Robot denince akla ilk gelen konulardan biri işsizlik. Bunun bir korku mu, yoksa önyargı mı olduğunu kestiremiyorum ama doğru olmadığından eminim. İnsanın yaptığı değil, yapamadığı işleri üstlenmeleri nedeniyle robotların işsizlik nedeni olmadıklarını düşünüyorum.
İleri teknoloji çağında robotlar çok zahmetli olan, ağır iş parçalarının manipülasyonu ile uğraşmaktalar. Tofaş’ta, bu kapsamda görev yapan, payload’u yüksek robotlara ‘Koca Yusuf’, ‘Adalı Halil’ gibi pehlivan isimleri bu nedenle takılıyor. Hannover 2008 Fuarında düzenlenen ‘çelik kolların inanılmaz dinamizmi’ isimli robot gösterisi de seyredenlerde hayranlık uyandırmıştı. Devasa iş parçaları ile yapılan son derece zor hareketler seyredenlerin ağzını açık bırakmıştı.
* * *
Robotlar tehlike, sağlık riski içeren görevleri de üstlenmekteler. Örneğin boyacı ustası robotlar sağlığa zararlı solventlerden hiç etkilenmeden mükemmel işler çıkarmaktalar. Endüstriyel robotlar sadece boyacılıkta değil, malzeme yönetiminde, paketlemede, sıralamada da çok iyiler.
Soğuk hava ortamında, dondurulmuş gıda işinde de robotlar rakipsizler.
İnsanlar talaşlı imalattan çıkan bir iş parçasının kalitesini anlama yarışmasında ancak ikinci olabilir. Birincilik robotların. Onlar bizden daha derin ve detaylı kontroller yapabilir, en zor boyutları kolayca ölçebilir, yüzey pürüzsüzlüğünü, malzeme mukavemetini hassas biçimde anlayabilirler.
Genel olarak endüstriyel üretim alanındaki her iş artık robotlarla otomatize edilebilir. Üzerlerine takılan manipülatörlere ve effector’lara göre iş parçalarını vidalayabilir, kaynak ve montaj yapabilirler.
Robotların bu tür işleri üstlenmeleri bizlerin daha insanca işlerle uğraşmamıza olanak sağlıyor.
Eklenen sensörler ve yapay zeka robotların çevrelerini anlamalarını sağlayarak birlikte çalıştığı insan meslektaşlarına herhangi bir tehlike oluşturmalarını engelliyor. Birlikte el ele çalışıyorlar.
* * *
Çeşitli önyargılar nedeniyle ülkemizde robot kullanımı arzulanan düzeyde değil. Diğer yazılarımda anlattığım Japonya ziyaretim sırasında gezdiğim dört fabrika da çok büyük olmamalarına karşın hatırı sayılır robot nüfusuna sahiplerdi. Bir yöneticiye kaç işçi var dediğimde 70 insan, 45 robot yanıtı verdi. (Benzer yanıtı birkaç sene önce bir Alman işverenden de almıştım). Gelişmiş ülkeler artık robotları doğal üretim faktörü olarak kabul edip tüm potansiyelinden yararlanmaya bakıyorlar.
Japonya’da robot imal eden firma sayısı 130. Sistem entegratörleri bunun dışındalar. İmalat konusunda bir yerlere varmayı hedefleyen Türkiye robot nüfusunu nasıl arttıracağını araştırmalı. Dünyanın tüm gelişmiş ülkelerinde robotların kullanımlarının yaygınlaştırılması çok sayıda teknik yayının gündemi iken Türkiye’de ‘ST Robotik & Mekatronik’ dergisinden başka kimsenin sesinin çıkmaması içimizde yalnızlık duygusu da uyandırıyor.