Ferrari`ye Benzer…

Her gerilim için ayrı bir sargı  gerekir. İki sargılı trafoda sargılar birincil ve ikincil adlarını alırlar. Birincil sargı  şebekeye, ikincil sargı  da  yüke bağlanır. Sargıların sarım sayıları makinenin çevirme oranını belirler. Sargılar arasında karşılıklı  indükleme (Öğrencileri Sayın İlhami Çetin hocada okuduğumu anlamıştır)   bulunur.    İndüklemenin    kolaylaşması için sargılar soğuk haddelenmiş çelikten yapılmış, manyetik geçirgenliği yüksek çekirdek üzerine sarılır. Sargılar arasındaki hava boşluğu güç trafosunun ana karakteristiği olan kısa devre empedansını belirler.
 
Uzun yıllar içinde çok çeşitli sargı sarım türleri denenmiş, ancak altı çeşitte karar kılınmıştır. Türü değişse de sarımın temel amacı aynıdır; bakır kayıplarına (eddy currents), aşırı gerilim ve akım ile ısı transferine dikkat etmek. Fabrika hangi sarım türünü seçeceğini imalat deneyimine göre belirler. Her fabrikanın dağarcığı farklı bilgiler ve sayısız detayla doludur. Detayları da titizlikle gizlerler…

Trafonun yapısı uzun yıllar içinde çok az değişmiştir; Buchholz rölesinden, bushinglere, sargılardan çekirdeğe, yağdan izolasyon malzemelerine kadar… Ancak güç trafolarının yapısının dışında hiç değişmeyen bir yönleri daha vardır: sargı  sarım yöntemi. Dağıtım trafolarının aksine güç trafolarının sargıları makineyle değil, hala elle sarılırlar.
Makineyle yapılan ürünler çok kaliteli olabilirler, ama onlarda çok temel bir şey eksiktir; “aşk”. Elle yapılan ürünler ise zanaatkarlığın ruhunu taşırlar. Ustalar her elle yapılan üründe olduğu gibi sargılarla bütünleşirler, onları özene bezene sararlar. Bundan dolayı güç trafolarının sargıları teknisyenliğin nirvanasıdır. Tıpkı
Ferrariler gibi...