Ben akıllı tuvalet ile 2008 yılında Japonya seyahatimde karşılaştım. İlk tuvalete gittiğimde elimi klozetin kapağını kaldırmak için uzattığımda kapak kendiliğinden kalktı. E burası Japonya, dünya robot nüfusunun en yoğun olduğu yer, bu kadar da olabilir, dedim. Oturduğumda sağ tarafımda bir kumanda paneli olduğu dikkatimi çekti. Panel içgüdüsel bir tasarıma sahipti, ikonlardan hangi tuşa basarsanız ne olacağı belli oluyordu. Önce oturduğum yeri ısıtma düğmesini çevirdim. Bir potansiyometreye bağlı olduğunu düşündüğüm düğme sıcaklığı istendiği gibi ayarlamaya olanak veriyordu. İşim bitince erkek ikonlu bir tuşa dokundum. Önce zzz diye bir ses duydum, sonra aşağıdan bir su fışkırmaya başladı. Dokunduğum tuşun sağındaki düğme sıcaklık, solundaki düğme su tazyikini ayarlamaya yarıyordu. Suyu kapatınca aynı zzz sesi ile su kolu geri çekildi. Sıra diğer bir tuşa dokunmaya gelmişti. O da zzz sesi çıkmasına neden oldu ve bir fön makinesi üflemeye başladı. Onun da sıcaklık ayarlaması yapılabiliyordu. Tuvaletten kalktıktan sonra kadın ikonlu tuşa dokunup neler olup bittiğini görmek istedim. Geriden bir kol ilerliyordu. Kolun üzerinde iki püskürtme memesi vardı. Seyrederken şaşırdım; sular hemen fışkırmıyor, önce memelerin üzerinde bulunabilecek pislikleri düşürmek için yavaşça akıyordu. Musluk vardı ama ellerimi yıkama ihtiyaç gibi gelmedi. Ben uzaklaşırken klozet de kendisini kapatıyordu.
2009 yılında bu tuvaletler Avrupa’ya ve ülkemize de geldi. Swiss Otel ve Conrad oteli İstanbul’dan bildiklerim.
Çok kişiye şaşılacak bir şey gibi gelebilir ama tuvaletlerin aklı bu kadarla sınırlı değil! Daha gelişmişleri var. Bunlar idrar tahlilleri yapabiliyor, vücut ve kan sıcaklıklarını ölçüyor. Hatta birkaç farklı kişinin ölçüm datalarını saklıyor. Böylelikle doktora tarihsel verileri götürmenizi, teşhisinizin daha iyi yapılmasını sağlıyor. Bir anlamda her sıkıştığınızda çekap da yapıyor.
Yakında kendisini kullandığımız için teşekkür edip, siz çok özelsiniz de diyecekmiş!