Elektrik şebekesinin modern yapısı

Ancak bu dönüşüm sürecinde yenilenebilir kaynakların Smart Grid’e doğrudan bağlanması yerine önce yerel bir ağ oluşturmanın daha doğru olduğu ortaya çıkmıştır. Bu yerel ağlar güneş panelleri, rüzgar türbinleri, biyokütle kazanları türünden dağıtık kaynakları kombine etmekte ve küçük ölçekli olmaları nedeniyle “Mikrogrid” olarak adlandırılmaktadır. Mikrogridlerin olmazsa olmaz bileşenleri arasında akıllı yazılımlar da bulunmaktadır. Bu yazılımlar enerji arzı ve talebini gözlem altında tutarak hangi üreteci ne zaman devreye alıp çıkaracağını kararlaştırmakta, örneğin bir tüketim merkezinden veya büyük gridden gelen talebi nasıl karşılayacağını ya da ondan ne zaman enerji alacağını belirlemektedir. Bu alış-veriş temelde bir optimizasyon işlemidir ve yerel ağ bazında yapılmadığı takdirde büyük gridin yeterince hızlı ve doğru olarak becerebileceği bir işlev değildir. Bu da mikrogridin yakıt savurganlığını önleme, kesinti ve onarımları azaltma, yatırım gereksinimlerini minimize etme, karbon emisyonunu ve su maliyetini düşürme gibi önemli yararlar potansiyelini hayata geçirmesini sağlamaktadır.
Enterkonnekte şebekenin klasik tasarımına karşı 21. Yüzyıl alternatifi olarak düşünülen açık sistem olan Smart Grid’in monolitik bir yapı olması yerine mikrogridlerden oluşması çok daha sağlıklı bir strüktür olarak enerji dağıtım şebekelerinin uzun yıllardır çektiği inovasyon açlığını giderecek çözümdür. Nasıl ki sadece merkezi otorite yeterli olmayıp yerel yönetimlere de gerek duyulmaktaysa, elektrik sistemleri konusunda da aynı yapı ideal olup yöntemi mikrogridlerden oluşan smartgriddir.
Ülkemizde henüz tartışılmıyor olsa da modernizasyon yatırımlarında dikkate alınması önemle tavsiye olunur.