Performans düşüşünden kurtulmanın yolu

Eksilmeler gidiş yönünde, dönüş yönünde, bir de tozların havaya uçuşması şeklinde olabilmektedir. Malzemelerin bu şekilde konveyörden ayrılması çeşitli sorunlara yol açar. Adeta buzdağına benzer biçimde malzemenin parasal tutarı bu sorunların ilk görülen kısmıdır. Analiz edilirse konveyörlerin malzeme kayıplı çalışması gerçekte çok daha yüksek bedellere mal olmaktadır. Hemen farkına varılamayan bu maliyetlerin başında operasyonel etkinliğin düşmesi gelmektedir. Dökülen malzemelerin israf olmaması için dökülüp biriktikleri yerlerden toplanmaları ek işgücü maliyetleri getirmektedir. Daha da önemlisi tesis belirli bir çıktı miktarına göre dizayn edilmiş olduğundan eksilmeler bu tasarım hedefinin altında kalınmasına neden olmakta, kapasite düşüşü yaratmaktadır.

Bir diğer ek maliyet kalemi konveyör ve uçuşan tozların konduğu hassas ekipmanların ekstra temizlenmeleri maliyetidir. Bakımın yeterli düzeylerde yapılmaması tesisi çok olumsuz sonuçlara götürebilmektedir. Bakım sıklığının yetersiz olması nedeniyle toz şekerin patladığı, kömür partiküllerinin tutuşup yangı çıkardığı vb. pek çok vaka konveyör (ve endüstri) tarihi (!) kitaplarında yer almıştır. Demek ki konu tesis emniyeti ile de çok yakından ilgilidir.

Öte yandan dökme yüklerin konveyör içlerine girmesi bu değerli ekipmanın ömrünü de kısaltmakta, hatta yarattığı sıkışmalar nedeniyle sanki daha fazla yük taşıyormuşçasına zorlanarak daha fazla akım çekmesine, performans düşüşlerine ve ömür kısalmalarına neden olmaktadır.

Konveyörün üzerinden uçuşan tozlardan tesis içindeki hassas ekipmanlar da paylarını alırlarsa onlarda da performans düşüşü gerçekleşmekte, ürettikleri ürünlerin kalitesizlik maliyetleri yükselmektedir.

Malzeme eksilmesi sorunu ISO 14.000 ile de taban tabana zıt bir durumdur. Çevre Yönetim Sistemleri sadece dış kirliliğe değil, iç kirliliğe de önem vermekte olduğundan kötü konveyörlü tesisin sertifika alması da olanaksızlık düzeyine yakınlaşmaktadır.

Hatta temizlik düzeyi düşük tesislerde çalışanların motivasyonu ve buna bağlı olan üretkenlik potansiyeli yakalanamamaktadır.

Bu yazıyı yazarken de yararlandığım Martin (Engineering) firmasının müstesna yayını ‘FOUNDATIONS The Practical Resource for Cleaner, Safer, More Productive Dust & Material Control’ kitabında bu sorunun kökten çözümünün en ekonomik olanının ‘iyi tasarım’ olduğu belirtilmektedir.
İmalat sonrası yapılan iyileştirmeler 100 birime mal oluyorsa tasarım aşamasında yapılan değişiklikler 10 birime, ilk defada doğru tasarım ise 1 (bir) birime mal olmaktadır. 

Konveyör yatırımı yapacakların dikkatlerine sunarım.