Kötü Toleransa Tolerans Gösterilmez

Doğru toleransları verebilmek için işlevselliğin hangi noktada bozulacağını anlamak gerekir. Gelişmiş firmalarda doğru tolerans değerlerini belirlemek için “atalet toleransı” (inertial tolerance) isimli yöntem kullanılmaya başlamıştır. Bu yöntem toleransı belirlerken parçanın ait olduğu ana montajın dikkate alınmasını önerir. Atalet de parçanın nominal ölçüsüne (hedef değerine) olan uzaklığının (sapmanın) kare karekökünün değeridir.  Toleranslar böyle belirlenince parçaların birbirlerine sorunsuz montaj olasılığı çok yükselir. Bu yöntemin geleneksel yöntemden bir farkı hedef değere olan uzaklığın maliyetinin doğrusal değil, kuadratik artış gösterdiğini kabul etmesidir.
 
Gereğinden dar toleranslarla ile çalışmak imalatçıya yük bindirir; çünkü reddedilen ürün sayısı artar, imalat maliyetleri yükselir. Sütten ağzı yanan yoğurdu üfleyerek yer misali, imalatçı bu düşünce ile toleransları gereğinden geniş tutmaya kalkabilir. Bu tutum maliyetlerin kısa dönemde müşterilere transfer edilmesidir. Ancak ürün laçkalaşır, arıza sıklığı ile birlikte memnuniyetsizlik artar. Bu sonuç bumerang etkisi yapar, imalatçıya uzun dönemde daha büyük yük getirir. Hem garanti maliyetleri yükselir, hem de marka değeri erozyona uğrar.
 
Doğru tolerans imalatçının kayıpları ile toplumun kayıplarını dengeleyen toleranstır.