Dayatma yerine doğru düşünme ve uzlaşma

Son zamanlarda HES’ler büyük tartışma konusu. Kuşku yok ki su potansiyelimizden nasıl yararlanacağımızı analiz etmemiz gerekiyor. Analiz etmemiz gerekir diyorum, çünkü nasıl her ilacın bir yan etkisi oluyorsa mühendislikte de ekonomide de kısacası yaşamın her alanında bir problemin çözümünün başka alanlara yansıyan olumsuz etkileri bulunuyor. Bu bir doğa kanunu. HES konusunda da aynı kanun geçerli. HES yapmanın yararının yanı sıra zararı da var. Doğru değerlendirme yapmamız için yararlarla zararları karşılaştırmak ve bilançonun son satırına bakmak gerekiyor. Yalnızca elde edeceğimiz yarar vereceğimiz zarardan çok ise HES yatırımı yapılabilir. O da ancak diğer seçeneklerden daha avantajlı ise.

*   *   *

Enerji gereksiniminin karşılanmamasının ekonomiye (ve tabii kendisine) vereceği zararı gören kamu otoritesi HES’leri ciddi bir potansiyel olarak görüp değerlendirmek istiyor. Bunu yaparken de madalyonun sadece bir tarafına bakarak konuyu kabul ettirmeye çalışıyor. HES’lerin hiç olumsuz etkisi yokmuş gibi davranıyor. Bazı çevresel zararlar olacak, ancak amaçlarımıza ulaşmak için bu maliyetleri, kayıpları göze almalıyız demiyor. Demiyor, çünkü bu tarzda düşünmüyor. 

*   *   *

HES’lerden zarar görecek önemli bir kesim var. Bu kesim kendileri için çevrenin enerjiden daha önemli olduğunu düşünüyor. Onlar da HES’lerin sanki hiç yararı yokmuş gibi davranıyor. Kabul, HES’lerin zararları var, mağdur oluyoruz,  ama enerji ihtiyacımızın karşılanmasına katkı için HES’lerin hiçbirini yapmamak yerine şuradakini yapabiliriz, buradakini yapamayız demiyor.  Karadeniz’de 1600’den fazla proje var, bunlar doğal ve kültürel mirası yok ediyorlar,  fayda-maliyet analizleri yaparak bu sayıyı indirsek yaklaşımı yerine hepsi iptal edilsin diye mücadele veriyorlar.

*   *   *

Dikkat çekmek istediğim iki husus var. Birincisi bir problemle karşılaştığımız zaman doğru düşünceye nasıl ulaşabiliriz diye düşünmüyoruz. İkincisi de uzlaşma kültürümüz yok. HES’lerin ne hepsi yapılabilir, ne hiçbiri yapılamaz. Bu tarzda devam ettiğimiz takdirde doğru HES’lerin yapılmaması ve yanlış HES’lerin yapılması olasılığı daha fazladır.
Dilerim zaman içinde bu eksikliklerimizi giderme gayreti içine gireriz.