Çimento Sektörümüzün Dikkatine

Firmalar bu baskılara hem kendi başlarına hem de dayanışarak karşı koymaya çalışmaktalar. Ulusal dernekler dayanışma için iyi bir başlangıç olsa da daha iyisi uluslararası örgütlenme. Buna örnek olarak Alman üreticilerin ulusal birliği olan VDZ’nin Avrupa Birliğini kapsayan BDZ derneğini kurmaları ve VDZ&BDZ adıyla daha geniş katılımlı bir işbirliğini başlatmalarını gösterebiliriz. Bu yapı ile bir yandan ölçek ekonomilerine ulaşmak, diğer yandan da taşıma maliyetlerinden tasarruf sağlanmak amaçlanıyor. Çimento ağır bir ürün olduğundan uzun mesafeleri karayolu ile aşmak ekonomik değil. Örneğin 35.000 tonun üzerindeki bir çimento yükünü gemi ile Atlantik okyanusunun ötesine ulaştırmak 300 kilometre karayolu taşımasından daha ucuza gelmekte. Dernek bu tür global fırsatları arıyor.

Çimento firmalarının bahsedilen sıkıntılarla başa çıkmaları konusunda, kullandıklarını hiç görmediğim bir seçenek bulunuyor. Bu endüstri geleneksel olarak “stok için” üretim tarzında çalışıyor. Ürün çeşidi çok olmadı ğı için talebin yoğun olduğu dönemlerde bu doğru bir tarz. Ürün depolarda kısa süre kalıyor ve çabucak kullanıma gidiyor. Ancak talebin düşüş yaptığı dönemlerde bu tarz doğru olmaktan çıkıyor. Sürekli üretim yapıyor olmak stokların birikmesine neden oluyor. Hassas çimento nemden etkileniyor, kalite kaybediyor, envanter maliyetleri yükseliyor. Bu tür dönemlerde “sipariş için üretim” tarzı daha akılcı görünüyor.

Bu önerimi paylaştığım bir sektör uzmanı ilk önce mevcut  teknolojinin  üretim  esnekliği  içermemesi  nedeniyle bunun daha yüksek maliyetli olacağını söyledi. Sonrasında da asıl sorunun sektörün yüksek ekipman kullanım oranı ile çalışmak olduğunu belirtti. Ben de sektör 2014 yılında ekipman odaklı çalışmaktan müşteri odaklı çalışmaya geçişi sorgulamalı, dedim.

Görüşlerinize dergimizde yer vermekten mutluluk duyacağız. Mutlu bir yıl dileklerimizle…