Bir yeteneğin çekirdek olup olmadığı üç kritere bakarak anlaşılmaktadır. Bunlar; müşterinin yararına sonuçlar üretmesi, çok sayıda ürün ve pazarda kullanılabilecek kadar geniş kapsamlı olması ve rakiplerin taklit etmesi zor olmasıdır.
Çekirdek yetenekler değişik kategorilerde olabilir. Güvenilir bir imalat prosesi, ürün geliştirme kültürü, lojistik çözümler, yeni müşteri bulma, ekip kurma ve yönetme gibi… Örnek olarak 3M’in Ar-Ge projelerini yönetmesini, Sony’nin minyatürleştirmesini, CocaCola’nın marka yaratmasını, Walt Disney’in tema parkları kurmasını, Toyota’nın üretim sistemini, Apple’ın kullanıcı dostu arayüzlerini, Volvo’nun emniyet çözümlerini, Honda’nın motor tasarımını, Google’ın arama motorunu, P&G’nin proses geliştirmesini gösterebiliriz. Honda örneği şirketin motor tasarımı konusunda nasıl güçlü bir çekirdek yeteneğe sahip olduğunu çok açık biçimde göstermektedir; motorlar o kadar başarılıdır ki, otomobillerin yanı sıra çim biçme makinalarında, kar küreyicilerinde, deniz motorlarında, motosikletlerde en çok tercih edilen marka konumundadır.
Çekirdek yeteneğin ana yararı firmayı fiyat bazında rekabet etmekten kurtarmasıdır. Eğer bir firmanın en az bir çekirdek yeteneği varsa ürünleri de rakiplerinde olmayan özelliklere sahip olacak. Dolayısıyla müşteriler, yukarıda örneklendiği gibi, farklı yararlar bulacakları için daha yüksek tutarlar ödemeye razı olacaklardır. Çekirdek yetenek yoksa firma fiyat tabanlı rekabet tuzağına yakalanacak ve kısa zamanda sermaye erimesi yaşayacaktır.
Devir, “Çekirdek yetenek yoksa şirket de yok!” devridir.