Rüzgarı arkaya almak

Yenilenebilir enerji türleri içinde rüzgâr kadar temizi yoktur. Alternatifleri değişik düzeylerde su tüketmekte ve kirletmekteyken rüzgâr türbinleri dünyanın kıt ürünü haline gelmek üzere olan su kaynakları üzerinde en küçük bir olumsuz etki yaratmazlar.

Rüzgârdan enerjisi ile duman, sera gazı, asit yağmuru yan yana gelebilecek unsurlar değildir. 1 MW gücündeki bir rüzgâr santrali yılda 2.000 ton karbondioksitin atmosfere salınımını engeller.

Rüzgâr santralleri diğer tüm üretim tesislerinden farklı olarak adeta yer de kaplamazlar. Denize kurulanları hiçbir engelleme yapmadıkları gibi karadakiler için de çok az yer gerekir. Bu özellik rüzgâr santrallerinin yerleşim birimlerine, tarım arazilerine kurulabilmeleri demektir. İstatistikler rüzgâr türbinlerinin kuruldukları arazilerin sadece %1’ini işgal ettiklerini göstermektedir.

Araştırmalar elektrik üretim firmalarının portföylerini rüzgâr santralleri ile çeşitlendirdikleri takdirde daha güvenilir arz sağladığını kanıtlamaktadır.

Bütün bunlar rüzgâr enerjisini dünya genelinde en hızlı büyüyen enerji kolu yapmıştır. Bugün 90 ülkede 150.000’den fazla türbin dönmektedir. 2012 yılı büyüme oranı % 19 olmuştur. Bunun karşılığı 44.711 MW güç santralidir. Ülkemizin santraller toplamının 57.072 MW tuttuğunu dikkate alırsak dünya yatırımını daha iyi kavrarız.

Rüzgâr santrallerine yatırımın artmasının nedeni marjinal maliyetinin azalmasındandır. Bu ise türbin kanatlarının maksimum 40 metre olan uzunluğunun yeni tasarımlar ile 60 metreye çıkartılmasından kaynaklanmıştır. 25 yıllık süre içinde yılda ortalama rüzgâr hızı 5,4 m/s olan yerlerde kanat uzunluğunun 1/3 oranında arttırılması kilowattsaat maliyetini 0,045 $’dan 0,030 $ değerine düşürmüştür. Bu değer doğal gaz kaynaklı üretimin marjinal maliyetine eşittir.

Rüzgâr türbinlerinin güç üretimleri rüzgârın hızının küpü ile orantılıdır. Dolayısıyla 7 m/s hızındaki bir rüzgâr ile üretilebilecek enerji miktarı, 5,4 m/s hızındaki bir rüzgârdan üretilebilecek enerjinin yaklaşık 2 katıdır. Demek ki doğru yer bulunursa rüzgâr santralleri hidroelektrik santrallerden daha ucuz olacaktır.

Ülkemizde bugün 1.806 MW değerinde 49 rüzgâr türbini güç üretir durumdadır. Bu değer kurulu gücün % 3,2’sine karşılık gelmektedir. Enerjide dışa bağımlılığımızın azaltılması isteniyorsa rüzgâr potansiyelimizden yararlanmaya daha fazla ağırlık vermemiz gerekmektedir.

Bugün bilinçli vatanseverler HES’ler ve nükleer santraller ile mücadele etmeye çalışmaktadır. Mücadele yalnızca reaksiyon şeklinde olmamalı, enerji gereksinimi için doğru tercihlerden birinin rüzgâr santralleri olduğu da vurgulanmalıdır.

Rüzgârı arkaya almadan enerji mücadelelerini kazanma olasılığı yoktur...