Yukarıda bir şeyler oluyor…

İnsanlı ay uçuşu ABD toplumunun önüne 1962 yılında bir vizyon olarak konduğunda projeyi gerçekleştirmek için gereken bilgilerin yalnızca %15’i eldeydi. 4 yıl içinde NASA eksik 85 puanlık bilgiyi tamamladı. Üretilen bilgiler aya ulaşmanın yanı sıra tekstilden tıbba, malzeme biliminden gıdaya kadar değişik sektörlere çok değerli girdiler oluşturdu. Medeniyet sıçraması bu sayede yaşandı. Bu sefer ABD daha evrensel düşünmüş olmalı ki 2005 yılında uzay laboratuarını Rus, Avrupa Birliği ve Japon bilim adamlarına da açtı. Böylelikle istasyonun potansiyelinden yararlanma olanağını genişletti.

*  *  *

Bazı araştırmalar ve etkilerinden bahsedersek; istasyonun orbitinden ne kadar saptığını gösteren sensörlerin geliştirilmesi için harcanan çabalar sensör sektörünün geleceğine ışık tutuyor, uzay bitkileri için yapılan çalışmalar tarım sektörünü ilerletiyor, buzulların oluşumu araştırmaları çevre teknolojilerini geliştiriyor. Uzay biyoteknolojisi tıp bilimini, istasyondaki yaşam konforunu arttırma çalışmaları akıllı bina cihazlarını, istasyona yiyecek götürme-çöp getirme işleri lojistik sektörünü, hava üretim çalışmaları kimya ve proses endüstrisini, radyasyon araştırmaları nükleer enerji yönetimini, kanser risklerinin azaltılmasını, radyasyondan korunma malzemelerini, astronotların davranışlarının incelenmesi psikoloji bilimini, istasyonu çalışır durumda tutmak bakım teknolojilerini geliştiriyor.

Yukarıda olanlar insanlığın geleceğini belirliyor.