Alman savaş uçaklarının bombalarına dayanacak kalın beton tavana sahip odanın bir duvarı komple Atlantik, Avrupa ve Batı Asya haritalarıyla kaplanmıştır. Odada kütüphane, generaller ve bakanlarla yapılacak toplantılar için geniş bir masa ile ABD başkanı ile direkt görüşmeler için transatlantik telefon hattı bulunmaktadır. Churchill’in savaşı yönettiği oda 1981’den beri halkın ziyaretine açıktır.
* * *
Churchill’in savaş odası konsepti zaman içinde büyük şirketlerin yönetimlerine esin kaynağı oldu ve terminolojiye yönetim kokpiti adıyla yerleşti. Kokpitin bir duvarı hedeflere ne kadar yaklaşıldığını, ikincisi kaynakları, üçüncüsü de engelleri gösteriyor. Her ekranda maksimum altı adet indeks yer alıyor ve kelime akış hızı dakikada 800 adedi aşmıyor. Bunlar nörobilimcilerin beynimizin limitleri olarak belirlediği değerler. Drill down ile her enformasyonun atomik değerlerine inilebiliyor. Odada elbette bir telepresence sistemi de bulunuyor. Böylelikle en son enformasyonla hızlıca ortak kararlar alınabiliyor.
* * *
Savaş odası endüstri hayatına kontrol odası ile yansıdı. İlk DCS uygulaması ile otomasyon dünyasında ihtiyaç haline gelen kontrol odası için yine Londra’daki oda baz alındı. Ancak kontrol odası yapmak savaş odası yapmaktan zordu ve büyük değişiklikler yaşandı. Operatörlerin göz teması sağlamalarına olanak veren yerleşim yapıldı. Algıyı arttırmak için renklerden yararlanıldı, kameralar kondu, yorgunluğu azaltacak ergonomi geliştirildi, akustik güçlendirildi, bombalara değilse de yıldırıma karşı koruma oluşturuldu, interferans olmasın diye kablo yönetimine özenildi, estetik de ihmal edilmedi. Arada yazılım da şekillendirildi, örneğin önemsiz alarmlar için filtre opsiyonu konuldu,
Aradaki bağlar kopmuş olsa da iş ve otomasyon dünyalarında Churchill’in izleri bulunuyor…