Nuh Peygamberin Modeli

Taşıma maliyeti dörde iki buçuk oranında ucuzlayacak, karbondioksit emisyonu %40 düşecek, kazalar da azalacaktır. Bu yararlar ve lojistik kapasitemizin genişletilmesi için demiryolu taşımacılığı geliştirilmek zorundadır. Bunun için üç ana konuya; ray döşemeye, lojistik köy yapmaya ve vagonlara ihtiyaç vardır.

 
20.000 adet olarak öngörülen kısa vadeli vagon ihtiyacı ithalat ile karşılanabilse de yerli imalat yeteneği yaratmak çok daha ekonomiktir. Bu doğrultuda tek akılcı seçenek “kümelenme” yaklaşımıdır. Benzer alanlarda çalışan firmaların olmayan bir ürünü yaratma amacıyla işbirliği yapmaları demek olan kümelenme dünyada Airbus projesi ile meşhur oldu. Almanya, Fransa, İngiltere ve İspanya bir araya gelerek Airbus’ı yaratıp Boeing uçaklarının tekelci fiyatlarından korunur hale gelince model hızla yaygınlaştı. Keza Silicon vadisi de kümelenme örneğidir. Kümelenmeyi gerilere götürebilir, köklerini Osmanlı’daki ahilik teşkilatına taşıyabiliriz. Hatta Nuh Peygamberin gemisinin inşası dahi kümelenmeye ilham vermiş olabilir! Kümelenme günümüzün önde konularından Tedarik Zinciri ile de ilişkilidir; Tedarik zinciri var olan ürünlerin pazara erişimini daha iyi yönetmek için kurulurken, kümelenme olmayan bir ürünü satılabilir hale getirme amacı taşır.
 
Demiryolu sektörünün her türlü gereksiniminin yerli endüstri tarafından üretilebileceğini savunan, “Raylı sistem milli davadır!” diyen gerçek akil kişiler Anadolu Raylı Ulaşım Sistemleri (ARUS) kümesini kurmuşlar. ARUS’un başında kümelenme kavramını ülkemize getirip başlatan Sayın Prof. Dr. Ziya Burhanettin Güvenç bulunuyor. Burhanettin Hoca, hedeflerini “tasarımından nihai ürüne kadar dünya pazarlarında rekabet edebilir yerli ve milli marka raylı ulaşım sistemleri üretmek” olarak tanımlıyor.
 
Otomotiv sektörünün durumuna düşmek istemeyenler kümelenmeyi uygulamak zorunda.