Biraz da moral

Enerji verimliliği konusunda da enerjinin diğer pek çok alt başlığında olduğu şekilde karbon emisyon miktarının azaltılmasına büyük önem veriliyor. Avrupa Birliği de enerji verimliliğini geliştirme hedefini kıt’asında 1990 yılında içinde oluşmuş olan karbon emisyon değerini 2050 yılında %80 ila 95 arasında düşürmek olarak belirledi. Ancak 18 Şubat 2011 tarihinde yayınlanan ve bu konuda yapılan ön çalışmalara dayanan taslak rapor mevcut teknoloji ile bu iddialı hedefin tutturulamayacağını gösteriyor. 

Karbon emisyonu düşürmek için karayollarındaki trafiğin da akar hale getirilmesinden yeni inşaat, tarım ve endüstri uygulamaları geliştirmeye dek pek çok alanda iyileştirmeye gerek var. Yakıt fiyatlarının yükselmesi tüketimi kısarak emisyonu düşürmeye katkıda bulunsa da nihai hedefe ulaşabilmek için daha farklı bir teknoloji yaratma zorunluluğu bulunduğu konusunda herkes hemfikir.

Yapılan çalışmaların son şekli bu yılın Mart ayında yayınlanacak olmakla birlikte açıklamalar inşaat, tarım ve endüstri alanlarında emisyon düşürücü yeni teknolojilere kavuşabilmemiz için önümüzdeki 10 yıl içinde Ar-Ge’ye 50 milyar euro ayrılması gerektiğini savunuyor. 

Taslak rapora göre bu Ar-Ge yatırımı çok karlı. Çünkü 1990 yılındaki karbon emisyonun düzeyini %80-95 düşürmenin sağlayacağı yıllık getiri gelecek 40 yıl içinde ortalama yıllık 175 ila 320 milyar euro arasında hesaplanmış.  Bu rakamdan AB üyesi 27 ülke yararlanacak.

***

Avrupa Birliği’nin hangi teknolojilere yönelik Ar-Ge yapması gerektiği konusunda kafa karışıklığı bulunmuyor; birinci sırayı elektrikli araçlar, ikinci sırayı ise smart grid oluşturuyor, üçüncü sırada ise premium efficiency tüketeçler geliyor. 
Araştırmalar için birliğin fon sıkıntısı da yok, kasaları para dolu.

Ancak çalışmaların yapılabilmesi için bir eksik var: Ar-Ge’de çalışabilecek mühendis sayısı yetersiz. Hem de çok yetersiz. Çünkü uzun süredir AB’de çok az kişi zor olan mühendislik eğitimine yöneliyor. Bu nedenle de yetişmiş kadro sayısı çok az. Olanlar da Almanya ve Fransa ve biraz da İtalya’da toplanmış. Yunanistan, Portekiz vb gibi ülkelerde hem dil, hem de mesleki yetersizliği had safhada.

Raporda açıkça ülke ismi verilmese de Türkiye’den mühendis çalıştırma önerisi bulunuyor. AB’de uzun yıllar önce Türk’ten mühendis mi çıkar cümlesini sarf edenler şimdi bizden medet umar hale gelmeleri ulusal gururumuzu okşuyor.
Ne demiş atalarımız: “Ne oldum deme, ne olacağım, de!”