Sürdürülebilirlik, dijital dönüşüm ve insan odaklı otomasyon başlıklarını stratejik bir bütün olarak ele alan FANUC Türkiye ve CIS Ülkeleri Genel Müdürü Teoman Alper Yiğit, FANUC’un yapay zeka destekli robotlardan kestirimci bakım çözümlerine, eğitim akademilerinden bölgesel üs niteliği taşıyan yeni Türkiye merkezine uzanan yolculuğunu anlattı.
FANUC’un 2026 vizyonunu ve öncelikli hedeflerini nasıl tanımlarsınız?
Bu hedefler doğrultusunda dijitalleşme ve akıllı fabrikalar FANUC’un stratejisinde nasıl bir rol üstleniyor?
FANUC olarak 2026 vizyonumuzu; sürdürülebilirlik, dijital dönüşüm ve insan odaklı otomasyon ekseninde şekillendiriyoruz. Küresel ölçekte değişen üretim dinamikleri, yalnızca daha hızlı ve daha verimli sistemleri değil, aynı zamanda daha esnek, daha çevreci ve daha akıllı çözümleri zorunlu kılıyor.
Bu vizyonun en somut göstergelerinden biri, Türkiye’de gerçekleştirdiğimiz 25 milyon Euro’luk yeni bina yatırımımızdır. 2025 yılı itibarıyla taşındığımız yeni merkezimiz; ileri seviye teknik servis altyapısı, eğitim merkezleri, demo alanları ve dijital destek sistemleriyle bölgesel bir üs niteliği taşımaktadır.
Bu yatırım, Türkiye pazarına olan uzun vadeli güvenimizin ve kalıcı büyüme hedefimizin güçlü bir göstergesidir.
Dijitalleşme ve akıllı fabrikalar, stratejimizin merkezinde yer alıyor. Robotlarımızdan CNC sistemlerimize kadar tüm ürün gamımızda veri analitiği, uzaktan izleme, kestirimci bakım ve yapay zeka tabanlı çözümleri entegre ederek üretimi görünür ve yönetilebilir hale getiriyoruz.
2026’ya giderken FANUC için dijitalleşme, yalnızca bir teknoloji yatırımı değil, üretim kültürünü dönüştüren stratejik bir hamledir.
Yapay zeka destekli programlama, sürdürülebilir otomasyon ve iş birlikçi robot uygulamalarının öne çıktığı 2026 robotik gündeminde, FANUC bu dönüşümün neresinde durmayı ve hangi alanlarda liderlik üstlenmeyi hedefliyor?
Yapay zeka destekli programlama, sürdürülebilir otomasyon ve iş birlikçi robotlar, önümüzdeki dönemin en belirleyici başlıkları arasında yer alıyor. FANUC olarak bu dönüşümün merkezinde konumlanmayı hedefliyoruz.
Yapay zeka tabanlı öğrenen robotlarımız sayesinde programlama sürelerini önemli ölçüde kısaltıyor, hata oranlarını azaltıyor ve üretim süreçlerini daha esnek hale getiriyoruz. Sürdürülebilir otomasyon anlayışımızla enerji verimliliği yüksek, uzun ömürlü ve minimum bakım gerektiren sistemler geliştiriyoruz.
İş birlikçi robotlarımız ise insan ve makine arasındaki etkileşimi yeni bir boyuta taşıyor. Bu alanda güvenlik, ergonomi ve verimlilik konularında global standartların üzerinde çözümler sunmayı amaçlıyoruz.
Yeni merkezimizde kurduğumuz Ar-Ge, test ve demo alanları sayesinde müşterilerimize bu teknolojileri birebir deneyimleme imkanı sunuyoruz.
Türkiye pazarında otomasyona yönelik taleplerin son dönemde nasıl bir evrim geçirdiğini gözlemliyorsunuz? FANUC’un Türkiye pazarına ilişkin özel hedefleri ve büyüme planları nelerdir? Bu büyüme hangi sektörler üzerinden şekilleniyor?
Türkiye pazarı, son yıllarda otomasyon konusunda önemli bir dönüşüm yaşıyor. Artan rekabet, nitelikli iş gücü ihtiyacı ve maliyet baskıları, firmaları daha fazla otomasyona yönlendiriyor.
FANUC Türkiye olarak, 2025 yılında yeni binamıza taşınmamızla birlikte satış sonrası hizmet kapasitemizi, eğitim altyapımızı ve mühendislik destek gücümüzü önemli ölçüde artırdık. Böylece müşterilerimize daha hızlı, daha entegre ve daha kaliteli hizmet sunma imkanı elde ettik.
Hedefimiz, otomasyonu her ölçekteki işletme için erişilebilir hale getirmek.
Büyümemiz özellikle otomotiv, beyaz eşya, metal işleme, gıda, ambalaj, savunma sanayi ve lojistik sektörleri üzerinden şekilleniyor. Bunun yanında medikal ve elektronik gibi yüksek hassasiyet gerektiren alanlarda da güçlü bir potansiyel görüyoruz.
FANUC, sanayide otomasyonu yalnızca hız ve verimlilik sağlayan bir araç olmanın ötesine taşıyarak,
üretim kültürünü ve iş yapış biçimlerini dönüştüren bir unsur haline nasıl getiriyor?
FANUC olarak otomasyonu yalnızca hız ve kapasite artışı sağlayan bir araç olarak görmüyoruz. Bizim için otomasyon, işletmelerin iş yapış biçimlerini kökten dönüştüren stratejik bir unsurdur.
Akıllı sistemler sayesinde üretim süreçleri şeffaf hale geliyor, kararlar veri temelli alınıyor ve insan kaynağı daha katma değerli alanlara yönlendiriliyor.
Yeni merkezimizde kurduğumuz eğitim akademisi ve uygulama laboratuvarlarıyla, müşterilerimizin ve iş ortaklarımızın teknik yetkinliklerini sürekli geliştirmeyi hedefliyoruz. Böylece teknoloji transferini yalnızca ürün bazında değil, bilgi bazında da sağlıyoruz.
FANUC’un orta ve uzun vadeli hedeflerini yalnızca rakamlarla değil, etki üzerinden tanımlarsak nasıl bir tablo ortaya çıkar?
FANUC’un orta ve uzun vadeli hedeflerini yalnızca satış rakamlarıyla tanımlamak eksik olur. Biz başarıyı; müşterilerimizin sürdürülebilir büyümesine sağladığımız katkı, karbon ayak izinin azaltılmasına sunduğumuz destek ve topluma kazandırdığımız nitelikli insan kaynağıyla ölçüyoruz.
25 milyon Euro’luk yatırımımız ve 2025’te tamamlanan taşınma sürecimiz, bu uzun vadeli etki vizyonunun önemli yapı taşlarından biridir.
Önümüzdeki dönemde daha çevreci üretim sistemleri, daha kapsayıcı eğitim projeleri ve daha güçlü yerel iş birlikleriyle etki alanımızı genişletmeyi amaçlıyoruz.
Türkiye’de otomasyon bilincinin yaygınlaşmasına katkı sağlamak, genç mühendisleri geleceğin teknolojileriyle buluşturmak ve sanayimizin küresel rekabet gücünü artırmak temel önceliklerimiz arasında yer alıyor.
FANUC olarak hedefimiz; sadece bugünün değil, yarının fabrikalarını da şekillendiren güvenilir bir teknoloji ortağı olmaktır.