Sizce hangi zihniyet kazandırır?

İtalya’da çok iyi karşılandık, bizi havaalanından aldılar, yemeğe götürdüler, otelimize bıraktılar. Ertesi sabah fabrikalarını ziyaret ettik. Güzel, şık bir makina ile karşılaştık. Makina beklediğimiz performans düzeyindeydi, kullanılan komponentler de global markalardı. Fazlası da vardı; dikkat çekici bir tasarıma sahipti ve değişik renklerde boyanmıştı. İtalyan, ülkelerinin bir tasarım cenneti olduğunu, mimarlıkta ve modada gösterdikleri sanatı makinalarına da yansıttıklarını belirtti. Böyle bir makinanın imalathaneye ‘hava’ getireceğini, işçilerin daha motivasyonla çalışacaklarını ileri sürdü. Arkadaşım ikna olmuştu, hemen sözleşmeyi yapmak istiyordu. Programı bozmamamız, Almanya’ya geçmemiz konusunda zor ikna oldu.

*   *   *

Almanya’da da gayet iyi karşılandık. Fabrikada kısa bir kahve ikramından sonra içeride bir tur atalım dediler. Önce konstrüksiyon departmanında açıklamalar yapıldı.  Tasarımın hangi aşamalardan geçtiğini gösterdiler, çalışanların eğitim ve deneyimlerini vurguladılar. Mukavemetten emniyete kadar hesaplamalarını nasıl hassas ve garantili yaptıklarını kullandıkları yazılımlar ile örneklediler. Güçlü mühendisliklerini övünçle ortaya koydular. Oradan imalata geçtik, ekipman parkları etkileyiciydi, gezerken ek bilgiler verdiler, iş akışlarını nasıl optimize ettiklerini belirttiler. Tasarım ne kadar iyi olursa olsun onu gerektiği gibi imal etmeden başarılı sayılmayacaklarını vurguladılar. Yaptıkları tasarrufların anlamının müşterilerine ekstra para harcatmamak olduğunu açıkladılar. Makinaların buram buram sağlamlık, güç, kalite, güvenilirlik ve mühendislik kokuyordu. Arkadaşımın kafası karışmış, İtalyan firmanın makinasını almaya karar vermekle acele etmiş olduğuna hükmetmişti. İtalya’dayken Almanya seyahatinin gereksiz hale geldiğini düşündüğü için hafif bir mahcubiyet duygusu da oluşmuştu. Düşündükten sonra daha pahalı olmasına karşın Alman makinasını almaya karar verdi. Niye karar değiştirdin soruma “İçimde güçlü bir güven duygusu oluştu” yanıtını aldım. 

  *   *   *

Evet gördüğümüz İtalyan makinası güzeldi, ancak müşteriye gidecek olan da aynı düzeyde mi olacaktı? Bize mostralık bir makina gösterilmiş olabilirdi, çünkü İtalyan’ın sistemi bir kara kutuydu, ne zaman ne çıkacağı öngörülemezdi. Alman’ın tüm makinalarının birbirlerinin klonu olacağı açıktı…                                                                                                                                “İtalyan firmalar estetik ve sonuç ile ilgilidir, Almanlar ise mühendislik ve nedensellik konularına vurgu yapar, İtalyan’ın makinasının güvenilirliği bilinmezken, Alman’ınki hesaplarla kanıtlanır” demek istemiyorum elbette. Her yerde değişik zihniyetler bulunabilir. Demek istediğim şu: “Makinanızdan önce arkasındaki bilgiyi, teknolojiyi, gücü gösterin!”