi amaçladığını anlamlandırmaya odaklanıyoruz.
Mekagon için en gelişmiş sensör, müşteriyi aktif dinleyen mühendislik kulaklarımızdır. Bazen çözüm, milyon dolarlık yeni bir sistem inşa etmekte değil, mevcut olanın ruhunu değiştirecek doğru bir retrofit uygulamasında gizlidir.” dedi.
YIKMAK KOLAY, DÖNÜŞTÜRMEK MÜHENDİSLİKTİR
“Endüstri 4.0’a geçiş, her şeyi yıkıp, fabrikaya en lüks robotları doldurmak değildir.” diyen Çekiç, doğru mühendisliğin; mevcut olanı, en ileri teknolojiyle birleştirerek müşterinin sermayesini ve emeğini korumak olduğunun altını çizdi. “Biz, sanayicinin cebini düşünerek eskiyi akıllandıran çözümler üretmenin; sıfırdan sistem kurmaktan çoğu zaman çok daha verimli ve sürdürülebilir olduğuna inanıyoruz.” şeklinde konuşan Çekiç, Mekagon olarak, bir fabrikanın sadece makinelerini değil, geçmişine duyulan saygıyla geleceğini dönüştürdüklerini vurguladı.
TEKNOLOJİ, ONU KULLANAN İNSANIN ELİNDE DEĞER BULUR
Fabrikadaki teknik insanların süregelen alışkanlıklarını, el becerilerini ve tecrübelerini gözetmeden yapılan her teknolojik dayatmanın verimsizliğe mahkum olduğunun altını çizen Çekiç; bu nedenle Mekagon olarak, sistemi kurmadan önce teknik ekiple masaya oturduklarını, onların isteklerine göre özelleştirmeler yaptıklarını ve doğru eğitimle sistemi devrettiklerini belirtti ve “Bizim asıl işimiz, şalteri kaldırdıktan sonra başlıyor.” dedi.
BAŞARININ TEK ÖLÇÜTÜ: VERİMLİLİK
Bir projenin başarısının teknik raporlardaki karmaşık denklemlerde değil, basit bir sorunun cevabında gizli olduğunu söyleyen Çekiç, “Bizden önce üretim oranı ve hızı neydi, bizden sonra ne oldu? Eğer bu sorunun cevabı hem bizi hem de müşterimizi tatmin etmiyorsa, o projeye başarılı demiyoruz.
Çünkü biz biliyoruz ki gelecek, makinelerle değil, o makineleri akılla yöneten insanların iş birliğiyle kurulacak.” diye konuştu.
Çekiç, geçtiğimiz yıl sanayiye değer katan iki özel projeden ve bu projelerin yarattığı somut değişimlerden şöyle bahsetti:
1. MANUELDEN OTONOMA: DAMACANA TAKİP VE İZLENEBİLİRLİK DEVRİMİ
“Bir su firmamızda karşılaştığımız temel sorun, damacanaların kullanım ömrünün ve hijyen kontrolünün tamamen insan odaklı, yani hataya açık yürütülmesiydi.
- Ne Yaptık? Üretim hattını akıllı hale getirdik. Her damacanaya bir kimlik (karekod) tanımladık ve hattın kritik noktalarına 3 adet yüksek çözünürlüklü kamera yerleştirdik. Bu kameralar, ERP sistemimizle anlık konuşarak dolum uygunluğunu sorgulamaya başladı.
· Sonuç ve Verim: Eskiden depoda onlarca personelin manuel yaptığı kontrol süreci tamamen iptal edildi. Hata payı sıfıra inerken, Bakanlık denetimleri için gereken Traceability (İzlenebilirlik) raporları tek tuşla alınır hale geldi. Üretim doğal bir akış kazandı, insan kaynağı daha verimli alanlara kaydırıldı.”
2. ESKİ MEKANİK, YENİ AKIL: KRONES HATLARINDA MODERNİZASYON (RETROFIT)
“Bir meyve suyu üreticimizin elinde mekanik olarak devleşmiş ancak otomasyonel olarak emekliye ayrılmış 5 adet Alman menşeli Krones hattı vardı. S5 PLC sistemleri artık yedek parça ve müdahale noktasında fabrikayı durma noktasına getirmişti.
- Ne Yaptık? Mekaniği söküp atmak yerine, sistemin kalbine cerrahi bir müdahale yaptık. Tüm kontrol yapısını Siemens S7-1500 mimarisine taşıdık. Paketleme ve streçleme süreçlerini Servo Kontrol ile modernize ederek hassasiyeti en üst seviyeye çıkardık.
- Sonuç ve Verim: Hatlardaki duruş süresi %40 oranında azaldı. Hassas servo kontrolü sayesinde fire oranları minimize edildi. En önemlisi, verdiğimiz eğitimlerle fabrika teknik personeli, artık dışa bağımlı kalmadan sisteme müdahale edebilir hale geldi.”
PROJENİZE ÖZEL, SEKTÖRE ODAKLI ÇÖZÜMLER
“Bizim için her fabrika ayrı bir dünya, her proses ayrı bir bulmaca.” diyen Çekiç, standart çözümleri dayatmak yerine, fabrikaların mevcut alışkanlıklarını ve teknik kapasitesini gözeterek terzi dikimi projeler geliştirdiklerini vurguladı ve hizmet çerçevelerini şöyle sıraladı:
- Proses İzleme ve Hat Hızlandırma
- Kamera Tabanlı Kalite Kontrol (Barkod/QR)
- Pastörizasyon ve Mikser Otomasyonu
- Dozajlama ve Hassas Dolum Makineleri
- İhtiyaca Özel Endüstriyel Çözümler
Çekiç son olarak, “Sizin de çözüm bekleyen, artık güncellenmesi gerek dediğiniz bir prosesiniz varsa, buyrun verimliliği beraber artıralım.” dedi.