EPDK’ya Çağrı

Hanelere gönderilen elektrik faturalarını incelediğimiz değişik başlıklarla karşılaşıyoruz. Bunlardan biri sayaç okuma bedeli. Sayaç başına 50 kuruş olan bu bedel her aboneden alınıyor. Örneğin bir bina katında dört daire varsa sayaç okuma için gelen kişi birkaç adım da atmış olsa mutlaka tahsil ediliyor. Ülke geneli dikkate alındığında yaklaşık 17 milyon haneden (EPDK verisi) tahsil edilen aylık rakam 8,5 milyon lira. Uzmanlar bu hizmetin maliyetinin taş çatlasa ayda 1,5 milyon lira olduğunu ileri sürmekteler. Bu durumda yılda 84 milyon lirayı haksız yere ödemiş oluyoruz. (ödediğimiz toplam tutar 100 milyon liradan fazla!).
EPDK’ya ilk çağrım sayaç okuma maliyetlerini objektif olarak ölçmesi ve bu rakamı düzeltmesi.

*                      *                      *

Faturalarda görülen bir diğer kalem K/K olarak gösterilen kayıp-kaçak parası. EPDK bölgelere göre kayıp-kaçak oranlarını tahmin ediyor, dağıtım şirketleri de bu oranlar üzerinden yaptıkları hesaplara göre kayıp kaçak bedellerini tuttukları abonelerden tahsil ediyorlar. Üstelik EMO Başkanı Sayın Cengiz Göltaş’ın yaptığı açıklamalara göre bu değer durmadan arttırılıyor. (EPDK’nın 2011-2015 dönemi için saptadığı kayıp-kaçak oranları beş yıl önceki değerlerden daha yüksek!). Bunun birkaç anlamı var. Bir kere dağıtım şirketleri kayıpları azaltmak için herhangi bir yatırım yapmıyorlar ve yapmaya da niyetli değiller! Eskime ve yıpranma nedeniyle kayıplar artmaya devam ediyor. Bir diğer anlam kaçakların da artış göstermekte olduğu! Çalabilen çalmalı düşüncesini destekler nitelikteki bu uygulama çalamayan ve çalmayan vatandaşların ceplerini boşaltıyor. EPDK bu oranları belirliyor ancak önceki dönemlerde kayıp kaçakların fiilen ne kadar olduğu ölçülmüyor. Kayıp kaçaklar öngörülen orandan daha az gerçekleşmişse fazla tahsil edilmiş olan tutarlar abonelere geri ödenmeli. Çünkü burada şişirme olduğu inancı hakim.
EPDK’ya ikinci çağrım geçmişte öngörülmüş K/K* oranları ile fiilen oluşmuş K/K oranlarını karşılaştırıp peşin alınmış farkları abonelere faiziyle geri ödetmesi.

*                      *                      *

EPDK’ya üçüncü çağrım faturalarda TRT bedeli olarak görülen rakamın net tüketim üzerinden hesaplanmasını sağlaması yönünde. Yakın geçmişte yapılan onca çabaya karşın abonelerin bir türlü kurtulamadığı bu TRT payı kayıp-kaçakların da dahil edildiği tutar üzerinden hesaplandığı için daha yüksek bir değere ulaşıyor. Bu da TV seyretmeyen abonelerin dahi TRT’yi finanse etmeleri anlamına geliyor.
Özetle tüketici olarak EPDK’dan sadece kullandığımız elektriğin parasını tahsil edecek düzenlemeler yapmasını bekliyoruz. Deli Dumrul payları ödemek değil.

*Burada çok çok yanlış ve haksız olan bir konu da kullanmadığımız  bir  miktar olan K/K’dan devletin vergi alması. KDV hesaplanmadan önce K/K da tüketime dahil edildiğinden bir de vergisini ödemekteyiz.