Makina tasarım sürecinin karmaşıklığı farklı disiplinlerdeki uzmanlardan oluşan makina geliştirme ekibinin çok iyi işbirliği yapmalarını, aralarında eksiksiz ve detaylı bir iletişim kurmalarını zorunlu kılıyor. Akış diyagramları, taslaklar, fonksiyonel modeller, blok şemaları gibi araçların kullanılması bir yandan işbirliği ve iletişime verim katarken diğer yandan da büyük miktarlarda veri yaratıyor. Bu verilerin küçük bir kısmının bile ihmali ya da gözden kaçırılması pahalıya patlayabiliyor. Hele bu olumsuzluk son aşamaya yakınsa maliyetler çok daha yüksek oluyor. Bu istenmeyen durumu engellemek “aksiyomatik tasarım” prensiplerini dikkate almayı ve sıkı bir proje yönetim sisteminden yararlanmayı gerektiriyor.
İşte bu sıkı proje yönetim sistemi ve daha fazlası PLM kısaltması ile anılıyor. Bu kısaltma İngilizce ürün yaşam çevrimi yönetimi kelimelerinin ilk harflerinden üretilmiş. Benzetmeyi hoşgörün, PLM makinaların ana rahmine düştüğü kavramsal tasarım aşamasından sökülüp hurdaya çıkarıldığı döneme kadar her bir değişik fazda (detay tasarım, retrofitting vb.) mekatronik tasarım ekibinin tüm potansiyelini gerçekleştirmesine olanak sağlıyor. Hem de gecikmemeyi ve hata yapmamayı garanti ederek.
Özetle PLM demek, mekatronik proje başarısı demek oluyor…