<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>ST Endüstri Haber</title>
    <link>https://www.stendustri.com.tr</link>
    <description>Türkiye'nin en büyük B2B medyası olan ST Endüstri Medya Grup'un radyo, tv ve dergilerine ait özel haberler.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.stendustri.com.tr/rss/insaat-ve-malzeme" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır..</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 11 Aug 2026 23:53:26 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.stendustri.com.tr/rss/insaat-ve-malzeme"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Sürdürülebilir Fibercement Cephe Çözümleri]]></title>
      <link>https://www.stendustri.com.tr/surdurulebilir-fibercement-cephe-cozumleri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.stendustri.com.tr/surdurulebilir-fibercement-cephe-cozumleri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ekobord, güneş enerjisiyle ürettiği ve yüzde 40'a varan enerji verimliliği sağlayan fibercement çözümleri sunuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İnşaat sektöründe yapıların enerji verimliliğini artırmak ve karbon ayak izini düşürmek, günümüz mimarisinin en temel öncelikleri arasında yer almaktadır. Binaların toplam enerji tüketiminde büyük bir paya sahip olan yapı kabuğu, doğru malzeme ve sistem tercihleriyle doğrudan optimize edilebilmektedir. Bu doğrultuda yenilikçi yaklaşımıyla öne çıkan Ekobord, gelişmiş fibercement cephe çözümleriyle yapılara katma değer sağlamaktadır. Ekobord Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Güner ile gerçekleştirdiğimiz bu özel haberde; markanın güneş enerjisiyle desteklenen sürdürülebilir üretim süreçlerini, havalandırmalı cephe sistemleriyle ulaşılan yüzde 40 oranındaki enerji verimliliğini, ileri üretim teknolojilerini ve mimari estetiği artıran yenilikçi ürün serilerini detaylı bir şekilde ele aldık.</p>

<h2>"YAPILARDA YÜZDE 40'A VARAN ENERJİ VERİMLİLİĞİ MÜMKÜN"</h2>

<p>Ekobord'un sunduğu cephe sistemlerinin, yapıların enerji verimliliğini artırmaya ve karbon ayak izini düşürmeye sağladığı katkılar hakkında konuşan Güner, şunları söyledi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Binaların toplam enerji tüketiminde yapı kabuğunun etkisi oldukça yüksek. Ekobord olarak geliştirdiğimiz fibercement cephe çözümleri, doğru alt konstrüksiyon ve uygulama detaylarıyla kullanıldığında yapıların ısı performansını artırarak enerji tüketiminin azaltılmasına katkı sağlıyor. Özellikle havalandırmalı cephe sistemleriyle birlikte değerlendirildiğinde, yapılarda yüzde 40’a varan enerji verimliliği sağlanabiliyor.</p>

<p>Sürdürülebilirlik tarafında ise üretim süreçlerimizi sürekli geliştiriyoruz. Ekobord fabrikamızın enerji ihtiyacının önemli bir kısmını güneş enerjisinden karşılıyoruz. Üretimde geri dönüştürülmüş hammaddelerden faydalanıyor, uzun ömürlü ve bakım ihtiyacı düşük ürünler geliştirerek yapıların yaşam döngüsüne katkı sunuyoruz. AR-GE odağımızda ise daha hafif, daha dayanıklı, düşük karbon etkisine sahip ve estetik çeşitliliği artıran yeni yüzey teknolojileri yer alıyor."</p>

<p><img alt="Ekobord Fibercement" height="3875" src="https://stendustricomtr.teimg.com/stendustri-com-tr/uploads/2026/08/ekobord-fibercement.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="3875" /></p>

<h2>DAYANIKLILIK VE UZUN ÖMÜR SUNUYOR</h2>

<p>Çatı ve cephelerde, sundukları çözümlerin dayanıklılığını ve ömrünü garanti altına almak için hangi ileri teknolojileri kullandıklarına da değinen Güner, "Ekobord fibercement levhaları, ileri üretim teknolojileriyle yüksek yoğunluklu ve homojen yapıda üretiliyor. Flow-on teknolojimiz ve presleme hattımız sayesinde ürün içerisindeki hava boşlukları minimize ediliyor; bu da su emme oranını düşürürken mekanik dayanımı artırıyor.</p>

<p>A1 sınıfı yanmaz yapısı, neme, UV ışınlarına ve sıcaklık farklarına karşı yüksek direnci sayesinde ürünlerimiz farklı iklim koşullarında güvenle kullanılabiliyor. Özellikle yoğun sıcaklık farkı yaşayan bölgelerde cephe performansını koruyabilen çözümler sunuyoruz." dedi.</p>

<h3>"COLOREX İLE TASARIM ÖZGÜRLÜĞÜNÜ DESTEKLİYORUZ"</h3>

<p>Son olarak estetik beklentiler artarken, hızlı ve hatasız montajı nasıl sağladıklarına dair de bilgiler aktaran Güner, "Mimarlar artık yalnızca dayanıklı değil, aynı zamanda karakter sahibi malzemeler arıyor. Ekobord olarak taş, ahşap, çizgili, sıva desenli ve düz doku seçenekleri sunarak tasarım özgürlüğünü destekliyoruz. Türkiye’nin ilk hamurundan renkli fibercement ürünü Colorex de bu yaklaşımın önemli bir parçası.</p>

<p>Uygulama tarafında; Türkiye’nin çeşitli bölgelerindeki uygulayıcı bayiliklerimize ile ürünün montajını gerçekleştiriyoruz. Fibercement yaşayan bir ürün gerilme büzüşme yapıyor buna göre montajı yapmak önem arz ediyor. Bunun dışında genel olarak standartlaştırılmış montaj detayları oluşturmaya çalışıyoruz. Doğru alt taşıyıcı sistem önerileri ve teknik desteğimiz ile sahada hata riskini azaltacak yöntemler geliştirmeye çalışıyoruz. Böylece mimari estetik ile hızlı, güvenli ve verimli uygulama süreçlerini aynı noktada buluşturuyoruz." diyerek sözlerini noktaladı.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>İnşaat ve Malzeme</category>
      <guid>https://www.stendustri.com.tr/surdurulebilir-fibercement-cephe-cozumleri</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 17:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://stendustricomtr.teimg.com/crop/1280x720/stendustri-com-tr/uploads/2026/08/orhan-guner-ekobord.png" type="image/jpeg" length="91993"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Epoksi Zemin Kaplama Sistemlerinde Kalite, Dayanıklılık ve Güven]]></title>
      <link>https://www.stendustri.com.tr/epoksi-zemin-kaplama-sistemlerinde-kalite-dayaniklilik-ve-guven</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.stendustri.com.tr/epoksi-zemin-kaplama-sistemlerinde-kalite-dayaniklilik-ve-guven" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SUGA BOYA, üretimden uygulamaya yönettiği epoksi ve poliüretan zemin çözümleriyle işletmelere uzun ömürlü, dayanıklı ve yüksek performanslı güvenilir sistemler sunuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Endüstriyel zemin kaplama sistemleri, epoksi ve poliüretan zemin çözümleri, su yalıtım sistemleri ve özel kimyasal kaplama ürünleri alanında faaliyet gösteren yerli üretici SUGA BOYA, üretimden uygulamaya kadar tüm süreçleri kendi bünyesinde yönetiyor, müşterilerine uzun ömürlü, yüksek performanslı ve güvenilir çözümler sunuyor.<strong> </strong></p>

<h2>EPOKSİDE BAŞARININ UNSURU DOĞRU YÜZEY TEMİZLİĞİ</h2>

<p>SUGA BOYA Genel Müdürü Suat Töngel, epoksi zemin kaplama sistemlerinin neden tercih edilmesi gerektiğini şu sözlerle anlatıyor:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Epoksi zemin kaplama sistemleri; yüksek mekanik dayanımı, kimyasal direnci, hijyenik yapısı ve uzun kullanım ömrü sayesinde günümüzde en çok tercih edilen endüstriyel zemin çözümlerinden biridir. Tozumayı önler, temizliği kolaylaştırır, estetik bir görünüm sunar ve işletmelerin bakım maliyetlerini önemli ölçüde azaltır."</p>

<h2>UZUN YILLAR SORUNSUZ KULLANILABİLECEK SİSTEMLER</h2>

<p>Bir epoksi zemin uygulamasında en önemli unsura ilişkin, "Başarılı bir epoksi uygulamasının temelini doğru yüzey hazırlığı oluşturur. Betonun nem oranı, mukavemeti, yüzey temizliği ve mekanik hazırlığı doğru yapılmadan gerçekleştirilen uygulamalar uzun ömürlü olmaz. Biz SUGA BOYA olarak projelerimize zemin analiziyle başlıyor ve her yüzeye uygun uygulama sistemi geliştiriyoruz." diyen Töngel, SUGA BOYA'yı sektörde farklı kılan noktaya ilişkin, "En büyük farkımız yalnızca ürün satmıyor olmamızdır. Projeyi analiz ediyor, zemini inceliyor, doğru sistemi belirliyor ve profesyonel uygulama desteği sağlıyoruz. Kullandığımız yüksek kaliteli hammaddeler, deneyimli teknik ekibimiz ve satış sonrası desteğimiz sayesinde müşterilerimize uzun yıllar sorunsuz kullanılabilecek sistemler sunuyoruz." diyor.</p>

<h3>HEDEF GLOBAL PAZARLAR</h3>

<p>Son olarak gelecek hedefleri hakkında açıklamalarda bulunan Töngel, "Hedefimiz, SUGA BOYA'yı yalnızca Türkiye'de değil uluslararası pazarda da güçlü bir marka haline getirmektir. Ar-Ge yatırımlarımızı artırarak yenilikçi ürünler geliştirmeye, ihracat ağımızı büyütmeye ve mühendislik odaklı çözümlerimizle sektörün gelişimine katkı sağlamaya devam edeceğiz." diyerek sözlerini noktalıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>İnşaat ve Malzeme</category>
      <guid>https://www.stendustri.com.tr/epoksi-zemin-kaplama-sistemlerinde-kalite-dayaniklilik-ve-guven</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 17:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://stendustricomtr.teimg.com/crop/1280x720/stendustri-com-tr/uploads/2026/08/suat-tongel-suga-boya.png" type="image/jpeg" length="39679"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yeşil Çatı Sistemleri VRay İle Deneyimleniyor]]></title>
      <link>https://www.stendustri.com.tr/yesil-cati-sistemleri-vray-ile-deneyimleniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.stendustri.com.tr/yesil-cati-sistemleri-vray-ile-deneyimleniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Nil Tiritoğlu İnşaat Malzemeleri, yeşil çatı sistemlerinin doğru ürün ve doğru detayla deneyimlenmesini sağlamak için geliştirdiği yenilikçi sanal gerçeklik uygulaması; VRay’i tanıttı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>2030 Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları doğrultusunda inşaat malzemeleri sektörünün yalnızca ürünlerini değil, bakış açısını, uygulama kültürünü ve ticaret anlayışını da geleceğe hazırlaması gerektiğine inanarak geliştirdikleri Sanal Gerçeklik (VR) uygulaması VRay ile kullanıcıların yalnızca sistemi görmekle kalmayıp, katmanların birlikte nasıl çalıştığını da deneyimlediğini vurgulayan Nil Tiritoğlu, bu sayede detayın mantığının anlaşılır hâle geldiğini ve uygulama hatalarının önüne geçildiğini kaydediyor.</p>

<p>Sponsor olarak katılmış oldukları bir fuar etkinliğinde ilk kez lansmanını yaptıkları yenilikçi çözüm VRay ile neleri hedeflediklerini, mimarlara ve uygulayıcılara proje tasarım aşamasında sunulacak faydaları, uygulama hatalarının önüne geçilmesinde nasıl bir rol oynayacağını Nil Tiritoğlu İnşaat Malzemeleri şirketinin Kurucusu Yeşil Bina Uzmanı Nil Tiritoğlu ile konuştuk<strong>. </strong></p>

<h2>SİSTEM KATMANLARI GERÇEK ÖLÇEKTE İNCELENEBİLİYOR</h2>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 06 At 18.02.25" height="1716" src="https://stendustricomtr.teimg.com/stendustri-com-tr/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-06-at-180225.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1320" /></p>

<p>Yeşil çatı sistemlerinin katmanlaşma dizilimini geleneksel iki boyutlu çizimler veya kataloglar yerine Sanal Gerçeklik (VR) teknolojisiyle üç boyutlu olarak deneyimlemenin, mimarlara ve uygulayıcılara proje tasarım aşamasında sağladığı somut avantajları anlatan Tiritoğlu, şunları söyledi:</p>

<p>"İnşaat malzemeleri sektöründe başarı yalnızca doğru ürünü seçmekle değil, o ürünü doğru detayla uygulayabilmekle mümkündür. Teknik çizimler ve kataloglar önemli bir bilgi kaynağıdır; ancak detayın mantığını tam anlamıyla deneyimletmekte her zaman yeterli olmayabilir. VRay’i geliştirirken temel hedefimiz, teknik bilgiyi yalnızca anlatmak değil, kullanıcıların onu deneyimleyerek öğrenmesini sağlamaktı. Çünkü deneyimlenen bilgi çok daha kalıcıdır. Kullanıcılar sanal gerçeklik ortamında sistem katmanlarını gerçek ölçekte inceleyebiliyor, uygulama sıralamasını adım adım takip edebiliyor ve her katmanın yapı performansına olan etkisini bütüncül olarak değerlendirebiliyor. Böylece detaylar ezberlenmiyor; nedenleriyle birlikte anlaşılıyor. Bizim için sürdürülebilirlik yalnızca doğru malzemeyi seçmekten ibaret değil. Doğru ürünün, doğru detayla ve doğru uygulamayla buluşmasıdır. Çünkü sürdürülebilir şehirler de ancak doğru teknik kararlarla inşa edilir."</p>

<h2>SEKTÖRÜN KALİTE STANDARTLARINI YÜKSELTİYOR</h2>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 06 At 18.04.14" height="1632" src="https://stendustricomtr.teimg.com/stendustri-com-tr/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-06-at-180414.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1320" /></p>

<p>Sahadaki uygulamalarda drenaj, yalıtım veya bitki katmanı gibi detaylarda yapılan hatalar geri dönüşü zor sorunlara yol açabiliyor. VR gözlüğü ile sunulan bu interaktif simülasyonun, şantiyede sıkça karşılaşılan uygulama hatalarının önüne geçilmesinde nasıl bir rol oynadığını anlatan Tiritoğlu,<strong> </strong>"Satış sonrasında, şantiyelerde karşılaştığımız problemlerin önemli bir bölümü yanlış malzemeden değil, detayın eksik veya hatalı uygulanmasından kaynaklanıyor. Oysa yapı performansını belirleyen en önemli unsur, sistemi oluşturan katmanların birbiriyle doğru şekilde çalışabilmesidir. VRay sayesinde kullanıcı yalnızca katmanları görmüyor; her katmanın neden o noktada bulunduğunu, diğer katmanlarla nasıl etkileşim kurduğunu ve sistem bütününe nasıl katkı sağladığını da deneyimliyor. Bu yaklaşım, uygulamaya başlamadan önce doğru detay kültürünün oluşmasına katkı sağlıyor ve sahada karşılaşılabilecek hataların önemli ölçüde azaltılmasına yardımcı oluyor. Biz teknolojiyi yalnızca dikkat çeken bir yenilik olarak değil, sektörün kalite standartlarını yükseltecek stratejik bir araç olarak görüyoruz. Çünkü doğru ürün, gerçek değerini ancak doğru detayla ortaya koyabilir." dedi.</p>

<h3>STANDARDA DÖNÜŞECEK</h3>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 06 At 17.44.27" height="2048" src="https://stendustricomtr.teimg.com/stendustri-com-tr/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-06-at-174427.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1149" /></p>

<p>Sektörle ilk kez buluşturulan bu deneyim, yapı malzemeleri alanında yepyeni bir adım. Bu teknolojinin gelecekte kalıcı bir standarda dönüşmesiyle ilgili bilgiler aktaran Tiritoğlu, "2053 Net Sıfır Emisyon hedefi ve 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları doğrultusunda inşaat malzemeleri sektörünün yalnızca ürün tedarik eden değil; bilgi üreten, uygulama kültürünü geliştiren ve dijital dönüşüme yön veren bir yapıya dönüşmesi gerektiğine inanıyorum. VRay, bu vizyonun somut bir yansımasıdır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kurulduğumuz ilk günden bu yana benimsediğimiz “Doğru Ürün, Doğru Detay, Doğru Ticaret” anlayışını yeni nesil teknolojilerle destekliyoruz. Hedefimiz yalnızca bir sanal gerçeklik uygulaması geliştirmek değil; mimarların, mühendislerin, uygulayıcıların ve tüm sektör paydaşlarının doğru detay bilgisini aynı standartta deneyimleyebileceği ortak bir öğrenme kültürü oluşturmaktır. Ben sektörde malzeme bilgisinin artmasını hiçbir zaman bir rekabet tehdidi olarak görmüyorum. Tam aksine, bilgi seviyesi yükseldikçe doğru ürün tercihleri artacak, uygulama kalitesi yükselecek ve rekabet fiyat üzerinden değil; bilgi, teknik yetkinlik, güven ve doğru çözüm üretme becerisi üzerinden şekillenecektir. Bu dönüşümden hem sektör hem de ülkemizin yapı kalitesi kazançlı çıkacaktır. Çünkü geleceğin şehirleri yalnızca doğru malzemelerle değil; doğru bilgi, doğru detay ve doğru uygulama kültürüyle inşa edilecektir." diyerek sözlerini noktaladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>İnşaat ve Malzeme</category>
      <guid>https://www.stendustri.com.tr/yesil-cati-sistemleri-vray-ile-deneyimleniyor</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 12:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://stendustricomtr.teimg.com/crop/1280x720/stendustri-com-tr/uploads/2026/06/nil-tiritoglu-yeni-enhance-4x-faceai-textai.jpeg" type="image/jpeg" length="38507"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[2053 Net Sıfır Emisyon Hedefinde Öncelik İklimlendirme mi, Yalıtım mı?]]></title>
      <link>https://www.stendustri.com.tr/2053-net-sifir-emisyon-hedefinde-oncelik-iklimlendirme-mi-yalitim-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.stendustri.com.tr/2053-net-sifir-emisyon-hedefinde-oncelik-iklimlendirme-mi-yalitim-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Net sıfır hedeflerinin yalnızca teknolojiyle değil, doğru yapı kültürüyle de desteklenmesi gerektiğine dikkat çeken Nil Tiritoğlu, kaleme aldığı köşe yazısında ‘Asıl soru, sadece iklimlendirme sistemlerini geliştirmek mi; yoksa bu sistemlere duyulan ihtiyacı azaltacak binalar tasarlamak mı?’ değerlendirmesinde bulunuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye'nin 2053 Net Sıfır Emisyon hedefi ve önümüzdeki dönemde ülkemizin ev sahipliği yapacağı COP31, sanayiden ulaşıma, enerjiden yapı sektörüne kadar birçok alanda yeni bir bakış açısını beraberinde getiriyor.</p>

<p>Bugün artık sürdürülebilirlik yalnızca çevresel bir hassasiyet değil; ekonomik rekabet gücünün, kaynak verimliliğinin ve uzun vadeli kalkınmanın temel unsurlarından biri olarak değerlendiriliyor.<br />
<br />
Bu dönüşümün merkezinde ise hiç şüphesiz yapı sektörü bulunuyor.<br />
<br />
Enerji tüketiminin önemli bir bölümü binalarda gerçekleşiyor. Bu nedenle net sıfır hedeflerinden söz edildiğinde çoğu zaman ilk akla gelen konular HVAC ve iklimlendirme sistemleri oluyor. Daha verimli cihazlar, ısı pompaları, enerji geri kazanım sistemleri, otomasyon çözümleri ve yenilenebilir enerji entegrasyonları sektörün gündeminde önemli bir yer tutuyor.<br />
 </p>

<p><strong>ENERJİYİ NASIL DAHA AZ TÜKETECEĞİMİZİ YETERİNCE KONUŞUYOR MUYUZ?</strong><br />
<br />
Ancak burada kendimize samimi bir soru sormamız gerektiğine inanıyorum.<br />
2053 Net Sıfır Emisyon hedeflerine ulaşmaya çalışırken enerjiyi nasıl üreteceğimizi ve nasıl daha verimli kullanacağımızı konuşuyoruz. Peki enerjiyi nasıl daha az tüketeceğimizi yeterince konuşuyor muyuz?<br />
<br />
Eskiden bugünkü gelişmiş iklimlendirme teknolojileri yokken de doğru tasarlanmış ve iyi yalıtılmış yapılar yüksek enerji performansı gösterebiliyordu. Çünkü bina daha en başından enerjiyi koruyacak şekilde tasarlanıyordu.<br />
<br />
Bugün ise zaman zaman farklı bir tabloyla karşılaşıyoruz. Bir yandan yüksek verimli iklimlendirme sistemlerine yatırım yapılırken, diğer yandan yapının enerji performansını doğrudan etkileyen yalıtım uygulamaları, cephe detayları, çatı sistemleri ve yapı kabuğunun genel performansı hâlâ ilk yatırım maliyeti perspektifiyle değerlendirilebiliyor.<br />
<br />
Oysa bir binanın enerji performansını belirleyen unsur yalnızca içerisine yerleştirilen sistemler değildir. O sistemlerin ne kadar çalışmak zorunda kaldığı da en az onlar kadar önemlidir.<br />
<br />
Yapı kabuğu doğru tasarlanmamış, yalıtım detayları yeterince çözülmemiş, ısı köprüleri dikkate alınmamış veya malzeme performansları uzun vadeli düşünülmemiş bir binada; en gelişmiş iklimlendirme sistemleri dahi çoğu zaman oluşan kayıpları telafi etmeye çalışacaktır.<br />
<br />
Bu nedenle net sıfır hedeflerini yalnızca teknoloji ekseninde değerlendirmek yeterli olmayacaktır. Asıl mesele, teknolojiyi destekleyecek doğru yapı kültürünü oluşturabilmektir.<br />
<br />
<strong>“SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK, YAŞAM DÖNGÜSÜ PERSPEKTİFİYLE ELE ALINIYOR”</strong></p>

<p>Bugün dünya genelinde sürdürülebilirlik yaklaşımı giderek daha fazla yaşam döngüsü perspektifiyle ele alınıyor. Bir ürünün yalnızca satın alma maliyeti değil; üretim süreci, kullanım ömrü, bakım ihtiyacı, enerji performansı, geri dönüştürülebilirliği ve karbon etkisi birlikte değerlendiriliyor.<br />
<br />
Çünkü artık biliyoruz ki karbon emisyonları yalnızca binaların işletme döneminde oluşmuyor. Kullanılan malzemelerin üretim süreçleri ve yaşam döngüleri de toplam çevresel etkinin önemli bir bölümünü oluşturuyor.<br />
<br />
Ne de olsa HVAC ve iklimlendirme sistemleri giderek daha fazla yenilenebilir enerji ile destekleniyor. Ancak bu durum malzeme tercihlerini ve yapı kabuğunun performansını ikinci plana itmemelidir. Tam tersine, doğru malzeme seçimi ile azaltılan her enerji ihtiyacı hem işletme maliyetlerini hem de karbon emisyonlarını doğrudan düşürmektedir.<br />
<br />
Belki de bugün sektör olarak sormamız gereken asıl soru şudur:<br />
<br />
2053 Net Sıfır Emisyon hedeflerine ulaşmaya çalışırken sadece iklimlendirme sistemlerini mi geliştiriyoruz, yoksa o sistemlere duyulan ihtiyacı azaltacak yapı kültürünü de aynı kararlılıkla destekliyor muyuz?<br />
<br />
Çünkü geleceğin rekabeti yalnızca daha verimli iklimlendirme sistemleri kuranlar arasında yaşanmayacak. Geleceğin rekabeti; doğru tasarım, doğru ürün ve doğru detaylarla enerji ihtiyacını en başından azaltabilenler arasında yaşanacak.<br />
<br />
Benim uzun yıllardır savunduğum “Doğru Ürün – Doğru Detay – Doğru Ticaret” anlayışı da tam olarak bu noktada anlam kazanıyor. Sürdürülebilirlik yalnızca yeni teknolojiler geliştirmek değil, doğru kararları doğru zamanda verebilmektir.<br />
<br />
2053 hedeflerine giden yol; yalnızca daha fazla enerji üretmekten değil, enerjiyi daha akıllıca kullanmaktan geçiyor.<br />
<br />
Ve belki de net sıfır yolculuğunda sormamız gereken ilk soru şudur:<br />
<br />
Önceliğimiz iklimlendirme mi, yoksa enerjiyi baştan koruyan yapılar inşa etmek mi?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:right"><strong>Green Associate, YesTR Uzmanı, Kentsel Dönüşüm Uzmanı, </strong></p>

<p style="text-align:right"><strong>Çevresel Sürdürülebilirlik ve İklim Değişikliği Uzmanı Nil Tiritoğlu</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>İnşaat ve Malzeme</category>
      <guid>https://www.stendustri.com.tr/2053-net-sifir-emisyon-hedefinde-oncelik-iklimlendirme-mi-yalitim-mi</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 17:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://stendustricomtr.teimg.com/crop/1280x720/stendustri-com-tr/uploads/2026/06/nil-tiritoglu-yeni-enhance-4x-faceai-textai.jpeg" type="image/jpeg" length="99381"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Binalarda Yeni Karbon Dönemi: Enerji Performansından Yaşam Döngüsü Performansına Geçiş]]></title>
      <link>https://www.stendustri.com.tr/binalarda-yeni-karbon-donemi-enerji-performansindan-yasam-dongusu-performansina-gecis</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.stendustri.com.tr/binalarda-yeni-karbon-donemi-enerji-performansindan-yasam-dongusu-performansina-gecis" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[16 Mayıs 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan “Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliği”ndeki düzenlemelere vurgu yapan Nil Tiritoğlu, “bina yaşam döngüsü analizi”, “bina yaşam döngüsü analizi belgesi” ve “düşük karbonlu bina belgesi” gibi kavramların tanımlanmasını, yapı sektöründe karbon odaklı yeni bir döneme girildiği şeklinde yorumluyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’de yapı sektörü için uzun zamandır beklenen ama çoğu zaman teknik çevrelerin gündeminde sınırlı kalan bir dönüşüm, artık mevzuatın içine daha görünür biçimde girmiş durumda. 16 Mayıs 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan değişiklikle “Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliği” yeni bir eşik atladı. Bu değişiklik yalnızca enerji kimlik belgesi düzenleme pratiğine eklenen teknik bir başlık olarak okunmamalı. Asıl mesele, Türkiye’de binaların artık sadece kullanım aşamasındaki enerji tüketimiyle değil, yaşam döngüsü boyunca oluşturduğu sera gazı emisyonlarıyla birlikte değerlendirilmeye başlanmasıdır.</p>

<h2>KARBON ODAKLI YENİ BİR DÖNEM</h2>

<p>Yönetmelikte “bina yaşam döngüsü analizi”, “bina yaşam döngüsü analizi belgesi” ve “düşük karbonlu bina belgesi” kavramlarının tanımlanması, yapı sektörünün karbon odaklı yeni bir döneme girdiğini gösteriyor.</p>

<p>Bugüne kadar binalarda enerji performansı denildiğinde ağırlıklı olarak ısıtma, soğutma, sıcak su, havalandırma ve aydınlatma gibi işletme dönemi tüketimleri akla geliyordu. Elbette bu başlıklar hâlâ çok önemli. Ancak iklim krizi, yapı sektörünün sorumluluğunu yalnızca “bina çalışırken ne kadar enerji harcıyor?” sorusuyla sınırlı bırakmıyor. Artık daha büyük ve daha zor bir soru var: “Bu bina, ham maddesinden inşaatına, kullanımından bakımına, yıkımından geri kazanımına kadar tüm ömrü boyunca atmosfere ne kadar yük bırakıyor?” İşte yaşam döngüsü analizi, yani LCA yaklaşımı, tam olarak bu soruya cevap arıyor.</p>

<h2>BİNA YAŞAM DÖNGÜSÜ ANALİZİNİN TARİFİ</h2>

<p>Yönetmelikte yapılan tanım bu açıdan oldukça dikkat çekici. Bina yaşam döngüsü analizi; binanın ham madde temininden başlayarak nakliye süreçleri, inşaat, kullanım, işletme, bakım, onarım, değişim, yenileme, tadilat, yıkım, atık işleme, bertaraf, yeniden kullanım, geri kazanım ve enerji ihracı süreçlerini kapsayan bir hesaplama alanı olarak tarif ediliyor. Bu çerçeve, yapı sektörünün artık yalnızca proje teslimine ya da ruhsat aşamasına odaklanan dar bir bakışla ilerleyemeyeceğini ortaya koyuyor.</p>

<p>Bu noktada sektör için en kritik kavramlardan biri “gömülü karbon”dur. Bir binanın betonunda, çeliğinde, yalıtım malzemesinde, camında, kaplamasında, mekanik sistemlerinde ve taşıma süreçlerinde görünmeyen ama iklim açısından çok gerçek olan bir karbon yükü vardır. Bu yük, binanın kullanım aşamasındaki enerji tüketiminden önce oluşur.</p>

<p><img alt="Adsız Yeni Enhance 4X Faceai" height="2232" src="https://stendustricomtr.teimg.com/stendustri-com-tr/uploads/2026/06/adsiz-yeni-enhance-4x-faceai.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="4096" /></p>

<h2>DÜŞÜK KARBONLU BİNA BELGESİ</h2>

<p>Bir başka önemli başlık ise “Düşük Karbonlu Bina Belgesi”dir. Düzenlemeye göre Enerji Kimlik Belgesindeki sera gazı emisyon sınıfı en az “B”, enerji performans sınıfı ise en az “C” olan binalar için düşük karbonlu bina belgesi BEP-TR üzerinden düzenlenebilecek. Bu ifade, enerji performansı ile sera gazı emisyon performansının artık birlikte okunacağını gösteriyor.</p>

<p>Buradaki dönüşüm, aslında çok daha büyük bir zihniyet değişimini temsil ediyor. Çünkü enerji verimliliği çoğu zaman “daha az tüketim” üzerinden anlatılırken, düşük karbon yaklaşımı “daha doğru sistem, daha doğru malzeme, daha doğru detay ve daha doğru işletme” bütünlüğünü zorunlu kılıyor.</p>

<h3>DOĞRU ÜRÜN, DOĞRU DETAY, DOĞRU TİCARET</h3>

<p>Yeni dönemde doğru ürün seçimi, yalnızca teknik performans meselesi değildir; aynı zamanda karbon yönetimi meselesidir. Doğru detay, yalnızca uygulama başarısı değildir; aynı zamanda yaşam döngüsü performansıdır. Doğru ticaret ise yalnızca ürünü satmak değil, o ürünün binanın toplam çevresel ve ekonomik performansına etkisini okuyabilmektir.</p>

<p>Bu düzenleme, Türkiye’nin 2053 net sıfır emisyon hedefiyle de doğrudan bağlantılı okunmalıdır. Net sıfır hedefi yalnızca enerji santralleri, sanayi tesisleri ya da ulaşım politikalarıyla sınırlı bir hedef değildir. Binalar, şehirler ve kullanılan yapı malzemeleri bu hedefin tam merkezindedir.</p>

<p><img alt="Chatgpt Image 17 May 2026 19 48 11 1" height="517" src="https://stendustricomtr.teimg.com/stendustri-com-tr/uploads/2026/06/chatgpt-image-17-may-2026-19-48-11-1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1527" /></p>

<h3>PERFORMANSI TASARIMIN BAŞINDAN İTİBAREN YÖNETEBİLMEK</h3>

<p>Özellikle 10.000 metrekare ve üzeri yapı inşaat alanına sahip binalarda, yapı kullanma izin belgesi aşamasında Bina Yaşam Döngüsü Analizi Belgesinin Enerji Kimlik Belgesi ile birlikte ilgili idareye sunulmasının zorunlu hale gelecek olması, büyük ölçekli projelerde tasarım kararlarını doğrudan etkileyecektir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu noktada önemli bir ayrımı da doğru yapmak gerekir. Yaşam döngüsü analizi yalnızca bir belge hazırlama işi olarak görülürse, sektör bu dönüşümün ruhunu kaçırır. Asıl değer, belgeyi üretmekte değil, belgeye konu olan performansı tasarımın en başından itibaren yönetebilmektedir.</p>

<p>Bu gelişmenin yapı malzemeleri sektörü açısından sonucu çok nettir: Ürünlerin yalnızca fiyatı, bulunabilirliği ve uygulama kolaylığı değil; çevresel beyanı, karbon verisi, dayanıklılığı, bakım ihtiyacı, servis ömrü ve geri kazanım potansiyeli de daha fazla sorgulanacaktır.</p>

<p><img alt="Chatgpt Image 17 May 2026 19 48 11 2" height="497" src="https://stendustricomtr.teimg.com/stendustri-com-tr/uploads/2026/06/chatgpt-image-17-may-2026-19-48-11-2.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="819" /></p>

<h3>BUGÜNÜN BİNASI, YARININ İKLİM YÜKÜ MÜ, İKLİM ÇÖZÜMÜ MÜ?</h3>

<p>Öte yandan bu dönüşüm, yalnızca çevresel değil ekonomik bir meseledir. Burada LCA ile LCC yani yaşam döngüsü maliyeti birlikte düşünülmelidir. Bir ürünün ilk satın alma maliyeti düşük olabilir; ancak kısa ömürlü, yüksek bakım gerektiren, enerji performansı zayıf veya karbon yükü yüksek bir çözüm uzun vadede daha pahalıya mal olabilir.</p>

<p>Sonuç olarak, 16 Mayıs 2026 tarihli yönetmelik değişikliği yalnızca yeni bir belge zorunluluğu olarak görülmemelidir. Bu değişiklik, Türkiye’de binaların enerji performansından karbon performansına, ürün seçiminden yaşam döngüsü sorumluluğuna, kısa vadeli maliyetten uzun vadeli değer yönetimine doğru ilerlediğini gösteren önemli bir eşiğe işaret ediyor.</p>

<p>Bugünün binası, yarının iklim yükü ya da iklim çözümü olabilir. Aradaki farkı ise mevzuatı yalnızca okumak değil, onu doğru yorumlayan ve sahaya doğru taşıyan bir sektör aklı belirleyecek.<br />
 </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>İnşaat ve Malzeme</category>
      <guid>https://www.stendustri.com.tr/binalarda-yeni-karbon-donemi-enerji-performansindan-yasam-dongusu-performansina-gecis</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 16:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://stendustricomtr.teimg.com/crop/1280x720/stendustri-com-tr/uploads/2026/06/nil-tiritoglu-yeni-enhance-4x-faceai-textai.jpeg" type="image/jpeg" length="99823"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[PERA İskele’den Akıllı ve Sürdürülebilir Dönüşüm Hamlesi]]></title>
      <link>https://www.stendustri.com.tr/pera-iskeleden-akilli-ve-surdurulebilir-donusum-hamlesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.stendustri.com.tr/pera-iskeleden-akilli-ve-surdurulebilir-donusum-hamlesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[PERA İskele Yönetim Kurulu Başkanı Kamuran Denizci, artan maliyet baskıları ve zorlu piyasa koşullarına rağmen Ar-Ge, dijitalleşme ve sürdürülebilir üretim yatırımlarıyla büyümeye devam ettiklerini belirterek, 2026 yılında panel kalıp sistemlerinde gerçekleştirecekleri yeni nesil çözümlerle sektörde fark yaratmayı hedeflediklerini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yıllık 60 bin tonluk üretim kapasitesiyle sektörünün lider şirketlerinden biri konumunda bulunan PERA İskele, zorlu ekonomik koşulları yalnızca bir kriz dönemi olarak değil; aynı zamanda dönüşüm, teknoloji yatırımı ve sürdürülebilir büyüme fırsatı olarak değerlendiriyor. Şirket, özellikle Ar-Ge çalışmaları, dijitalleşme yatırımları ve çevre dostu üretim yaklaşımıyla iskele ve kalıp sistemlerinde daha güçlü bir rekabet avantajı oluşturmayı hedefliyor.</p>

<p>PERA İskele Yönetim Kurulu Başkanı Kamuran Denizci, sektörün bugün yalnızca maliyet artışlarıyla değil; aynı zamanda kalite standartları, sürdürülebilirlik ve haksız rekabet gibi önemli sorunlarla da mücadele ettiğini ifade ediyor. Denizci’ye göre özellikle çelik boru, profil ve sac gibi temel hammaddelerde kalite, sertifikasyon ve izlenebilirlik artık kritik öneme sahip. Uluslararası standartlara uygun üretim yapabilmek için hammaddelerin belirli tolerans ve performans kriterlerini karşılaması gerektiğini vurgulayan Denizci, düşük standartlı üretimlerin sektörde ciddi güvenlik ve işçilik problemleri oluşturduğunu belirtiyor.</p>

<p><img alt="Pera İskele Fabri̇ka Diş Görseli̇ Ges" height="2250" src="https://stendustricomtr.teimg.com/stendustri-com-tr/uploads/2026/05/pera-iskele-fabrika-dis-gorseli-ges.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="4000" /></p>

<h2>AR-GE VE DİJİTALLEŞME İLE VERİMLİLİK ODAKLI ÜRETİM</h2>

<p>PERA İskele, özellikle üretim verimliliğini artırmak ve tedarik süreçlerini daha sürdürülebilir hale getirmek amacıyla son yıllarda önemli yatırımlar gerçekleştirdi. Doğu bölgesinde faaliyet göstermenin lojistik ve teknik servis açısından bazı dezavantajlar yarattığını belirten Kamuran Denizci, buna rağmen üretim altyapılarını güçlendirdiklerini ve yıllık 60 bin tonluk kapasiteye ulaştıklarını ifade ediyor.</p>

<p>Şirketin dijitalleşme yatırımları da dikkat çekiyor. Üretimden satın almaya, finans süreçlerinden stok yönetimine kadar tüm operasyonlar ERP altyapısıyla yönetiliyor. Logo Tiger Wings Enterprise sistemi üzerinden yürütülen operasyonel yapı sayesinde üretim süreçleri daha izlenebilir, ölçülebilir ve verimli hale getiriliyor. Veri odaklı üretim yaklaşımı, hem zaman kayıplarını azaltıyor hem de daha hızlı karar alma imkânı sağlıyor.</p>

<p><img alt="Pera Ürün Uygulama Görseli̇ Enka Santral 3" height="1600" src="https://stendustricomtr.teimg.com/stendustri-com-tr/uploads/2026/05/pera-urun-uygulama-gorseli-enka-santral-3.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1200" /></p>

<h2>2026’DA PANEL KALIP SİSTEMLERİ ÖNE ÇIKACAK</h2>

<p>PERA İskele’nin gelecek dönemdeki en önemli stratejik başlıklarından biri ise panel kalıp sistemleri olacak. Şirket, PERA GENPANEL ve PERA RASTPANEL ürünleriyle panel kalıp alanında yeni bir yapılanmaya hazırlanıyor. Ar-Ge, mühendislik, teknik çizim ve statik analiz çalışmalarını tamamlayan PERA İskele, test üretimlerine başlamış durumda.</p>

<p>Kamuran Denizci’ye göre panel kalıp sistemleri, sektörde ciddi mühendislik altyapısı ve teknik uzmanlık gerektiren özel bir alan. Standart dışı üretimlerin yaygın olduğu piyasada kaliteli, güvenli ve mühendislik odaklı çözümler sunmanın önemli bir fark yaratacağını belirten Denizci, bu alanda rekabetin kalite ve mühendislik gücüyle şekilleneceğini ifade ediyor.</p>

<p><img alt="Pera Ürün Uygulama Görseli̇ Enka Santral 1" height="1428" src="https://stendustricomtr.teimg.com/stendustri-com-tr/uploads/2026/05/pera-urun-uygulama-gorseli-enka-santral-1.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1080" /></p>

<h2>SÜRDÜRÜLEBİLİR ÜRETİM VE GES YATIRIMLARI</h2>

<p>Şirketin dönüşüm stratejisinde sürdürülebilirlik yatırımları da önemli yer tutuyor. Daha uzun ömürlü ve tekrar kullanılabilir ürünler geliştirmeye odaklanan PERA İskele, üretim süreçlerinde enerji verimliliğini artırmaya yönelik yatırımlar gerçekleştiriyor.</p>

<p>Bu kapsamda devreye alınan 1425 kW gücündeki Pera Çatı GES sistemi sayesinde şirket kendi enerjisini üretirken, aynı zamanda sisteme enerji satışı da yapabiliyor. Bunun yanında yağmur suyu geri kazanım sistemiyle su kaynaklarının daha verimli kullanılması hedefleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kamuran Denizci, tüm bu yatırımları yalnızca bugünün maliyet baskılarına karşı alınmış önlemler olarak görmediklerini belirterek şu değerlendirmeyi yapıyor: “Biz bu süreci yalnızca ekonomik zorluklar olarak değil; daha akıllı üretim, daha güçlü mühendislik ve daha sürdürülebilir bir gelecek için dönüşüm fırsatı olarak görüyoruz.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>İnşaat ve Malzeme</category>
      <guid>https://www.stendustri.com.tr/pera-iskeleden-akilli-ve-surdurulebilir-donusum-hamlesi</guid>
      <pubDate>Tue, 12 May 2026 17:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://stendustricomtr.teimg.com/crop/1280x720/stendustri-com-tr/uploads/2026/05/pera-iskelekalip.png" type="image/jpeg" length="56437"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gelecek Sadece İnşa Edilmeyecek, Öğretilecek]]></title>
      <link>https://www.stendustri.com.tr/gelecek-sadece-insa-edilmeyecek-ogretilecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.stendustri.com.tr/gelecek-sadece-insa-edilmeyecek-ogretilecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Geleceğin rekabetinin ürün üzerinden değil; bilgiye erişim ve doğru karar verme hızı üzerinden şekilleneceğini vurgulayan Nil Tiritoğlu: “Sahadaki bilgiyle teknolojiyi birleştiren, deneyimi dijital hafızaya dönüştüren ve bu bilgiyi yeniden sahaya aktaran bir yapı üzerinde çalışıyoruz.”]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bugün inşaat ve yapı malzemeleri sektörü, tarihinin en kritik eşiklerinden birinden geçiyor. Artan maliyetler, sürdürülebilirlik baskısı, regülasyonlar ve değişen kullanıcı beklentileri…<br />
Bunların her biri ayrı ayrı önemli. Ancak asıl mesele şu: Biz artık yalnızca yapı üretmiyoruz, aynı zamanda bilgi üretmek zorundayız. Çünkü sektörümüzdeki en büyük problem, ürün eksikliği değil; doğru bilginin doğru detaya ulaşamaması. Yıllardır sahada gördüğümüz en temel kırılma noktası şu oldu: Yanlış ürün seçimi, yanlış detayda uygulama ve bunun sonucunda hem ekonomik hem de yapısal kayıplar. Bu durum yalnızca projeleri değil, sektörün güvenilirliğini de zedeliyor. İşte tam bu noktada biz, klasik ticaret anlayışının ötesine geçen bir dönüşümün içindeyiz. Sadece ürün satan değil, doğru detayı öğreten bir sistem kurmak.</p>

<p>“<strong>YAPAY ZEKÂ DESTEKLİ ÖĞRENME VE KARAR SİSTEMLERİ”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ve bunu yaparken, bugüne kadar sektörde pek alışık olunmayan bir alanı merkeze alıyoruz: “Yapay zekâ destekli öğrenme ve karar sistemleri”.</p>

<p>Ancak burada bahsettiğimiz şey, sıradan bir dijitalleşme ya da otomasyon değil.<br />
Biz, sahadaki bilgiyle teknolojiyi birleştiren, deneyimi dijital hafızaya dönüştüren<br />
ve bu bilgiyi yeniden sahaya aktaran bir yapı üzerinde çalışıyoruz.</p>

<p>Çünkü biliyoruz ki geleceğin rekabeti, ürün üzerinden değil; bilgiye erişim ve doğru karar verme hızı üzerinden şekillenecek.</p>

<p><strong>DOĞRU ÜRÜN-DOĞRU DETAY EŞLEŞMESİNİ ÖĞRETEN YAPI</strong></p>

<p>Bu kapsamda üzerinde çalıştığımız sistem; yalnızca teknik veri sunan bir araç değil, aynı zamanda doğru ürün-doğru detay eşleşmesini öğreten, hata riskini minimize eden ve uygulama kalitesini standardize eden bir yapı olacak. Daha açık ifade etmek gerekirse; bugün bir şantiyede yılların tecrübesiyle verilen kararlar, yarın bu sistem sayesinde anlık, veriye dayalı ve çok daha güvenilir şekilde alınabilecek.</p>

<p>Ancak bu dönüşümün en kritik tarafı teknoloji değil. Zihniyet.</p>

<p>Çünkü sektörümüzde uzun yıllardır alışkanlıklarla hareket eden bir yapı var. Oysa yeni dönemde fark yaratacak olanlar, yalnızca ürün bilenler değil; doğruyu sistematik olarak üretebilenler olacak. Bizim hedefimiz de tam olarak bu: Bilgiyi kişisel tecrübelerin sınırından çıkarıp, sektörün ortak aklı haline getirmek. Bu yaklaşımın sürdürülebilirlikle de doğrudan ilişkisi var.Çünkü doğru ürünün doğru detayda kullanılması; daha az kaynak tüketimi, daha uzun ömürlü yapılar ve daha düşük karbon ayak izi anlamına geliyor.</p>

<p>Yani bu sadece bir teknoloji yatırımı değil, aynı zamanda bir gelecek yatırımı.</p>

<p>Henüz detaylarını paylaşmadığımız bu çalışma, sektörümüzde bugüne kadar çok fazla denenmemiş bir yaklaşımı temsil ediyor. Belki de ilk kez, ticaretin merkezine bu kadar güçlü bir şekilde “öğrenme” yerleşiyor.</p>

<p>Ve biz inanıyoruz ki;</p>

<p>Gelecekte en güçlü şirketler, en çok ürün satanlar değil,<br />
en doğru bilgiyi üreten ve bunu sahaya aktarabilenler olacak.</p>

<p>Biz de bu geleceği bekleyen değil, inşa eden tarafta olmayı seçiyoruz.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>İnşaat ve Malzeme</category>
      <guid>https://www.stendustri.com.tr/gelecek-sadece-insa-edilmeyecek-ogretilecek</guid>
      <pubDate>Fri, 08 May 2026 15:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://stendustricomtr.teimg.com/crop/1280x720/stendustri-com-tr/uploads/2026/05/euf-zirvesi-339.png" type="image/jpeg" length="66474"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bilgi, Sorumluluk ve Gerçek  Değer Üzerine Bir Yolculuk]]></title>
      <link>https://www.stendustri.com.tr/bilgi-sorumluluk-ve-gercek-deger-uzerine-bir-yolculuk</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.stendustri.com.tr/bilgi-sorumluluk-ve-gercek-deger-uzerine-bir-yolculuk" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yapı malzemeleri sektöründe kalite, teknik bilgi ve doğru uygulama vurgusunu öne çıkaran Nil Tiritoğlu, bu ay köşesinde “doğru ürün–doğru detay–doğru ticaret” yaklaşımını sürdürülebilir ve güvenli yapılaşmanın anahtarı olarak gösterdiği bir makale kaleme aldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yapı malzemeleri sektörü, bugün yalnızca bir ticaret alanı değil; aynı zamanda sürdürülebilir şehirlerin, dirençli yapıların ve düşük karbonlu bir geleceğin temel taşıdır. Türkiye’nin 2030 sürdürülebilir kalkınma hedefleri ve 2053 net sıfır emisyon vizyonu doğrultusunda, bu sektörün rolü her zamankinden daha kritik hâle gelmiştir.</p>

<p>Ancak bu kritik rol, beraberinde önemli bir sorumluluğu da getirmektedir. Çünkü yapı sektörü yalnızca projelerle değil, o projelerde kullanılan malzemelerin niteliği, doğru detaylarla uygulanması ve bu sürecin doğru bir ticari anlayışla yönetilmesiyle anlam kazanır.</p>

<p>Bizler yıllardır “doğru ürün – doğru detay – doğru ticaret” yaklaşımının altını çiziyoruz. Bu yaklaşım, bir slogan olmanın ötesinde; sahada karşılığı olan, hatayı minimize eden ve uzun vadede hem ekonomik hem de çevresel fayda sağlayan bir sistemdir. Çünkü yanlış ürün seçimi ya da eksik detay çözümü yalnızca bir uygulama hatası değildir; aynı zamanda enerji kaybı, kaynak israfı ve geri dönüşü zor maliyetler anlamına gelir.</p>

<p><img alt="260334804 L" height="862" src="https://stendustricomtr.teimg.com/stendustri-com-tr/uploads/2026/04/260334804-l.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="650" /></p>

<p>Son yıllarda sektörde gözlemlediğimiz değişim ise dikkatle ele alınması gereken bir noktaya işaret ediyor. Farklı sektörlerden, çoğu zaman teknik altyapıdan bağımsız şekilde, yalnızca ticari fırsat motivasyonuyla bu alana yönelen girişimlerin arttığını görüyoruz. Tekliflerin teknik analizden uzak, çoğu zaman kopyalanarak ve yalnızca fiyat üzerinden rekabet edilerek oluşturulması; kısa vadede bir hareketlilik yaratsa da uzun vadede sektörün genel kalitesini aşağı çekmektedir.</p>

<p>Bu durum yalnızca rekabeti değil; aynı zamanda yapı güvenliğini, enerji verimliliğini ve sürdürülebilirlik hedeflerini de doğrudan etkilemektedir. Çünkü yapı malzemesi ticareti, yüzeyde göründüğünden çok daha fazla teknik bilgi, saha deneyimi ve sorumluluk bilinci gerektiren bir alandır.</p>

<p>İklim Kanunu’nun yürürlüğe girdiği, karbon emisyonlarının azaltılmasının artık bir tercih değil, zorunluluk hâline geldiği bir dönemdeyiz. Böyle bir dönemde yapı malzemesi sektörünün de kendi içinde bir dönüşüm yaşaması kaçınılmazdır. Bu dönüşümün en önemli başlıklarından biri ise malzeme bilincinin ve mesleki yetkinliğin artırılmasıdır.</p>

<p>Sektöre girişin tamamen serbest olduğu bir yapıdan, belirli bilgi ve yeterlilik kriterlerinin arandığı bir yapıya geçiş; hem sektörün sağlıklı büyümesi hem de ülkenin sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşması açısından kritik bir adımdır.</p>

<p>Burada üretici firmalara da önemli bir sorumluluk düşmektedir. İş ortaklıklarının yalnızca satış hacmi üzerinden değil; teknik yetkinlik, proje yaklaşımı ve uzun vadeli iş disiplini üzerinden değerlendirilmesi gerekmektedir. Geçmişte maalesef kurdukları bayi ağları ayaklarına “bağ” olmaktadır. İlerlemenin önünü kesen bu köhneleşmiş iş ortakları aynı zamanda kârlılığı da oldukça düşürmektedir. Ne sattığını bilmeyen bir bayi, üreticiye ne doğru geri bildirim verebilir ne de üreticinin ürettiği ürünün mukayesesini yapıp pazarda ürün konumlandırabilir.</p>

<p><strong>Sonuç</strong>: “kârlılık yok” algısı; sebep ise yalıtım işinin uzmanı olmayan ellerde harcanmasıdır. Bayiler üreticiye güç katacağına, sektörü güçler çatışması hâline getirmiştir. Sektörün yönünü belirleyen yalnızca talep değil, aynı zamanda bu talebin nasıl karşılandığıdır. Kurum kültürü olmayan, sattığı ürün hakkında bilgi ve uzmanlığı bulunmayan firmalardan kaynaklı “kârlılık yok” eleştirilerine katılmıyorum; üreticiler ektiklerini biçiyorlar…</p>

<p><img alt="93153930 L" height="433" src="https://stendustricomtr.teimg.com/stendustri-com-tr/uploads/2026/04/93153930-l.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="650" /></p>

<p>Biz bu yolculuğa “yeni nesil” olarak çıktık. Ancak kısa sürede gördük ki mesele yalnızca yeni olmak değil; fark yaratabilmektir. Bu nedenle “yeni nesilde fark var” dedik. Bu farkı da yalnızca söylemde değil; eğitimle, teknik bilgiyle, sahadaki deneyimle ve sürekli gelişimle besledik.</p>

<p>Aldığımız her eğitim, kazandığımız her sertifika ve sahada edindiğimiz her tecrübe bize şunu daha net gösterdi: Bu sektör, yüzeyde göründüğünden çok daha derin bir bilgi ve sorumluluk alanıdır. Sorumluluklarımızın bilincinde olup “Yalıtımda Fark Yaratır” misyonunu benimsedik ve vizyonumuzu şekillendirdik.</p>

<p>Bugün geldiğimiz noktada ise bu yaklaşımı bir adım ileri taşıyoruz. Sektörü yalnızca bugünün ihtiyaçlarıyla değil; inovasyon, sürdürülebilirlik ve gelecek vizyonuyla birlikte ele alıyoruz.</p>

<p>Çünkü biliyoruz ki geleceğin şehirleri yalnızca betonla değil; doğru malzeme, doğru sistem ve doğru bakış açısıyla inşa edilecek.</p>

<p><strong>MANİFESTO: BİZ NASIL BİR SEKTÖR İSTİYORUZ?</strong><br />
Biz; bilginin fiyatın önüne geçtiği, detayın işin özü olarak görüldüğü, ticaretin yalnızca kazanmak değil, değer üretmek anlamına geldiği bir sektör istiyoruz.</p>

<p>Biz; kopyalanan tekliflerle değil, geliştirilen çözümlerle büyüyen; kısa vadeli kazançlarla değil, uzun vadeli güvenle ilerleyen bir yapı istiyoruz.</p>

<p>Biz; gerçekten bu işe emek veren, öğrenen ve geliştirenin yer aldığı bir ekosistem istiyoruz.</p>

<p>Çünkü biliyoruz ki bu sektör yalnızca ürün satılan bir alan değil, geleceğin şehirlerinin temellerinin atıldığı bir alandır.</p>

<p>Ve biz bu temelin sağlam, bilinçli ve sürdürülebilir olmasından yanayız.</p>

<p>Artık mesele ne kadar sattığımız değil, ne kadar doğru yaptığımızdır.</p>

<p>Artık mesele büyümek değil, doğru şekilde büyümektir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ve biz, bu farkın tarafındayız.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>İnşaat ve Malzeme</category>
      <guid>https://www.stendustri.com.tr/bilgi-sorumluluk-ve-gercek-deger-uzerine-bir-yolculuk</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 11:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://stendustricomtr.teimg.com/crop/1280x720/stendustri-com-tr/uploads/2026/04/euf-zirvesi-311.png" type="image/jpeg" length="39358"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yapı ve İnşaat Sektörü Bir Araya Geliyor]]></title>
      <link>https://www.stendustri.com.tr/yapi-ve-insaat-sektoru-bir-araya-geliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.stendustri.com.tr/yapi-ve-insaat-sektoru-bir-araya-geliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de yapı ve inşaat sektörüne özel olarak gerçekleştirilen ilk ihtisas fuarı olma niteliğini taşıyan Yapı Fuarı – Turkeybuild İstanbul, 27–30 Nisan 2026’da 48’inci kez kapılarını açacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uluslararası firmaları, bölgenin üst düzey temsilcilerini ve ekonominin tüm alanlarını kapsayan 50’den fazla fuar ve konferansa imza atan ICA Events, yapı ve inşaat sektörü için “ihracat kapısı” niteliğindeki 48. Yapı Fuarı – Turkeybuild İstanbul’u 27–30 Nisan 2026<strong> </strong>tarihleri arasında düzenleyecek. TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek olan ve T.C. Ticaret Bakanlığı tarafından bu yıl ilk kez hayata geçirilen "Yurt İçi Prestijli Fuarlar" listesine dahil edilen fuar, ürün grubu çeşitliliği sayesinde sektör için bir buluşma noktası olacak. Fuar, sektöre yön veren stratejik iş birliklerini bu yıl Hırdavat Sanayici ve İş İnsanları Derneği (HISİAD) ile yaptığı Hardware Eurasia – Hırdavat Özel Bölümü, İskele Kalıp Sanayicileri Derneği (İKSD) ile gerçekleştirdiği İskele – Kalıp Özel Bölümü sayesinde güçlendirecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>YAPI VE İNŞAAT SEKTÖRÜ İÇİN KÜRESEL TİCARETİN MERKEZİ OLACAK</strong></p>

<p>Fuarın köklü geçmişi sayesinde yapı ve inşaat sektörü açısından en kapsamlı buluşma noktası olduğunu ifade eden Yapı Fuarı – Turkeybuild İstanbul Direktörü Banu Keskin,<strong> </strong>“1978 yılında düzenlendiği ilk günden bu yana sektörün kurumsallaşması, üretim çeşitliliğinin artması ve uluslararası ticari iş birliklerinin gelişmesinde öncü bir rol üstlenen fuarımız, bu tarihsel konumu sayesinde kendi sektöründe referans noktası konumunda yer alıyor. Türkiye’de ve yurt dışında bilinirliğe ulaşan birçok yapı firması, markalaşma, yeni ürün tanıtımlarında ve ihracat ağına erişim süreçlerinde fuarımızın sağladığı buluşma ortamından yararlanıyor. Bu açıdan fuar, yalnızca tanıtım alanı değil; Türkiye’nin yapı-inşaat malzemeleri ve teknolojileri sektöründe üretim ve tasarım gücünün dünya pazarlarına açıldığı sürekli bir ticaret kapısı niteliğine sahip. Türkiye’nin en köklü ve bölgenin en büyük yapı fuarı olması sebebiyle de sektör için bir ‘ihracat kapısı’ oluyor.” dedi.</p>

<p><img alt="G R K 1761" height="433" src="https://stendustricomtr.teimg.com/stendustri-com-tr/uploads/2026/04/g-r-k-1761.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="650" /></p>

<p><strong>YAPI VE İNŞAAT SEKTÖRÜ İÇİN YARATTIĞI İŞ HACMİ 456 MİLYON EURO’YU BULDU</strong></p>

<p>Yapı Fuarı – Turkeybuild İstanbul’un sektör için küresel ticaretin merkezi olarak konumlandığını belirten Keskin, sözlerine şöyle devam etti:</p>

<p>“Geçtiğimiz yıl fuarda katılımcıların yüzde 86’sı, fuar sırasında gerçekleştirdikleri görüşmeleri sipariş ve ön anlaşma ile sonuçlandırdı. Fuara ilk defa katılan katılımcıların yüzde 92’si ise fuar sırasında sipariş aldı veya ön anlaşma sağladı. Ayrıca 2025 yılı katılımcılarının yüzde 93’ü, bu yıl da fuara katılacaklarını belirtti. Bunun yanında katılımcı başına 1 milyon Euro’dan fazla olmak üzere toplamda 456 milyon Euro’luk iş hacmi yaratan fuarımız, sektör profesyonelleri tarafından ilgiyle takip edildi. Fuar kapsamında sipariş ve ön anlaşmaların sayısı 4 bin 700’ü aşarken katılımcı başına ortalama 11 iş anlaşmasına imza atıldı. Bu veriler, fuarın sektördeki güçlü konumu ve yarattığı ekonomik değeri kanıtlıyor.”</p>

<p><strong>DOĞRU BAĞLANTI İÇİN FUARDAN İKİ BÖLÜM</strong></p>

<p>Yapı Fuarı – Turkeybuild İstanbul’un bu yılki edisyonunda sektör ekosistemini büyüten ve geliştiren iş birlikleri de gerçekleştireceğine dikkat çeken Keskin, “Bu yıl HISİAD ile yaptığımız iş birliği kapsamında Hardware Eurasia – Hırdavat Özel Bölümü’nü kurguladık ve bu sayede sektörün tüm alt kategorilerini tek çatı altında buluşturacağız. Bu bölümde firmalar; ürünlerini ulusal ve uluslararası alıcılara sunma ve dünya pazarlarından gelen profesyonellerle doğrudan bir araya getirme fırsatı bulacak. Bunun yanında diğer iş birliğimizi de İKSD ile gerçekleştirdik ve bu kapsamda İskele – Kalıp Özel Bölümü için bir salon oluşturacağız. Burada da sektörde faaliyet gösteren firmaların ürünlerini tek bir çatı altında sergilemesine imkan tanırken, yeniliklerini tanıtma, profesyonel ziyaretçilerle doğrudan iletişim kurma, ulusal ve uluslararası alıcılarla bağlantı geliştirme gibi birçok fırsatı sunacağız. Bu iş birlikleri ile amacımız, yapı ve inşaat sektörünün tamamlayıcı ürün gruplarını doğru alıcılarla stratejik bir şekilde buluşturmak.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>FUARIN BU YILKİ KONFERANS PROGRAMI DOPDOLU</strong></p>

<p>Yapı Fuarı kapsamında düzenlenen dört günlük konferans programının katılımcı ve ziyaretçilere zengin bir içerik sunacağını söyleyen Keskin, şu bilgileri paylaştı:</p>

<p>“Bu yıl konferanslar, sektörün dönüşümünü farklı perspektiflerden ele alan tematik kurgusuyla dikkat çekiyor. ‘Büyümenin Kodları’, ‘Bağlantıların Mimarisi’, ‘Dönüşümün Mimarisi’ ve ‘Şehirlerin Sessiz Mimarı: Yapay Zeka’ başlıkları altında şekillenen oturumlar; mimarlık, tasarım, malzeme, teknoloji ve kent ölçeğinde güncel tartışmaları sektör profesyonelleriyle buluşturacak. Start-up ekosisteminden küresel tedarik zincirlerine, döngüsel malzeme ekonomisinden yapay zeka destekli tasarıma uzanan geniş içerik yelpazesine sahip program ile yapı dünyasının geleceğini şekillendiren fikirleri ve iş birliklerini aynı platformda bir araya getirmeyi hedefliyoruz.”<strong> </strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>İnşaat ve Malzeme</category>
      <guid>https://www.stendustri.com.tr/yapi-ve-insaat-sektoru-bir-araya-geliyor</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 14:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://stendustricomtr.teimg.com/crop/1280x720/stendustri-com-tr/uploads/2026/04/g-r-k-1662.JPG" type="image/jpeg" length="10034"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Şantiyeler Fabrikaya Taşınırken Yapay Zekanın Rolü]]></title>
      <link>https://www.stendustri.com.tr/santiyeler-fabrikaya-tasinirken-yapay-zekanin-rolu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.stendustri.com.tr/santiyeler-fabrikaya-tasinirken-yapay-zekanin-rolu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tekin Mimarlık Mühendislik Genel Müdürü İnşaat Yüksek Mühendisi Sadi Özsaraç, yapay zeka destekli fabrikasyon üretim modellerinin inşaatı geleneksel bir şantiyeden yüksek hassasiyetli bir imalat disiplinine dönüştürdüğünü vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yerinde dökme geleneğinden dijital reçetelerle çalışan fabrikasyon sistemlere uzanan yeni inşaat anlayışı, mühendisliğin rolünü de köklü biçimde değiştiriyor. Tekin Mimarlık Mühendislik Genel Müdürü İnşaat Yüksek Mühendisi Sadi Özsaraç, yapay zeka, dijital hafıza ve endüstriyel üretimin birleştiği bu dönüşümün, daha güvenli, hızlı ve sürdürülebilir yapılar için güçlü bir zemin oluşturduğunu şöyle anlatıyor:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Geleneksel bir inşaat sahasını gözünüzün önüne getirin: Çamurlu bir zemin, birbirine karışan demir sesleri, beton mikserlerinin gürültüsü ve hava durumuna göre sürekli değişen, belirsizliklerle dolu bir takvim. Yüzyıllardır süregelen bu manzara, bugün büyük bir değişimin eşiğinde. Biz mühendisler için inşaat artık sadece bir "yapım" süreci değil; yüksek hassasiyetli bir "imalat" disiplinine dönüşüyor. "Yerinde dökme" geleneği, yerini fabrikalarda üretilen, milimetrik hassasiyete sahip akıllı parçalara bırakırken; bu sürecin en büyük yardımcısı ise yapay zeka olacak gibi duruyor.”</p>

<p><strong>OFİSLERDEKİ GÖRÜNMEZ HAFIZA: DİJİTAL KOPYADAN ÜRETİME</strong></p>

<p>Bu yolculuğun aslında şantiyede değil, mühendislik ofislerindeki bilgisayar ekranlarında başladığını ifade eden Özsaraç, “Mühendis olarak bizler, bir yapının ayakta durmasını sağlayan taşıyıcı sistemleri tasarlarken artık sadece kağıt üzerine çizim yapmıyoruz. Yapay zeka desteği sayesinde projeler, fabrika bandına doğrudan emir veren birer "reçete" haline geliyor.</p>

<p>Mühendislik ofisleri artık sadece hesap yapılan yerler değil, birer "Kurumsal Hafıza Merkezi"ne dönüşüyor. Bizim gibi bu işe kafa yoran ofislerde, yapay zeka sistemleri geçmişte çözülmüş binlerce teknik detayı ve yönetmelik maddesini dakikalar içinde tarayabiliyor. Bir mühendis için "tecrübe", artık sadece yılların birikimi değil, akıllı sistemlerle her an ulaşılabilen bu devasa bilgi havuzudur. Bu sistemler sayesinde, üretime gönderilecek bir panelin dayanımından, içinden geçecek su borusunun çapına kadar her detay, henüz sahaya tek bir işçi inmeden kusursuz hale getiriliyor.” dedi.</p>

<p><strong>FABRİKA KATI: İNŞAATIN YENİ MUTFAĞI</strong></p>

<p>Geleceğin binalarının parça parça şantiyeye gelen malzemelerle değil, fabrikada tamamlanmış devasa "akıllı yapı taşlarıyla" yükseleceğini vurgulayan Özsaraç, “Hedeflediğimiz sistemde; binanın taşıyıcı sistemi, iç duvarları, ısı yalıtımı ve hatta elektrik-su tesisatları fabrikada, robotik kollar vasıtasıyla tek bir panelin içine yerleştiriliyor.</p>

<p>Peki, bu neden bu kadar önemli? Bir fabrikada, dışarıdaki yağmurdan veya dondurucu soğuktan etkilenmeden, günün 24 saati üretim yapabilirsiniz. Yapay zeka ile çalışan kontrol kameraları, üretim bandındaki her bir kaynak noktasını veya beton kalitesini milimetrik olarak denetler. İnsan gözünün yorgunlukla kaçırabileceği ufacık bir demir kayması, akıllı sistemler tarafından anında fark edilir. Bu, inşaatta "sıfır hata" hedefine ilk kez bu kadar yaklaştığımız anlamına geliyor. Teknik olarak bu paneller; yüksek performanslı betonlar ve yeni nesil güçlendirme malzemeleriyle en hafif ama en dayanıklı olacak şekilde üretiliyor. Şantiyeye ulaştığında ise sadece birleştirilmek üzere yerlerine yerleştiriliyor. Üstelik fabrikasyon imalatlarda bizim bugün yapı malzemelerinde aldığımız yüksek hata güvenlik katsayıları da 1’e (bir) yaklaşıyor.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>ŞANTİYEDE YENİ BİR DÜZEN: HIZ VE GÜVENLİK</strong></p>

<p>“Bu sistemle birlikte şantiyelerde geçirdiğimiz aylar, haftalara; haftalar ise günlere iniyor. Fabrikada her parçaya atanan dijital kimlikler, o parçanın binanın tam olarak neresine, hangi açıyla monte edileceğini söylüyor. Şantiyede artık "bu demir buraya sığmadı" veya "tesisat boşluğu unutulmuş" gibi dertler tarih oluyor.” diyen Özsaraç, geleceğin inşaat sahalarında, ağır ve tehlikeli iş gücünün yerini akıllı montaj sistemlerine bırakacağını ve sahadaki çalışan sayısı azalırken, yapılan işin niteliğinin artacağını belirtti ve “Bu sadece işin hızlı bitmesi demek değil, aynı zamanda iş kazalarının en aza indiği, israfın yok denecek kadar azaldığı çevreci bir model demek. Fabrikadaki akıllı hesaplama sistemleri sayesinde malzeme israfı neredeyse sıfıra inerken, çevreye verilen rahatsızlık da minimuma düşecek.” dedi.</p>

<p><strong>MÜHENDİSİN DEĞİŞEN ROLÜ: SİSTEM VE TASARIM MÜHENDİSLİĞİ</strong></p>

<p>Tüm bu teknolojik gelişmeler, "Artık mühendise gerek kalmayacak mı?" sorusunu akıllara getirebilir. Aksine, mühendisin rolünün hiç olmadığı kadar değerli hale geldiğinin altını çizen Özsaraç, “Bizler artık sadece statik hesap yapıp çizim hazırlayan kişiler değil; bu akıllı sistemleri yöneten, karmaşık tasarım süreçlerini denetleyen ve dijital hafızayı kurgulayan birer Sistem ve Tasarım Mühendisi oluyoruz. Taşıyıcı sistemin güvenliğinden ödün vermeden, bu sistemi en hızlı ve en hatasız şekilde nasıl üretebiliriz sorusunun cevabını biz veriyoruz.</p>

<p>İnşaat sektörü büyük bir kabuk değiştiriyor. Fabrikalarda üretilen, yapay zeka ile denetlenen ve hızlıca monte edilen binalar; daha güvenli ve daha ekonomik bir geleceğin kapılarını aralıyor. Bu dönüşüme bugün ayak uyduran mühendisler ve firmalar, yarının dünyasını inşa edenler olacak.” diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>İnşaat ve Malzeme</category>
      <guid>https://www.stendustri.com.tr/santiyeler-fabrikaya-tasinirken-yapay-zekanin-rolu</guid>
      <pubDate>Fri, 30 Jan 2026 17:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://stendustricomtr.teimg.com/crop/1280x720/stendustri-com-tr/uploads/2026/01/euf-zirvesi-238.png" type="image/jpeg" length="76315"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[2053 Net Sıfır Yolunda Yapı Sektörü ve Dekarbonizasyon]]></title>
      <link>https://www.stendustri.com.tr/2053-net-sifir-yolunda-yapi-sektoru-ve-dekarbonizasyon</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.stendustri.com.tr/2053-net-sifir-yolunda-yapi-sektoru-ve-dekarbonizasyon" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[“2053 Net Sıfır Yolunda Yapı Sektörü: Dekarbonizasyonun Stratejik Rolü” konulu bir makale kaleme alan Nil Tiritoğlu, “Yönetmeliklere uyum, bu yolculuğun yalnızca başlangıç noktası olup, asıl farkı yaratan karbonsuzlaşmayı stratejik bir vizyon olarak benimseyebilmektir.” diyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye yapı sektörü, 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri ve 2053 Net Sıfır Emisyon taahhüdü doğrultusunda kapsamlı bir dönüşüm sürecinden geçmektedir. Bu dönüşümün temelinde ise dekarbonizasyon, yani karbonsuzlaşma yer almaktadır. Yapı sektöründe atılacak her adım, Türkiye’nin toplam sera gazı emisyonlarının azaltılmasında doğrudan ve belirleyici bir etki yaratmaktadır. Bu yaklaşım, yürürlüğe giren İklim Kanunu ve ilgili politika belgeleriyle de güçlü biçimde desteklenmektedir.</p>

<p>Küresel ölçekte değerlendirildiğinde binalar, enerji kaynaklı karbon emisyonlarının yaklaşık %37’sinden sorumludur. Türkiye özelinde ise bina ve inşaat sektörü, toplam enerji tüketiminin yaklaşık %35–40’ını oluşturmaktadır. Bu veriler, yapı sektörünün dekarbonizasyon sürecinde neden kilit bir rol üstlendiğini açıkça ortaya koymaktadır.</p>

<p><strong>TEMEL HEDEF, KARBON EMİSYONUNUN KADEMELİ OLARAK AZALTMAK</strong></p>

<p>2053 Net Sıfır hedefi yalnızca enerji tüketiminin azaltılmasını değil, aynı zamanda karbon yoğunluğunun sistematik biçimde düşürülmesini zorunlu kılmaktadır. Bu kapsamda yapı sektöründeki temel hedef, birim metrekare başına düşen karbon emisyonunun kademeli olarak azaltılmasıdır. Önümüzdeki on yıllık süreçte yeni binalarda operasyonel karbon emisyonlarının en az %40–50 oranında azaltılması, 2050’ye yaklaşırken ise %80’in üzerinde bir karbonsuzlaşma sağlanması öngörülmektedir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’nin “Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar”, “Erişilebilir ve Temiz Enerji” ve “İklim Eylemi” başlıkları, yapı sektöründe dekarbonizasyonun yalnızca çevresel değil, aynı zamanda sosyal ve ekonomik bir gereklilik olduğunu göstermektedir. Enerji verimli ve düşük karbonlu yapılar, hane halkı enerji maliyetlerini düşürürken kentlerin iklim değişikliğine karşı dayanıklılığını artırmaktadır.</p>

<p>Bu noktada yalnızca yapıların işletme aşamasındaki enerji tüketimine odaklanmak yeterli değildir. Tasarım, malzeme seçimi, yapım süreci ve kullanım dâhil olmak üzere tüm yaşam döngüsü boyunca ortaya çıkan karbon etkisinin dikkate alınması gerekmektedir. Gömülü karbonun bazı yapı türlerinde toplam karbon ayak izinin %50’sine kadar ulaşabilmesi, malzeme tercihleri ve yapım tekniklerinin önemini artırmaktadır.</p>

<p>Kentsel dönüşüm projeleri ise karbonsuzlaşma açısından önemli bir fırsat sunmaktadır. Mevcut yapı stokunun enerji performansının iyileştirilmesiyle şehir ölçeğinde %30–40 oranında emisyon azaltımı mümkündür. Ancak bu potansiyelin hayata geçebilmesi, dönüşüm projelerinin yalnızca yapısal güvenlik değil, enerji ve karbon performansı kriterleriyle birlikte ele alınmasına bağlıdır.</p>

<p>Sonuç olarak yapı sektöründe dekarbonizasyon bir tercih değil, 2030 ve 2053 hedefleri doğrultusunda zorunlu bir dönüşümdür. Bu süreçte sektör paydaşlarının sorumluluğu, kısa vadeli maliyet odaklı yaklaşımlar yerine uzun vadeli değer yaratmayı merkeze alan bir bakış açısı geliştirmektir. Yönetmeliklere uyum bu yolculuğun başlangıç noktasıdır; asıl farkı yaratan ise karbonsuzlaşmayı stratejik bir vizyon olarak benimseyebilmektir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>İnşaat ve Malzeme</category>
      <guid>https://www.stendustri.com.tr/2053-net-sifir-yolunda-yapi-sektoru-ve-dekarbonizasyon</guid>
      <pubDate>Fri, 30 Jan 2026 16:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://stendustricomtr.teimg.com/crop/1280x720/stendustri-com-tr/uploads/2026/01/euf-zirvesi-241.png" type="image/jpeg" length="68230"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cubo ile İç ve Dış Mekanlarda Tek Tip Değil, Doğru Çözüm]]></title>
      <link>https://www.stendustri.com.tr/cubo-ile-ic-ve-dis-mekanlarda-tek-tip-degil-dogru-cozum</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.stendustri.com.tr/cubo-ile-ic-ve-dis-mekanlarda-tek-tip-degil-dogru-cozum" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cubo Genel Müdür Yardımcısı İsmail Helvacıoğlu, ahşap, metal ve endüstriyel yüzeyler için geliştirilen modüler çözümlerle estetik, dayanıklılık ve sürdürülebilirliği nasıl bir araya getirdiklerini değerlendirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yapı ve yüzey çözümlerinde estetikle mühendisliği aynı potada buluşturan Cubo, iç ve dış mekanlara yönelik geliştirdiği modüler sistemlerle sektörde fark yaratıyor. Cubo Genel Müdür Yardımcısı İsmail Helvacıoğlu ile ahşap, metal ve endüstriyel yüzeylere özel çözümlerden ürün geliştirme süreçlerine, sürdürülebilirlik yaklaşımından markanın ulusal ve global büyüme hedeflerine uzanan kapsamlı bir söyleşi gerçekleştirdik.</p>

<p><strong>İç ve dış mekanlarda kullanılan ahşap, metal ve endüstriyel yüzeylere yönelik modüler çözümler üretirken Cubo nasıl bir vizyonla hareket ediyor?</strong></p>

<p>Cubo olarak vizyonumuz, farklı yüzey ihtiyaçlarına tek tip çözümler sunmak yerine; ahşap, metal ve endüstriyel yüzeylerin her birinin kendine özgü gerekliliklerini doğru analiz ederek, bu ihtiyaçlara özel ve modüler çözümler geliştirmek üzerine kurulu. İç ve dış mekan ayrımında ise estetik beklentilerle birlikte iklim koşulları, kullanım yoğunluğu ve uzun ömürlü performans kriterlerini birlikte ele alıyoruz. Amacımız, tasarım özgürlüğünü destekleyen, uygulamada kolaylık sağlayan ve yıllar boyunca performansını koruyan sistemler sunmak.</p>

<p><img alt="Cubotherm Isı Yalıtım Sistemleri" height="325" src="https://stendustricomtr.teimg.com/stendustri-com-tr/uploads/2026/01/cubotherm-isi-yalitim-sistemleri.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="650" /></p>

<p><strong>Cubo’nun ürün gamından bahseder misiniz? Sektördeki estetik, dayanıklılık ve uygulama beklentilerini bu ürünlere nasıl yansıtıyorsunuz?</strong></p>

<p>Ürün yelpazemiz; iç cephe boyalarından dış cephe sistemlerine, endüstriyel boya grubundan CuboArte efekt boya ve kaplamalarına, ayrıca ısı ve su yalıtımı çözümlerine kadar oldukça geniş bir yapıya sahip. 200’den fazla kaleme sahip bu çeşitlilik, farklı kullanım alanları ve yüzey ihtiyaçları için bütüncül çözümler sunmamıza olanak tanıyor.</p>

<p>Ürünlerimizi geliştirirken estetik beklentileri; renk, doku ve yüzey karakteri üzerinden ele alıyor, özellikle iç mekanlarda mekan algısını güçlendiren çözümler sunmayı hedefliyoruz. Dayanıklılık tarafında ise dış cephe, endüstriyel ve yalıtım gruplarında uzun ömürlü performans, çevresel koşullara direnç ve sistem uyumu ön planda yer alıyor. Tüm ürün gruplarımızda uygulama kolaylığı ve teknik güvenilirlik temel kriterlerimiz arasında bulunuyor; böylece hem profesyonel uygulayıcılar hem de son kullanıcı için sürdürülebilir ve güven veren çözümler sunuyoruz.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Ürünlerinizde malzeme seçimi ve üretim süreçlerinde hangi kriterler belirleyici oluyor? Dayanıklılık, estetik ve sürdürülebilirlik açısından nasıl bir mühendislik yaklaşımınız var?</strong></p>

<p>Malzeme seçiminde önceliğimiz; performansı kanıtlanmış, standartlara uygun ve uzun vadede istikrarlı sonuçlar veren hammaddelerle çalışmak. Üretim süreçlerimizde dayanıklılık ve estetik kadar sürdürülebilirliği de dikkate alan bir mühendislik yaklaşımı benimsiyoruz. Enerji verimliliği, kaynakların doğru kullanımı ve ürün ömrü boyunca çevresel etkiyi azaltma hedefiyle süreçlerimizi sürekli gözden geçiriyoruz. Bu yaklaşım, yalnızca bugünün ihtiyaçlarına değil, geleceğin yapı anlayışına da cevap vermemizi sağlıyor.</p>

<p><img alt="Cuboseal Ca 30 Uv Tam Elastik Su Yalıtım Malzemesi (A+B)" height="541" src="https://stendustricomtr.teimg.com/stendustri-com-tr/uploads/2026/01/cuboseal-ca-30-uv-tam-elastik-su-yalitim-malzemesi-ab.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="650" /></p>

<p><strong>Son yıllarda malzeme ve iç-dış mekan çözümlerine yönelik talepte gözlemlediğiniz en önemli trendler neler? Müşteri tercihlerini etkileyen ana faktörler sizce hangileri?</strong></p>

<p>Son yıllarda hem iç hem dış mekanlarda daha doğal görünümlü, zamansız ve uzun ömürlü yüzeylere olan ilginin arttığını gözlemliyoruz. Bununla birlikte bakım ihtiyacı düşük, uygulaması hızlı ve sürdürülebilir çözümler ön plana çıkıyor. Müşteri tercihlerini etkileyen ana faktörler arasında estetik kadar dayanıklılık, teknik güvenilirlik ve markaya duyulan güven yer alıyor. Özellikle profesyonel kullanıcılar, ürünün yalnızca ilk günkü görünümüne değil, yıllar içindeki performansına da odaklanıyor.</p>

<p><strong>Cubo’nun hem ulusal hem global pazarda hedefleri ve büyüme stratejileri nedir? Önümüzdeki dönemde hangi yeni ürün ya da hizmetlerle sektöre katkı sağlamayı planlıyorsunuz?</strong></p>

<p>Cubo olarak ulusal pazardaki güçlü konumumuzu korurken, global pazarlarda daha görünür ve sürdürülebilir bir büyüme hedefliyoruz. Bu doğrultuda ürün gamımızı uluslararası standartlara uygun şekilde geliştirmeye ve ihracat odaklı çözümler üretmeye devam ediyoruz. Önümüzdeki dönemde; farklı yüzey ihtiyaçlarına cevap veren yeni nesil ürünler, sistem çözümleri ve teknik destek hizmetleriyle sektöre katma değer sağlamayı amaçlıyoruz. Hedefimiz, mottomuzda olduğu gibi yalnızca sektörde satışa yönelik değil, yapılarda kusursuz çözümler sunan bir marka olarak konumlanmak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>İnşaat ve Malzeme</category>
      <guid>https://www.stendustri.com.tr/cubo-ile-ic-ve-dis-mekanlarda-tek-tip-degil-dogru-cozum</guid>
      <pubDate>Fri, 30 Jan 2026 16:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://stendustricomtr.teimg.com/crop/1280x720/stendustri-com-tr/uploads/2026/01/euf-zirvesi-258.png" type="image/jpeg" length="50917"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[YLD Yıldırım Mühendislik’ten Üretim Tesisine Deprem Güçlendirmesi]]></title>
      <link>https://www.stendustri.com.tr/yld-yildirim-muhendislikten-uretim-tesisine-deprem-guclendirmesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.stendustri.com.tr/yld-yildirim-muhendislikten-uretim-tesisine-deprem-guclendirmesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’nin önemli üretim tesislerinden birinin güçlendirme tasarımı YLD Yıldırım Mühendislik tarafından tamamlandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’nin önemli üretim tesislerinden birine ait güçlendirme tasarımı, YLD Yıldırım Mühendislik A.Ş. tarafından başarıyla tamamlandı. Deprem güvenliğinin artırılması ve üretim süreçlerinin kesintisiz sürdürülebilmesi amacıyla yürütülen çalışma kapsamında, yapıların mevcut durumu detaylı analizlerle değerlendirildi ve performans hedeflerine uygun güçlendirme çözümleri geliştirildi.</p>

<p>Proje sürecinde, endüstriyel tesislerde üretimi aksatmadan ve yapıları tahliye etmeden uygulanabilecek mühendislik çözümlerinin önemi esas alındı. Yapılan alternatif güçlendirme çalışmaların neticesinde en ekonomik ve tesisin çalışmasına en az etki ile uygulanabilecek yöntem seçildi. Bu kapsamda; Türkiye’nin en önemli üretim tesislerinden birinde; Ar-Ge Binası, İdari Bina ve Fabrika Binası olmak üzere üç ayrı yapı üzerinde gerçekleştirildi.</p>

<p><img alt="6 (2)" height="887" src="https://stendustricomtr.teimg.com/stendustri-com-tr/uploads/2026/01/6-2.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="650" /></p>

<p>Betonarme 3 katlı yapılardan oluşan <strong>İdari ve Ar-Ge Blokları</strong> için<strong> </strong>yapılan kontroller sonucunda, yapıların TBDY 2018 Kontrollü Hasar Performans Düzeyi kapsamında, DD-2 (tasarım depremi) için Doğrusal Olmayan Hesaplar ile yapılan güçlendirme çalışmaları kapsamında yapılarının dış akslarında “X” tipi çelik çaprazların eklenmesi işleyişi en az etkileyen yöntem olarak uygun görüldü. Ayrıca, betonarme çerçevelere çelik çerçeve takviyesi de yapıldı. Yapılan doğrusal olmayan nihai analizlerde yapıların güçlendirilmiş durumlarının performans hedeflerini sağladığı doğrulandı.</p>

<p>Betonarme<strong> </strong>kolonlar ve makas tipi çelik çatı sisteminden oluşan bir taşıyıcı sisteme sahip olan <strong>aynı tesis içindeki Fabrika Binası</strong>’nda yapılan incelemeler sonucunda, fabrikanın TBDY 2018 performans kriterlerini karşılamadığı ve güçlendirilmesi gerektiği belirlendi.<strong> </strong>Güçlendirme tasarımı kapsamında, farklı senaryolar için fizibilite çalışmaları yürütülerek, yapı için en uygun çözümün çatı güçlendirmesinde çaprazlarda gergi halatları kullanımının çalışan tesiste daha uygun olduğu değerlendirildi. Bunun yanı sıra, yapının yatay deplasmanlarını azaltmak amacıyla belirlenen akslarda; uzun doğrultuda kolonlar arasında basınç çubukları ve çelik çaprazlar, kısa doğrultuda ise sürtünme tipi sönümleyiciler eklendi. Analizler, yapı modelinde mevcut duvarlar dikkate alınarak gerçekleştirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="5-2" height="866" src="https://stendustricomtr.teimg.com/stendustri-com-tr/uploads/2026/01/5-2.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="650" /></p>

<p>YLD Yıldırım Mühendislik A.Ş., bu proje kapsamında bu önemli tesisin çalışmasını durdurmadan çelik çapraz, çelik profil, gergi halatları ve sönümleyici sistemlerini bir arada kullanarak tesislerin deprem güvenliğini artırmaya yönelik yenilikçi ve uygulanabilir güçlendirme çözümleri sundu. Yapı güçlendirme çalışmaları bir günlük dahi üretim durdurmasına sebep olmadan tamamlandı. YLD Yıldırım, saha çalışmaları esnasında tesise operasyonel süreç ve kontrol desteği verdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>İnşaat ve Malzeme</category>
      <guid>https://www.stendustri.com.tr/yld-yildirim-muhendislikten-uretim-tesisine-deprem-guclendirmesi</guid>
      <pubDate>Wed, 28 Jan 2026 15:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://stendustricomtr.teimg.com/crop/1280x720/stendustri-com-tr/uploads/2026/01/euf-zirvesi-257.png" type="image/jpeg" length="28387"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ekan Kimya’da Terzi İşi Üretim Projelere Değer Katıyor]]></title>
      <link>https://www.stendustri.com.tr/ekan-kimyada-terzi-isi-uretim-projelere-deger-katiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.stendustri.com.tr/ekan-kimyada-terzi-isi-uretim-projelere-deger-katiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ekan Kimya Üretim Müdürü Süleyman Küçük, terzi işi üretim yaklaşımı ve sürdürülebilirlik odağındaki üretim felsefesiyle Ekan Kimya’nın yapı kimyasalları sektöründe fark yarattığını vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yapı kimyasalları sektöründe fark yaratan üretim anlayışı, yalnızca ürün geliştirmekle sınırlı kalmıyor; sahaya, prosese ve geleceğe değer katıyor. Ekan Kimya, müşteri ihtiyaçlarına birebir uyum sağlayan terzi işi üretim modeli, Ar-Ge ile üretim arasındaki güçlü entegrasyonu ve “sorumlu üretici” vizyonuyla sektörde kalıcı bir iz bırakıyor. Ekan Kimya Üretim Müdürü Süleyman Küçük, üretim felsefesinden sürdürülebilirlik hedeflerine uzanan bu bütüncül yaklaşımı anlattı.</p>

<p><strong>Ekan Kimya üretim felsefesini nasıl tanımlıyorsunuz? Üretim süreçlerinde sizi diğer firmalardan ayıran temel yaklaşım nedir?</strong><br />
Ekan Kimya’da üretim yaklaşımımızı, müşteri ihtiyaçlarına göre şekillenen ve uygulama koşullarına birebir uyum sağlayan terzi işi bir üretim modeli olarak tanımlıyoruz. Her müşterimizin proses yapısı, agrega özellikleri ve saha koşulları farklıdır. Bu nedenle standart ürün yaklaşımından ziyade, firmalardan gelen talepleri teknik kriterlerle birlikte değerlendiriyor; Ar-Ge ekibimizin geliştirdiği katkı formülleri ile proje bazlı ve ihtiyaca özel çözümler üretiyoruz. Geliştirilen formüller, laboratuvar çalışmalarının ardından hazır beton denemeleri ve saha performans ölçümleri ile doğrulanarak üretime alınır. Bizi farklılaştıran temel unsur, sadece ürün değil, uygulamaya değer katan teknik çözüm sunmamızdır.</p>

<p><strong>Müşteri taleplerine göre geliştirilen ürünlerde nasıl bir süreç izliyorsunuz?</strong><br />
İş ortaklarımızdan gelen talepleri yalnızca satış verisi olarak değil, teknik gereksinimler bütünü olarak ele alıyoruz. Üretim hattı yapısı, kullanım amacı, hedeflenen dayanım ve performans parametreleri birlikte analiz ediliyor. Bu veriler doğrultusunda Ar-Ge ekibimiz tarafından müşteriye özgü formül tasarımı gerçekleştiriliyor; tasarım, işlenebilirlik ve saha uyumu hazır beton denemeleriyle doğrulanıyor. Böylece süreç sonunda ortaya çıkan ürün, müşterinin prosesine yüksek uyum sağlayan çözüm odaklı bir katkı sistemi haline geliyor.</p>

<p><img alt="Üretim-1" height="420" src="https://stendustricomtr.teimg.com/stendustri-com-tr/uploads/2026/01/uretim-1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="650" /></p>

<p><strong>Ar-Ge ve üretim departmanları arasındaki entegrasyon nasıl yönetiliyor?</strong><br />
Ar-Ge ve üretim ekiplerimiz entegre ve sürekli veri paylaşımına dayalı bir yapı ile çalışıyor. Yeni formülasyonlar üretime aktarılmadan önce laboratuvar testleri, reoloji ve performans kontrolleri, ardından saha ve hazır beton denemeleri ile doğrulanıyor. Ürün devreye alındıktan sonra da performans izleme ve geribildirim döngüsü devam ediyor. Böylece hem kalite sürekliliği hem de uygulama güvenilirliği birlikte sağlanıyor.</p>

<p><strong>Ekan Kimya’nın “sorumlu üretici” yaklaşımı hangi temellere dayanıyor?</strong><br />
Yapı kimyasalları sektöründe “sorumlu üretici” olma misyonuyla faaliyet gösteriyoruz. Bu yaklaşım yalnızca üretim kalitesiyle sınırlı değil; aynı zamanda uzun vadeli iş sonuçları, çalışan güvenliği, tedarik zinciri sorumluluğu ve çevresel etki yönetimini kapsayan bütünsel bir anlayış. Sürekli iyileştirme kültürü, izlenebilir üretim, proses verimliliği ve atık azaltma politikalarımız bu felsefenin temelini oluşturuyor. Amacımız hem müşterilerimizin başarısına katkı sunmak hem de gezegenimizin geleceğine duyarlı bir üretim modeli sürdürmek.</p>

<p><strong>Sürdürülebilirlik ve çevre odaklı üretim tarafında hangi adımları öne çıkarıyorsunuz?</strong><br />
Ekan Kimya olarak sürdürülebilirliği, üretim anlayışımızın temel bir parçası olarak görüyoruz. Yüksek çevre bilinciyle hareket eden sorumlu bir üretici olarak; enerji ve kaynak kullanımında verimlilik odaklı ilerliyor, temiz enerji kullanımını artırmaya yönelik adımlarımızı sürdürüyoruz. Karbon ayak izimizi düzenli olarak takip ediyor ve net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda yolculuğumuzu kararlılıkla devam ettiriyoruz.</p>

<p><strong>Kalite güvence ve izlenebilirlik süreçlerinizden bahseder misiniz?</strong><br />
Üretimin her aşamasında hammadde giriş kontrolü, ara numune takibi ve parti bazlı performans doğrulama testleri uygulanmaktadır. Formül güvenliği, proses kararlılığı ve saha performansı aynı çatı altında değerlendirilir. Böylece müşterilerimize yalnızca teknik açıdan güçlü değil, izlenebilir ve güvence altına alınmış ürünler sunuyoruz.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Önümüzdeki dönemde üretim ve ürün geliştirme vizyonunuzda hangi başlıklar öne çıkıyor?</strong><br />
Gelecek dönem vizyonumuzun merkezinde, müşteri odaklı terzi işi üretim anlayışımızı daha da geliştirirken; sürdürülebilirlik, temiz enerji kullanımı ve düşük emisyonlu formülasyonlar yer alıyor. Farklı proje tipleri ve zorlu saha koşulları için yüksek performans ve proses uyumu sağlayan katkı çözümlerimizi yaygınlaştırmayı, ulusal ve uluslararası pazarlarda ürün sağlayıcıdan öte teknik çözüm ortağı konumumuzu güçlendirmeyi hedefliyoruz.</p>

<p><strong>Ekan Kimya’nın üretim kapasitesi ve operasyonel ölçeği hakkında neler söyleyebilirsiniz?</strong><br />
Ekan Kimya, Türkiye, İtalya ve Suudi Arabistan’daki 3 fabrikasıyla yıllık 150.000 ton üretim kapasitesine sahip olup, planlı ve sürdürülebilir üretim anlayışıyla müşterilerinin ihtiyaçlarını kesintisiz karşılayabilmektedir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>İnşaat ve Malzeme</category>
      <guid>https://www.stendustri.com.tr/ekan-kimyada-terzi-isi-uretim-projelere-deger-katiyor</guid>
      <pubDate>Wed, 28 Jan 2026 14:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://stendustricomtr.teimg.com/crop/1280x720/stendustri-com-tr/uploads/2026/01/euf-zirvesi-256.png" type="image/jpeg" length="60724"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[“Güvenli, Sürdürülebilir ve İhtiyaca Özel İskele Çözümleri Sunuyoruz”]]></title>
      <link>https://www.stendustri.com.tr/guvenli-surdurulebilir-ve-ihtiyaca-ozel-iskele-cozumleri-sunuyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.stendustri.com.tr/guvenli-surdurulebilir-ve-ihtiyaca-ozel-iskele-cozumleri-sunuyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çalık İskele Mühendislik Genel Müdürü Muhammet Çalık, endüstriyel tesislerden büyük ölçekli şantiyelere uzanan projelerde sundukları çözümlerle, iş güvenliği, hız ve maliyet dengesini aynı potada buluşturduklarını belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Güvenliğin, zaman yönetiminin ve mühendislik disiplininin sahada birebir karşılık bulduğu projelere imza atan Çalık İskele Mühendislik’in Genel Müdürü Muhammet Çalık, iskele sistemlerinde sundukları kiralama, projelendirme ve uygulama çözümleriyle endüstriyel projelerde verimliliği nasıl artırdıklarını anlattı.</p>

<p><strong>Çalık</strong><strong> </strong><strong>İskele Mühendislik’i</strong><strong> </strong><strong>tanıyabilir</strong><strong> </strong><strong>miyiz,</strong><strong> </strong><strong>çözüm</strong><strong> </strong><strong>ortağı</strong><strong> </strong><strong>olduğunuz</strong><strong> </strong><strong>müşterilerinize </strong><strong>sunduğunuz hizmet çerçevenizin detaylarını paylaşır mısınız?</strong></p>

<p>Çalık İskele Mühendislik, endüstriyel tesisler ve inşaat projeleri başta olmak üzere farklı sektörlerde güvenli, sürdürülebilir ve ihtiyaca özel iskele çözümleri sunan bir mühendislik firmasıdır. Faaliyet alanlarımız; iskele projelendirme, kiralama, kurulum ve söküm hizmetlerinin yanı sıra nitelikli saha işçiliği ve izolasyon uygulamalarını da kapsamaktadır. Enerji santralleri, rafineriler, çimento fabrikaları, gemi tersaneleri ve büyük ölçekli şantiyelerde uçtan uca hizmet veriyor; iş güvenliği, zamanında teslim ve kaliteyi temel önceliklerimiz olarak görüyoruz.</p>

<p><strong>H</strong><strong> </strong><strong>Tipi</strong><strong> </strong><strong>ve</strong><strong> </strong><strong>flanşlı</strong><strong> </strong><strong>iskelelerde</strong><strong> </strong><strong>sunduğunuz</strong><strong> </strong><strong>çözümler</strong><strong> </strong><strong>sektörde</strong><strong> </strong><strong>nasıl</strong><strong> </strong><strong>bir</strong><strong> </strong><strong>farklılık yaratıyor?</strong><strong> </strong><strong>Bu</strong><strong> </strong><strong>ürünlerin</strong><strong> </strong><strong>projelere</strong><strong> </strong><strong>kattığı</strong><strong> </strong><strong>en</strong><strong> </strong><strong>büyük</strong><strong> </strong><strong>avantajlar</strong><strong> </strong><strong>nelerdir?</strong></p>

<p>H Tipi ve flanşlı iskele sistemlerimiz, yüksek taşıma kapasitesi ve modüler yapıları sayesinde karmaşık ve yüksek yapılarda önemli avantajlar sunar. Hızlı kurulum-söküm imkanı, farklı geometrilere uyum ve maksimum iş güvenliği bu sistemlerin öne çıkan özellikleridir. Flanşlı iskeleler özellikle endüstriyel tesislerde dar alanlar ve yuvarlak yüzeyler için esnek çözümler sağlarken, H Tipi iskeleler, sağlam konstrüksiyonu sayesinde büyük ölçekli uygulamalarda güvenli ve verimli bir çalışma ortamı oluşturur. Bu sayede projelerde hem zaman hem maliyet avantajı yaratıyoruz.</p>

<p><strong>Kiralama</strong><strong> </strong><strong>hizmetleriniz,</strong><strong> </strong><strong>inşaat</strong><strong> </strong><strong>ve</strong><strong> </strong><strong>endüstriyel</strong><strong> </strong><strong>projeler</strong><strong> </strong><strong>açısından</strong><strong> </strong><strong>müşterilere</strong><strong> </strong><strong>hangi </strong><strong>esneklikleri sağlıyor?</strong></p>

<p>Kiralama hizmetlerimiz, müşterilerimize yüksek ilk yatırım maliyetlerinden kaçınma ve proje süresine göre ölçeklenebilir çözümler sunar. Kısa veya uzun vadeli projelerde ihtiyaca göre sistem değişikliği yapılabilmesi, stok ve lojistik yükünün ortadan kalkması önemli bir esneklik sağlar. Aynı zamanda bakım, kontrol ve teknik destek süreçlerini de üstlenerek müşterilerimizin saha operasyonlarına odaklanmasına katkı sağlıyoruz.</p>

<p><strong>Üretim</strong><strong> </strong><strong>süreçlerinizde</strong><strong> </strong><strong>son</strong><strong> </strong><strong>yıllarda</strong><strong> </strong><strong>yaptığınız</strong><strong> </strong><strong>yenilikler</strong><strong> </strong><strong>neler</strong><strong> </strong><strong>oldu?</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Son yıllarda üretim süreçlerimizde kalite standartlarını yükselten yatırımlar gerçekleştirdik. Malzeme dayanımını artıran iyileştirmeler, daha uzun ömürlü ve güvenli iskele sistemleri geliştirmemizi sağladı. Bunun yanı sıra saha geri bildirimlerini üretime entegre ederek kurulum-söküm süreçlerini hızlandıran çözümler ürettik. İzolasyon uygulamalarıyla entegre çalışabilen sistemlerimiz sayesinde müşterilerimize daha kapsamlı ve verimli hizmet sunmaya devam ediyoruz.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>İnşaat ve Malzeme</category>
      <guid>https://www.stendustri.com.tr/guvenli-surdurulebilir-ve-ihtiyaca-ozel-iskele-cozumleri-sunuyoruz</guid>
      <pubDate>Tue, 27 Jan 2026 16:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://stendustricomtr.teimg.com/crop/1280x720/stendustri-com-tr/uploads/2026/01/euf-zirvesi-255.png" type="image/jpeg" length="95900"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Beypan, Güvenli Yapılar İçin Üretimini Sürdürüyor]]></title>
      <link>https://www.stendustri.com.tr/beypan-guvenli-yapilar-icin-uretimini-surduruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.stendustri.com.tr/beypan-guvenli-yapilar-icin-uretimini-surduruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Beysan A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanvekili Yiğit Buğra Alaybeyoğlu, Beypan’ın Kahramanmaraş’taki tesislerinde deprem konutu projeleri için kalite, sürdürülebilirlik ve yapı güvenliğini esas alan üretimini aralıksız sürdürdüğünü ifade etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sürdürülebilirlik ve kaliteyi üretimin merkezine alan Beypan’ın 6 Şubat depreminin merkez üssü Kahramanmaraş’taki tesislerinde, deprem konutu projeleri için yüksek sorumluluk bilinciyle üretimini sürdürdüğünü ifade eden Beysan A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanvekili Yiğit Buğra Alaybeyoğlu, hızdan ödün vermeden, yapı güvenliğini esas alan yaklaşımıyla Beypan’ın yeniden yapılanma sürecinin önemli aktörlerinden biri olarak öne çıktığını vurguladı.</p>

<p><strong>Beypan’ın üretim anlayışını ve XPS sektöründeki konumunu nasıl tanımlarsınız?</strong></p>

<p>Beypan olarak üretimi yalnızca bir sanayi faaliyeti değil, uzun vadeli bir sorumluluk alanı olarak görüyoruz. XPS ısı yalıtım levhası üretiminde sürdürülebilirlik, çevrecilik ve kaliteyi temel alan bir yaklaşım benimsiyoruz. Beypan’ın sektördeki konumu da bu yaklaşımın doğal bir sonucudur; güvenilir, istikrarlı ve sorumluluk sahibi bir üretici kimliğiyle hareket ediyoruz.</p>

<p><strong>Sürdürülebilirlik vizyonu Beypan’ın karar alma süreçlerini nasıl etkiliyor?</strong></p>

<p>Sürdürülebilirlik, Beypan’da günlük operasyonlardan uzun vadeli yatırımlara kadar tüm karar alma süreçlerinin merkezinde yer alıyor. Hammadde kullanımından üretim teknolojilerine, enerji yönetiminden atık ve fire kontrolüne kadar her aşamada çevresel etkiyi azaltmayı hedefliyoruz. Sürdürülebilirliği, hem çevresel hem de ekonomik sürdürülebilirlik olarak ele alıyoruz.</p>

<p><strong>6 Şubat depreminin merkez üssü olan Kahramanmaraş’ta üretim yapıyor olmak sizin için ne ifade ediyor?</strong></p>

<p>Kahramanmaraş’ta üretim yapan bir firma olarak 6 Şubat depremi, Beypan açısından yalnızca bir afet değil, derin bir toplumsal sorumluluk çağrısıdır. Bu şehirde var olmak, bölgenin yeniden ayağa kalkma sürecinde aktif rol üstlenmeyi gerektirir.</p>

<p>Deprem konutu projeleri, Beypan’ın üretim kapasitesinde ciddi ve öncelikli bir paya sahiptir. Bu projeler için üretim planlamamızı yeniden ele aldık ve kapasitemizi etkin şekilde yönettik. Temel hedefimiz; sahada hiçbir gecikmeye sebebiyet vermeden, projelerin zamanında ilerlemesine katkı sunmaktı. Bu doğrultuda üretim sürekliliği, lojistik planlama ve sevkiyat süreçleri büyük bir titizlikle yürütüldü.</p>

<p><strong>Bu önemli süreçte hız ve kalite dengesini nasıl kurdunuz?</strong></p>

<p>Beypan için hız ve kalite birbirinin alternatifi değildir; aksine birbiri ile bağlantılı iki temel unsurdur. Hız, doğru planlama ve güçlü üretim altyapısının bir sonucudur. Bununla birlikte de inşa edilen yapılarda kalite, vazgeçilmez bir zorunluluktur. Bu nedenle üretim süreçlerimizi hızlandırırken ürün performansı, dayanım ve standartlara uygunluk konularında taviz vermeden üretimlerimize devam ediyoruz.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Beypan’ın önümüzdeki döneme ilişkin vizyonu nedir?</strong></p>

<p>Önümüzdeki dönemde de Beypan olarak sürdürülebilir üretim anlayışımızı daha ileriye taşımayı hedefliyoruz. Çevreye duyarlı, güvenli ve yüksek performanslı yapı malzemeleri üretmeye devam edeceğiz. Kahramanmaraş’ta üretim yapan bir firma olarak, bölgenin ve ülkemizin yeniden yapılanma sürecine katkı sunmayı uzun vadeli bir sorumluluk olarak görüyoruz.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>İnşaat ve Malzeme</category>
      <guid>https://www.stendustri.com.tr/beypan-guvenli-yapilar-icin-uretimini-surduruyor</guid>
      <pubDate>Tue, 27 Jan 2026 16:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://stendustricomtr.teimg.com/crop/1280x720/stendustri-com-tr/uploads/2026/01/euf-zirvesi-254.png" type="image/jpeg" length="68660"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sinerji İskele’de Büyüme, Kalite ve Güvenlik ile Tanımlanıyor]]></title>
      <link>https://www.stendustri.com.tr/sinerji-iskelede-buyume-kalite-ve-guvenlik-ile-tanimlaniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.stendustri.com.tr/sinerji-iskelede-buyume-kalite-ve-guvenlik-ile-tanimlaniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sinerji İskele Genel Müdürü Hakan Sevencan, özgün tasarımlara dayalı ürün portföyleri ve uluslararası standartlara uygun üretim yaklaşımlarıyla sektörde referans alınan bir marka konumuna ulaştıklarını ifade ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>2017’den bu yana alüminyum iskele ve kalıp sistemleri alanında mühendislik temelli bir büyüme modeli benimseyen Sinerji İskele’nin Genel Müdürü Hakan Sevencan ile; markanın kalite ve güvenlik ekseninde şekillenen ürün stratejisiyle uluslararası pazarlara uyum kabiliyetini konuştuk.</p>

<p><strong>Sinerji İskele’nin kuruluşundan bugüne geldiği noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz? Kalite, güvenlik ve sürdürülebilirlik ekseninde geliştirdiğiniz ürün ve hizmet yaklaşımınızı nasıl tanımlarsınız?</strong></p>

<p>Önceliğimiz, hızlı büyümeden ziyade kaliteli, güvenli ve uzun ömürlü ürünler geliştirmek oldu. 2017 yılından bu yana yarattığımız değeri; cirodan çok, sektöre kazandırdığımız mühendislik yaklaşımı ve ürün kalitesi üzerinden değerlendiriyoruz.</p>

<p>Alüminyum iskele ve kalıp sistemlerinde, ürün çeşitliliği ve tasarım gücü açısından bugün uluslararası ölçekte rekabet edebilen bir noktadayız. Ürün portföyümüzün yaklaşık %90’ı firmamıza ait özgün tasarımlardan oluşmakta olup, bu yönümüzle kopya eden değil, referans alınan bir marka konumundayız.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Fiyat odaklı rekabet yerine, kalite ve güvenlik ekseninde sürdürülebilir bir büyüme anlayışını benimsiyoruz.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 01 13 At 12.01.18 (1)" height="866" src="https://stendustricomtr.teimg.com/stendustri-com-tr/uploads/2026/01/whatsapp-image-2026-01-13-at-120118-1.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="650" /></p>

<p><strong>Yurt içi ve yurt dışı pazarlarda faaliyet gösteren bir firma olarak, farklı proje ölçeklerine ve teknik gereksinimlere nasıl uyum sağlıyorsunuz?</strong></p>

<p>Yurt içi ve yurt dışı pazarlarda edindiğimiz tecrübe sayesinde, farklı ölçek ve teknik gereksinimlere sahip projelere hızlı ve etkin şekilde uyum sağlayabiliyoruz. Gelişmiş Ar-Ge altyapımız ve mühendislik ekibimizle; proje bazlı analizler yaparak, her işin ihtiyaçlarına özel iskele ve kalıp çözümleri geliştiriyoruz. Modüler sistem yapımız, farklı saha koşullarına ve uygulama detaylarına esnek çözümler sunmamıza olanak tanıyor.</p>

<p><strong>Üretim tesislerinizde robotik sistemlerin kullanımı gündeminizde mi? </strong></p>

<p>Üretim tesislerimizde robotik sistemlerin kullanımı aktif olarak gündemimizde yer alıyor. Halihazırda üretim bandımızın belirli aşamalarında robotik ve otomasyon destekli sistemlerden faydalanarak süreçlerimizi hızlandırıyor ve üretim kapasitemizi artırıyoruz. Önümüzdeki dönemde de robotik yatırımlarımızı kademeli olarak genişletmeyi planlıyoruz.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 01 13 At 12.01.18 (2)" height="487" src="https://stendustricomtr.teimg.com/stendustri-com-tr/uploads/2026/01/whatsapp-image-2026-01-13-at-120118-2.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="650" /></p>

<p><strong>Sektörde güvenlik standartlarının giderek yükseldiği günümüzde, Sinerji bu beklentilere nasıl yanıt veriyor?</strong></p>

<p>Güvenliği yalnızca bir zorunluluk değil, temel bir kurumsal değer olarak ele alıyoruz. Bu doğrultuda, üretimden sevkiyata kadar tüm süreçlerimizde ulusal ve uluslararası standartlara uygunluk esas alınmakta; çalışanlarımızın iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerini düzenli ve eksiksiz şekilde tamamlanması. Üretim tesislerimizde uygulanan sıkı denetim ve kontrol mekanizmaları sayesinde, güvenlik standartlarının getirdiği tüm gereksinimleri titizlikle takip ediyoruz.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>İnşaat ve Malzeme</category>
      <guid>https://www.stendustri.com.tr/sinerji-iskelede-buyume-kalite-ve-guvenlik-ile-tanimlaniyor</guid>
      <pubDate>Tue, 27 Jan 2026 15:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://stendustricomtr.teimg.com/crop/1280x720/stendustri-com-tr/uploads/2026/01/euf-zirvesi-253.png" type="image/jpeg" length="67383"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Albayrak Beton, Moonpark Koru’da İlk Etap Teslimlerine Başlıyor]]></title>
      <link>https://www.stendustri.com.tr/albayrak-beton-moonpark-koruda-ilk-etap-teslimlerine-basliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.stendustri.com.tr/albayrak-beton-moonpark-koruda-ilk-etap-teslimlerine-basliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Albayrak Beton’un, kentsel dönüşüm projesi Moonpark Koru’nun ilk etap teslimleri için sayılı günler kaldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İnşaat sektörünün köklü ve güvenilir markası Albayrak Beton, Çekmeköy’de konumlandırdığı ikinci kentsel dönüşüm projesi olan Moonpark Koru’da ilk bloğun teslimine hazırlanıyor. İnşaatına 2024 yılı itibariyle başlanan ve yüzde 60’ı tamamlanan projede ilk blok, bu ay içinde teslim edilmeye başlanacak. Projenin tamamının ise yıl sonunda bitirilerek sahiplerine teslim edilmesi planlanıyor.</p>

<p>Farklı parsellerde bulunan 15 gecekondunun dönüştürüldüğü proje ve gelinen aşama hakkında bilgi veren Albayrak Beton Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Albayrak, yakın zamanda Teraphill 15 isimli projelerini tamamlayarak sahiplerine teslim ettiklerini ve diğer projelerinin de aralıksız yükseldiğini söyledi.</p>

<p><strong>“PROJELERİMİZİN TAMAMINI BU YIL SONUNDA TESLİM ETMİŞ OLMAYI PLANLADIK”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong><img alt="Erdal Albayrak0" height="433" src="https://stendustricomtr.teimg.com/stendustri-com-tr/uploads/2026/01/erdal-albayrak0.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="650" /></strong></p>

<p>Albayrak, “Albayrak Beton çatısı altındaki ana faaliyetimiz hazır beton olsa da inşaat alanındaki faaliyetlerimizle ilgili aldığımız büyüme kararı çerçevesinde yatırımlarımızı bu yönde hızlandırdık. Bu çerçevede 2024 ve 2025 yıllarında başladığımız projelerimizi peyder pey tamamlayarak teslim ediyoruz. Şu anda devam eden üç, başlamak üzere olan bir projemiz bulunuyor. Geçtiğimiz günlerde bu projelerden Teraphill 15 projemizin teslimine başladık. Moonpark Koru ve Teraphill Loft projelerimiz de planladığımız şekilde ilerliyor. Eş zamanlı devam eden bu projelerimizin tamamını da bu yıl sonunda teslim etmiş olmayı planladık.</p>

<p>Moonpark Koru projesinde B blok teslim aşamasında, bu bloğumuzu önümüzdeki günlerde teslim edeceğiz. Yüzde 60’ı tamamlanan projemizin şu ana kadar yüzde 20’si satıldı. Projelerimizi ‘hemen tapu, hemen teslim’ sloganıyla sunuyoruz. Ayrıca peşin alımlarda yüzde 15 oranında bir indirimimiz söz konusu.” dedi.</p>

<p>Moonpark Koru projesi 17’şer katlı iki bloktan oluşuyor. Büyüklükleri 68 metrekare ila 110 metrekare arasında değişen 1+1, 2+1, 3+1 olmak üzere toplam 118 daireden oluşan projede balkon kullanımına ağırlık verildi. Şehir merkezinde ve orman alanın yanında inşa edilen projede, her daireye en az bir otopark kullanım alanı bulunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>İnşaat ve Malzeme</category>
      <guid>https://www.stendustri.com.tr/albayrak-beton-moonpark-koruda-ilk-etap-teslimlerine-basliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 19 Jan 2026 14:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://stendustricomtr.teimg.com/crop/1280x720/stendustri-com-tr/uploads/2026/01/euf-zirvesi-249.png" type="image/jpeg" length="51073"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[“Uygulaması Kolay, Katma Değerli Çözümlerin Payını Artıracağız”]]></title>
      <link>https://www.stendustri.com.tr/uygulamasi-kolay-katma-degerli-cozumlerin-payini-artiracagiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.stendustri.com.tr/uygulamasi-kolay-katma-degerli-cozumlerin-payini-artiracagiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süleyman Kızıltuğca: “2026’daki öncelikli hedefimiz; katma değeri yüksek, yönetmeliklere tam uyumlu ve uygulama kolaylığı sunan ürünlerin payını artırmaktır.”]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Geride bıraktığımız 2025’te hayata geçirdiği tam otomatik lento tesisi yatırımıyla, üretim kapasitesini ve kalite sürekliliğini önemli ölçüde artıran Kilsan, bu yatırım sayesinde lento ürün grubunda hem standartlaşma hem de teslim süreleri açısından ciddi avantaj elde ederek, pazarda daha güçlü ve görünür bir konuma ulaştı. Yeni yılda üretim süreçlerinde verimlilik, kalite sürekliliği ve çevresel etkiyi azaltmaya yönelik yatırımları gündeme aldıklarını vurgulayan Kilsan Satış ve Pazarlama Direktörü Süleyman Kızıltuğca ile 2025 yılı kritiğini yaparak, 2026 hedeflerini konuştuk.</p>

<p><strong>2025 yılı firmanız açısından nasıl geçti?</strong></p>

<p>2025 yılı, Kilsan için operasyonel verimlilik, ürün performansı ve pazar derinliği açısından önemli gelişmelerin yaşandığı bir yıl oldu. İnşaat sektöründeki maliyet baskıları ve dalgalı talep ortamı içinde, ürün portföyümüzün teknik avantajları, yeni pazarların değerlendirilmesi ve hızlı reaksiyon yeteneğimiz sayesinde istikrarlı sayılabilecek bir performans sergiledik. Yenilenen yönetmeliklere dayalı, özellikle ısı ve ses yalıtımı odaklı çözümlerimiz, enerji verimliliği ve konfor beklentilerinin artmasıyla öne çıktı. Yine bu dönemde hayata geçirdiğimiz tam otomatik lento tesisi yatırımı, üretim kapasitemizi ve kalite sürekliliğimizi önemli ölçüde artırdı. Söz konusu yatırım sayesinde lento ürün grubunda hem standartlaşma hem de teslim süreleri açısından ciddi avantaj elde ederek, bu pazarda daha güçlü ve görünür bir konuma ulaştık.</p>

<p>Üretim süreçleri açısından düşünürsek, 7 gün 24 saat prensibi ile çalışan fabrikamız içinde yaptığımız yenilikçi yatırımlar ve üretim planlamasındaki optimizasyonlar sayesinde üretim sürekliliğini koruyabildik. 2025, aynı zamanda ihracat pazarlarında da daha kontrollü ve sürdürülebilir bir büyüme yaklaşımını benimsediğimiz bir yıl oldu.</p>

<p><strong>2025 boyunca sektördeki teknolojik, malzeme ve mevzuat gelişmeleri iş yapış şeklinizi nasıl</strong> <strong>etkiledi?</strong></p>

<p>2025 yılında inşaat sektöründe enerji verimliliği, akustik konfor ve sürdürülebilirlik başlıkları daha da belirginleşti. Deprem güvenliği, ısı yalıtımı ve ses yalıtımına yönelik yönetmeliklerin uygulamada daha fazla önem kazanması, yeni TS 825’ in devreye girmesi ürünlerimizin değer önerisini güçlendirdi.</p>

<p>Bu yılın Kilsan için en büyük gelişim; tek başına kullanıldığında en zorlu şartlarda dahi yönetmeliklere uygun performans sunabilen akustik yalıtım tuğlamız Monokil® ve ısı yalıtım performans ürünümüz Termokil® ile pazardaki ihtiyaçlara net çözümler sunmak oldu. Ayrıca dijitalleşme ve BIM (Yapı Bilgi Modellemesi) alanındaki gelişmeleri yakından takip ederek, ürünlerimizin teknik verilerini proje paydaşlarıyla daha şeffaf ve erişilebilir şekilde paylaşmaya yönelik altyapı çalışmalarına hız verdik.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>2026 yılı için öncelikli hedefleriniz, yatırım planlarınız ve sektörden beklentileriniz nelerdir?</strong></p>

<p>2026 yılında Kilsan’ın öncelikli hedefi; katma değeri yüksek, yönetmeliklere tam uyumlu ve uygulama kolaylığı sunan ürünlerin payını artırmak olacaktır. Üretim süreçlerinde verimlilik, kalite sürekliliği ve çevresel etkiyi azaltmaya yönelik yatırımlar gündemimizde yer almaktadır.</p>

<p>Bunun yanı sıra, dijital ürün verisi, BIM uyumlu obje çalışmaları ve teknik dokümantasyon alanlarında daha güçlü bir yapı kurmayı hedefliyoruz. İhracat tarafında ise mevcut pazarlarda derinleşme ve lojistik açıdan sürdürülebilir modellerle ilerlemeyi planlıyoruz.</p>

<p>2025 yılı içerisinde başladığımız çalışma ile Kalite Kontrol ve Ar – Ge Laboratuvarımızın altyapısını geliştiriyoruz. Hammaddelerden başlayarak nihai ürüne kadar olan tüm süreçlerde yaptığımız kalite kontrol faaliyetlerinin sonuçlarını dijital ortama taşıyoruz. Bu sayede elde edilen sonuçlar anlık olarak ilgililerine iletilebilecek, veri değerlendirmesi için harcadığımız zaman minimuma inecek ve yapılması gereken iyileştirmeler çok kısa zaman içerisinde gerçekleştirilebilecek. İlk etapta yarı mamul ve nihai ürünler ile başlattığımız uygulama 2026 yılı içerisinde hammadde hazırlama süreçlerinden başlayacak şekilde tüm sistemin dijital ortama aktarılması ile devam edecektir.</p>

<p>2026 yılı Kilsan için, mevcutta sahip olduğumuz ISO 9001-Kaliye Yönetim Sistemleri, ISO 14001-Çevre Yönetim Sistemleri, ve ISO 50001-Enerji Yönetim Sistemlerinin olgunlaştırıldığı; ISO 45001-İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemi’nin entegre edildiği, Karbon Ayak İzi ile Su Ayak İzi çalışmalarının başlatıldığı stratejik bir dönüşüm yılı olacaktır.</p>

<p>Sektörden beklentimiz; uzun vadeli planlamayı destekleyen, kaliteli ve standartlara uygun üretimi teşvik eden bir piyasa yapısının güçlenmesi ve kentsel dönüşüm, yerinde dönüşüm ve yeni şehir projeleri ile deprem güvenliği odaklı projelerin istikrarlı biçimde devam etmesidir. Kilsan olarak, bu dönüşümün yapı malzemeleri tarafında güvenilir bir çözüm ortağı olmayı sürdüreceğiz.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>İnşaat ve Malzeme</category>
      <guid>https://www.stendustri.com.tr/uygulamasi-kolay-katma-degerli-cozumlerin-payini-artiracagiz</guid>
      <pubDate>Fri, 16 Jan 2026 18:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://stendustricomtr.teimg.com/crop/1280x720/stendustri-com-tr/uploads/2026/01/euf-zirvesi-248.png" type="image/jpeg" length="72606"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Lojistikte Güven ve Süreklilik]]></title>
      <link>https://www.stendustri.com.tr/lojistikte-guven-ve-sureklilik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.stendustri.com.tr/lojistikte-guven-ve-sureklilik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ekan Kimya Lojistik Müdürü Yağmur Sağnak, güvenli, sürdürülebilir ve kesintisiz sevkiyat anlayışıyla lojistik süreçlerde yarattıkları katma değeri anlatıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ekan Kimya, beton ve çimento katkıları alanındaki uzmanlığını lojistikte de güçlü bir operasyon anlayışıyla destekliyor. Lojistik Müdürü Yağmur Sağnak ile yaptığımız bu söyleşide; yurt içi ve yurt dışı sevkiyat süreçlerinden sürdürülebilir taşımacılık çözümlerine, operasyonel süreklilikten sektöre sağlanan değere kadar birçok başlığı ele aldık.</p>

<p><strong>Ekan Kimya’nın lojistik faaliyetleri hakkında bize bilgi verebilir misiniz?</strong><br />
<br />
Ekan Kimya olarak Türkiye’nin dört bir tarafında bulunan beton ve çimento santrallerine, Tuzla fabrikamızda ürettiğimiz katkı maddelerini dedike olarak operasyonlarımızda kullandığımız tek gözlü ve çok gözlü tankerlerimiz ile güvenli ve zamanında sevk ediyoruz. Operasyonlarımızda görev alan tanker filomuz, modern ve maksimum beş yaşındaki genç araçlardan oluşmakta olup, tamamı yüksek kalite standartlarına sahip, paslanmaz çelik gözlere sahiptir. Ürünlerimizin herhangi bir dış etkenden etkilenmemesi için tankerlerimizin her yükleme öncesinde gerekli temizlik ve periyodik bakım süreçlerinden titizlikle geçtiğinden emin oluyoruz.<br />
Yurtdışındaki müşterilerimiz için ise müşteri ihtiyaç ve lokasyonuna göre gerekli analizleri yaptıktan sonra en uygun taşımacılık yöntemini belirleyerek ürünlerimizi güvenli şekilde ulaştırıyor ve ihtiyaçlarını karşılıyoruz.</p>

<p><img alt="Ekan Tanker" height="520" src="https://stendustricomtr.teimg.com/stendustri-com-tr/uploads/2026/01/ekan-tanker.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="650" /></p>

<p><strong>Ekan Kimya’da sürdürülebilir taşımacılık nasıl sağlanıyor?</strong><br />
Uluslararası sevkiyat süreçlerimizde, yeşil lojistik ve sürdürülebilirlik ilkelerini odağımıza alarak ürünlerimizi ağırlıklı olarak deniz ve demir yolu kombinasyonlarıyla, intermodal taşımacılık çözümleriyle ulaştırıyoruz. Bu kapsamda elektrikli çekiciler ve hibrit Ro-Ro taşımacılığı kullanarak bu konuda da ‘’katkımız olsun’’ diyerek karbon ayak izimizi azaltmayı hedefliyor , sürdürülebilir taşımacılığı destekliyoruz. Farklı kıtalardaki müşterilerimiz için daha küçük hacimli numuneleri hava kargo ile göndererek, ürünlerimizin en hızlı şekilde deneyimlenmesini sağlıyoruz. Tüm bu uygulamalarla hem çevresel etkimizi minimize ediyor hem de müşteri memnuniyeti ve operasyonel verimliliği artırıyoruz.</p>

<p><strong>Deniz yolu taşımacılığında standart yükleme dışında uyguladığınız farklı çözümler nelerdir?</strong><br />
Geçtiğimiz yılın sonuna doğru yaptığımız 20’ft Open Top konteyner yüklemesi ile, fabrika kurulumu için gerekli kimya laboratuvarı, üretim ve Ar-Ge makinelerimizin Türkiye’den sevkini gerçekleştirmiş ve Suudi Arabistan’daki fabrikamızın kurulum süreçlerini tamamlamış olduk . Kısa süre içinde orada da üretim kapasitemizi arttırıp müşterilerimize ulaşmaya devam ediyor olacağız.</p>

<p><strong>Ürünlerin paketleme ve sevk yöntemleri hakkında bilgi verebilir misiniz?</strong></p>

<p>Ürünlerimizin çoğu IBC ve Bigbagli olarak ihraç ediliyor. Denizyolu ve intermodal sevklerimiz için 20’DC ve 45’HC box konteyner ekipmanını sıklıkla kullanıyoruz . Tesisinde stok tankı bulunan müşterilerimiz için ise daha yüksek hacimli sevkiyat ihtiyacını karşılamak amacıyla Isotank ekipmanını tercih ediyoruz.Isotank sevkiyatları sayesinde hem lojistik maliyetler optimize edilmekte hem de büyük hacimli gönderimler daha hızlı ve etkin bir şekilde gerçekleştirilmektedir.</p>

<p><strong>Ekan Kimya lojistik departmanı olarak sektörünüze nasıl değer katıyorsunuz?</strong></p>

<p>Ekan Kimya olarak, müşterilerimize zamanında, güvenli ve sürdürülebilir sevkiyat çözümleri sunarak lojistikte fark yaratıyoruz. Doğru beton ve çimento katkısının üretim süreçleri için ne kadar kritik olduğunun bilincinde olduğumuz gibi, bu ürünlerin zamanında sevk ve teslimatının da aynı derecede önemli olduğunu biliyoruz. Bu doğrultuda hem yurt içi hem de yurt dışı operasyonlarımızı büyük bir titizlikle yönetiyor, sektörün ihtiyaçlarına değer katan çözümler sunuyoruz.</p>

<p><strong>Operasyonel sürekliliği sağlamak adına lojistik süreçlerinizi nasıl yönetiyorsunuz?</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ekan Kimya’da operasyonel süreklilik, lojistik planlamanın temelini oluşturuyor. Sevkiyatlarımızı üretim planları ve müşteri talepleriyle entegre şekilde yönetiyor, olası aksaklıkları önceden öngörebilmek adına alternatif rota ve ekipman planlamaları yapıyoruz. Yurt içi ve yurt dışı operasyonlarımızda süreçlerin uçtan uca kontrol altında tutulması sayesinde, müşterilerimize kesintisiz ve güvenilir bir sevkiyat hizmeti sunuyoruz.Bu bütüncül yaklaşımımız, sevkiyat sürecinin yalnızca planlama ve çıkış aşamalarıyla sınırlı kalmamasını sağlıyor. Teslimata kadar olan süreçte şeffaf takip, düzenli bilgilendirme ve aktif iletişimle ilerliyor; müşterilerimizden gelebilecek her türlü soru, talep ve destek ihtiyacına hızlı ve çözüm odaklı şekilde yanıt veriyoruz. Böylece ürünlerin zamanında ve sorunsuz şekilde ulaştırılmasının yanı sıra, baştan sona güven veren ve sürdürülebilir bir lojistik deneyimi sunmayı hedefliyoruz.</p>

<p><strong>Lojistikte karşılaşılan zorluklara karşı nasıl bir yaklaşım benimsiyorsunuz?</strong></p>

<p>Lojistik, birçok değişkenin aynı anda yönetilmesini gerektiren son derece dinamik bir alan. Hava koşulları, liman yoğunlukları, gümrük süreçleri ve bölgesel regülasyonlar gibi operasyonu doğrudan etkileyen tüm faktörleri yakından takip ediyoruz. Bu doğrultuda proaktif planlama anlayışı ve alternatif senaryo çalışmaları, karşılaşılabilecek zorluklara karşı en önemli avantajımızı oluşturuyor.Yurt içi ve yurt dışı operasyonlarda yoğunluğun artabileceği dönemler, resmi tatiller ve sezonluk dalgalanmalar için müşterilerimizle önceden detaylı planlamalar yaparak süreci birlikte yönetiyoruz. Olası riskleri önceden analiz ediyor, zamanında aksiyon alarak iş akışının mümkün olduğunca pürüzsüz ilerlemesini sağlıyoruz. Bu yaklaşımımızla, değişken koşullara rağmen müşterilerimize kesintisiz, öngörülebilir ve güvenilir bir lojistik hizmet sunmayı sürdürüyoruz.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>İnşaat ve Malzeme</category>
      <guid>https://www.stendustri.com.tr/lojistikte-guven-ve-sureklilik</guid>
      <pubDate>Fri, 16 Jan 2026 18:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://stendustricomtr.teimg.com/crop/1280x720/stendustri-com-tr/uploads/2026/01/euf-zirvesi-247.png" type="image/jpeg" length="51516"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
