Bu konuda “mimari net” ve “mimari brüt” kavramlarından hangisinden bahsedildiğini sormak doğru davranış olacak. Mimari net mekanın gerçekten kullanabilecek alanının tanımı. Bu alan o kadar net ki gömme dolabını, banyo küvetini dahi kapsamıyor. Mimari brüt ise kolonları, bitişik daireyi ayıran duvarın yarısını, binanın giriş alanından, kat koridorlarından, asansör boşluğundan, sığınaktan, kazan dairesinden, sosyal tesislerden, otoparktan daireye düşen payı dahi kapsıyor. Kanımca en doğru yöntem alıcının kendi ölçümünü ve ona dayalı hesabını yapıp kararını vermesi. Madem “beyan esastır” lafı geçersiz, alın mezurayı elinize.
Kredi faizleri: Ev alacaklar banka kredisine gerek duyuyor iseler halleri harap. Faiz oranı aylık 0.81. Yıllık bileşik faiz 13’ü buluyor! Mortgage kavramıyla tanıştığımızda faizlerin yüksekliğinden şikayet edilirken morgıç esprisi yapılırdı. Bu kadar yüksek faiz ile morluk hayat boyu geçmez.
KDV oranları: Yeni yıl KDV oranlarına yapılan zamla başladı. Yeni kanuna göre özellikle büyük şehirlerde ev alanların %8’in altında KDV ödemesi olanaksız. Bu acı zincirin ilk halkasına ulaşıp arsa sahiplerine dayanacak. Arsa/eski ev sahipleri müteahhitlerden %50 yerine %40 almak zorunda kalacaklar örneğin. Bu kesim ya 10 yıl daha bekleyecek ya da geçmiş olsun dileklerimizi kabul edecek.
Mütekabiliyet yasası: Başka uyruklu kişilerin ülkemizde gayrimenkul sahibi olmalarına olanak veren yasa haziran ayında çıkmıştı. Özellikle Arap, İngiliz, Alman ve Rus yatırımcıları ülkemize çekme amaçlı olduğu düşünülen yasanın çok yönlü fırsatlar içerdiği yavaş yavaş ortaya çıkıyor. Dünyadaki 175 milyon soydaşımızı ülkemize çekmek için bu yasa önemli bir işlev görebilir. Üç çocuk yapmaktan hem daha çabuk hem daha kolay!
Reklam savaşları: Her şey Ağaoğlu ile başladı. Olmamış! Beni anlamıyorlar! Fena sloganlar değildi. Geniş masanın üzerindeki rulo rulo projeleri yere atmak da gösterişliydi. Ancak bunlar başkaları reklam yapmasaydı işe yarayabilirdi. Metropol İstanbul reklamı çıkınca Ağaoğlu`nun yaptıkları çöpe gitti. Ülkemize ilk kez gelen Cey Lo’yu (Jennnifer Lopez) reklam filminde görmek herkesi mutlu etti. Metropol İstanbul reklamı ve vizyonuyla Ağaoğlu’nu çok geride bıraktı. Esasen başarısız insanlardan uzak durmak gerektiğine hep inanmışımdır. Hayatı fiyaskolarla dolu Sinan Çetin de bunlar arasında. İmar (EMAAR) firması ise çok klasik kaldı. Onlar da bir dahaki sefer derslerini daha iyi çalışmalılar.
Sektörün yeni ürünü: Siyasi otorite bugüne kadar satmadık gayrimenkul bırakmadı. Limanlar, sosyal tesisler, oteller, fabrikalar, tepeler, arsalar, otoyollar, köprüler satıldı. Amaç ekonomiye kaynak sağlamak olarak ifade edildi. Ama öyle olmadığı anlaşıldı. Hazine şimdi alıma geçti; cami alımlarına. Türkiye tarihinde bir ilk olarak belediyelerin vergi borçlarına karşılık camiler hazineye devralınıyor. Gayrimenkul sektörüne yepyeni bir ürün kazandırdıkları için bu büyük buluşu gerçekleştirenleri kutlarken diğer yandan 81.984 camiyi almaya para nasıl yeter diye sormadan edemiyorum. Çengelköy Camii metrekaresi 2.171 liradan satılmış da!