Vinç tasarımına yeni bakış açıları

Bu görüşümün nedeni gerek satın alma sürecinde karar vericilerin aynı değerdeki ürünlerden güzel olanı tercih ettikleri, kullanıcıların da ortama güzellik katan ekipmanlar ile çalışırken kendilerini daha iyi hissetmeleri gerçeği idi.  Bu konuları ayrıntılı işlediğim “Vinçler Kız gibidir!” başlıklı yazıma www.haberortak.com sitemizden erişebilirsiniz.
Bu ay bir “derin dalış” yapıp mühendislik tasarımının vinç projelendirme aşamasında pek dikkat edilmeyen, buna karşın çok önemli olan konularına değinmek arzusundayım.

Tasarım aşaması vinç firmalarının ağırlıklı olarak yük karakteristiklerini dikkate aldıkları ve buna maliyet minimizasyon hedefini ekledikleri bir süreçten oluşmaktadır. Ülkemiz vinç pazarı dikkate alındığında bu iki faktörün dikkate alınması yeterli olsa da uluslar arası rekabet düzeyinde bunlara başka bazı önemli özelliklerin eklendiğini de görmekteyiz.
Günümüz vinçlerinin “mean time to repair” dediğimiz ortalama onarım sürelerinin kısa, hatta çok kısa olması zorunluluktur. Bunun için onarım işlemlerinin kolay olması zorunludur. Karşılaşılan bir arıza ne kadar kısa sürede giderilir ise tesis de o kadar kısa süre duracak ve katma değer yaratılmayan süreler o kadar az olacaktır. Bu ancak ve ancak tasarım sürecinde “Design for maintenance” denilen yaklaşım ile vince kazandırılabilir.

İkinci bir önemli konu çağımızın en büyük sorunu olan enerji verimliliğidir. Pek çok vinç üzerinde gereğinden daha büyük seçilmiş elektrik motoru bulunmaktadır. Mühendislerin emniyet gerekçesi ile gereğinden büyük motor kullanmaları en başta marjinal da olsa maliyeti, dolayısıyla fiyatı yukarı çeken yanlış bir yaklaşımdır. Ancak çok daha zararlı durum vincin ömrü boyunca motorun gereksiz enerji tüketerek enerji verimliliğini düşürecek olmasıdır. Bir motorun toplam sahip olma maliyetinin %5’inin ilk fiyatı %95’inin ise elektrik faturaları olduğunu düşündüğümüzde gereksiz yere büyük güçte seçilen motorların zaman içinde yaratacağı kayıpların tutarı zihnimizde daha iyi canlanabilir. Kaldı ki henüz vinçlerde EFF1 (high efficiency) kategorisi motorların kullanılmıyor oluşu da bu sorunu körükleyen bir tutumdur. Bu konuyla ilgili bir diğer nokta da motorlarda hala daha sürücülerin bulunmuyor/çok az bulunuyor oluşudur. Sürücülerin yaygınlaşması enerji verimliliğini kesinlikle yükseltecek, böylelikle hem kullanıcısına hem ülkemize katkı sağlayacaktır.

Bütün bunlar vinç tasarımının bir yandan derinleştiğini, diğer yandan çok disiplinli bir yapıya dönüştüğünü göstermektedir.
Tasarımdaki bu değişimleri yakalamak gelişmektir.