Aynı kalitedeki ürüne daha fazla ödeme yapmayı anlamsız bulan müşteriler pazara çıkan discount marketlerin de yardımıyla bütçelerini kontrol altına almayı başardılar. Bu durum haliyle marka sahibi olmuş firmalar üzerinde büyük baskı oluşturdu.
Bu firmalar pazar pozisyonlarını korumanın çarelerini aramaya başladılar. Bir yandan ileri pazarlama teknikleri ile inovasyona başvururken diğer yandan daha yüksek verimli üretim süreçlerine nasıl ulaşabiliriz sorusuna yanıt bulma çabası içine girdiler. Sorunun üretim tarafındaki yanıtı imalat süreçlerinin ve ürün verilerinin sürekli izlenmesinde bulundu. İmalat maliyetlerini daha aşağı çekerken ürün kalitesini korumanın görünen yanı buydu.
Son yıllarda yaygınlaşması hızlanan İmalat Yürütme Sistemlerinin işlevi bu noktada değer yaratmakta. Örneğin süreçlerin entegrasyonu ile operasyonel maliyetlerin (opex) optimize edilmesi, büyük miktarlarda toplanan verilerin analizi ile hem sorunların kök nedenlerinin bulunması hem de sisteme check up yapılarak olası sorunların küçükken ezilmesi, ekipman kullanım yüzdelerinin arttırılarak sermaye maliyetlerinin (capex) iyileştirilmesi gibi yararlar elde edilebilmekte.
Proses endüstrisinin özel birer alanı olan gıda ve ilaç sektörlerinde yasalar gereği yapılması gereken geriye doğru izlenebilirlik (traceability) ile spesifikasyonların kontrolü yine bu yazılım kategorileri ile daha kolay ve sağlıklı biçimde icra edilebilmekte.
Veri yönetmek hammadde yönetmekten önemli olunca bu yazılımların da önü açılıyor tabii!