Bu Oyunu Daha Önce de Gördünüz Mü?

 

Ertesi ay kusur oranı yüzde 1,8 düzeyine düşer. Emrine uyulmasından memnun olan yönetici çalışanlara ödül verir. Pastalar kesilir, kutlama yapılır, kıvanç duyulur. 
 
Ancak bir sonraki ay kusurlu ürün oranı yüzde 2,2 değerine çıkar. Yönetici "ödüllendirme olumsuz sonuç verdi, kazanımlar korunmadı, demek ki fabrikanın katı yönetime ihtiyacı var” diye düşünür ve ödülü geri ister.
 
Bir sonraki ay fireler yüzde 2,8 düzeyine yükselir. İyice kızan yönetici problemi bir defada ve kesin olarak çözmek için özel toplantı düzenler. Toplantıda önce herkesi toptan fırçalayan yönetici kusurlu ürünlerin kurum ve müşteriler açısından önemini parasal tutarlarla gösterir ve oran yüzde 2’nin altına indirilmezse cezalandırmalar olacağını belirttikten sonra toplantıyı terk eder. 
 
Takip eden ayda fireler belirtilen değerin altına iner. Yönetici katı yönetimin olumlu sonuçlar yarattığını görerek, artık yumuşak davranmamaya karar verir. 
 
Gelgelelim sonraki ay oran yine sınır değerin üzerine çıkmıştır. Hem çalışanlar, hem de yönetici neler yapacaklarını bilmemektedirler.”
 
Senaryo tanıdık geldi mi?
 
Pek çok fabrikada kararlar yüksek-düşük noktaların gözlenmesine dayalı olarak verilmektedir. Oysa sadece uç değerler değil, tüm veriler önem taşır. Yukarıdaki senaryoda süreci değiştirmek için kalite bilimi kapsamında hiçbir şey yapılmamıştır. Gerçekte istatistiksel birer gürültü olan uç değerler sürecin kendi halinde dalgalanmasının olağan sonucudurlar. 
 
Yönetici başta olmak üzere herkes verileri hatalı yorumlamaktadır. 
Sistem bozukluğunu sürdürmenin, zaman kaybetmenin, gereksiz çatışmalar çıkarmanın bilinen iyi yollarından birisi verileri hatalı yorumlamaktır. 
 
Veriler istatistik bilimine önem verilmedikçe daha çoook hatalı yorumlanacaktır.