Projenin büyüğü ile küçüğü arasında çok az fark gösteren bu çalışma tarzı içinden bugün bambaşka bir yapı doğmakta. Bu yapı aralarında büyük farklar bulunan iki inşaat şirketi türünü kapsayacak. Birinci kategoride yepyeni konsept geliştirmeye ağırlık veren firmalar olacak. Dikkat edilirse son yıllarda rezidansların çoğu farklı yaşam tarzları üzerinden rekabet eder oldular. Buralardan alım yapanların temelde yatırım hedefi yok. Her ne kadar İstanbul’daki metrekare fiyatları dünya metropollerin yaklaşık %40 altında olsa da müşterilerin birinci hedefi prim yapacak yerler değil. Satışlar değişik yaşam formu arzulayıp, denemek isteyen varlıklı, hatta önemli bir kısmı Anadolu’dan gelen genç jenerasyon ailelere yapılıyor. Sosyolojik gelişim bu trendin güçlenecek gelişeceğini gösteriyor. İşte bu müşteri segmentine yönelik konsept projeleri üretmek vizyoner inşaat şirketlerinin birincil hedefi olmuş durumda. Bu firmalar müşterilerine alışılagelmedik deneyimler yaşatacak bambaşka ortamlar yaratmak için büyük kaynaklar ayırıyorlar. Çünkü bu tür inovasyonlar en az iki yıllık hummalı uğraşılar gerektiriyor. Bu firmalar için İstanbul’un AB’deki rakiplerinden ucuz olması da değerlendirilebilecek bir fırsat. Bu nedenle de ecnebi müşterilere yönelik hazırlıkları yoğunlaşmakta. Ancak bu pazar konsantre dediğimiz türden olacak; çok firmayı kaldırmayacak. Öngörüler bir elin parmakları dolayında kalacakları yönünde.
İkinci kategori firmalar ise parçalanmış (fragmented) pazarı oluşturuyor. Bunlar inşaat taşeronu firmalar. Aralarında çok büyük sermayeye sahip olanları bulunsa da hedefleri birinci kategorideki firmaların geliştirdikleri projeleri hayata geçirmek üzerine. Mühendis, teknik kadroları kuvvetli, yaratıcı ekipleri yok denecek düzeyde. Değişik konsept, farklı yaşam tarzı gibi vaatleri bulunmuyor. Sadece her tür inşaatı proje hedeflerine uygun biçimde tamamlamak yeteneğine sahipler. Elbette konseptsiz satılacak yerleri de buldular mı yurt içi, yurt dışı fark etmeksizin alıp eski tarz çalışmaları da sürdürüyorlar.
Bir de çok az sayıda, alt-orta sınıf için standart kitle üretimi ile uğraşan firmalar var ama karşılarında TOKİ olduğu için deniz onlar için bitmiş görünüyor.
Tıpkı kendilerini bu dönüşüme monte edemeyenler için bitmiş olduğu gibi.