Daha iyi karar vermek için…

Eleştirel düşünme karar vermek için üzerinde çalışılan konuya ilişkin gizli varsayımları açığa çıkartma ve onların doğruluğunu araştırma anlayışıdır. Bir örnek üzerinden devam edelim: Papa ABD’ye ziyarete gider, uçağın kapısında kendisini bekleyen gazeteciler ile konuşmaya başlar, ilk cümlesi Amerika’da genel ev var mı? Olur. Ertesi gün bu cümle tüm gazetelerde manşet yapılır. Okurlar kafalarında Papa’nın hiçbir soru sorulmadan bu cümleyi sarf ettiğini varsayarak değerlendirme yaparlarsa vardıkları sonuç yanlış olur. Zihinlerinin bu varsayımı yaptığını ancak bunun doğru olup olmadığını araştırıp da bir gazetecinin PAPA’ya ABD’deki genel evler hakkında ne düşünüyorsunuz sorusunu sorduğunu öğrenenler daha doğru değerlendirmede bulunurlar. Eleştirel düşünme bu örnek ile anlatmaya çalıştığımız düşünme sürecindeki doğrular ile zihnin yarattı varsayımları ayıklama becerisidir.  

*   *   *

Ancak İsrail’den bir araştırmacı düşünme sürecinin sağlıklı işleyişinin sadece zihnin ürettiği, pek çok zaman gizli kalan varsayımlardan başka etmenlerden de etkilendiğini ileri sürmekte.  Karar sürecini etkileyen etmenler arasında yorgunluk önemli bir faktör. Yargıçlar üzerinde yapılan bir inceleme sabahları zinde iken karar sürecine daha fazla zaman ve daha fazla entelektüel kaynak ayırırken akşama doğru oluşan yorgunlukla kolay seçimi tercih ettiklerini ortaya çıkardı.
Uykusuzluk da karar kalitesini etkiliyor. Örneğin cerrahların ameliyatların sonlarına doğru o ana kadar çok başarıyla götürdükleri operasyonu gereksiz risklere atma eğilimi gösterdikleri bulgulanmış.

Hollanda’nın Twente Üniversitesi’ndeki bir deneyde bol meşrubat ikram edilip tuvalete gitmelerine izin verilmeden sınava alınan öğrencilerin her zaman başarılı oldukları soru tiplerinde dahi standardın altına düştükleri bulgulanmış. Hatırlarsınız bizim megastarımız da kendisi ile ayaküstü röportaj yapmak isteyen muhabire kişisel imajına o kadar özen göstermesine karşın kontrolsüz bir ifade ile “çişim var şimdi” diyebilmiş ve eleştiri bombardımanına tutulmuştu.

*    *   *

Her ne kadar beynimiz ile karar veriyor isek de başarılı olabilmek için bedenimizden beynimize olumsuz sinyal gitmemesi de gerekiyor.
Önemli kararlarda bu konuyu da dikkate alma alışkanlığı kazanmamız dileğimle.