Duyar, FM belgesi ile önemli bir ivme yakaladı

TÜRKİYE`DE İLK FM ONAYLI VANA

Duyar, FM belgesi ile önemli bir ivme yakaladı


ST. Proses Otomasyonu Dergisi`ne ücretsiz abone olmak için -tıklayın-
 

 

Küçük bir vana atölyesi olarak 1965 yılında İstanbul’da kurulan ve başlangıçta sadece metal işleme yapan bir atölye iken, Türkiye’de gelişen konut, sanayi ve gemi sektörü ile birlikte büyüyen, güçlenen Duyar, devamlı yenilenen teknolojisi, tecrübeli ve dinamik kadrosu ile bugün sektörünün lideri durumuna geldi.

Duyar genel yönetim merkezi ve entegre üretim tesisleri İstanbul Gaziosmanpaşa’da yaklaşık 15 bin metrekare kapalı alan üzerine kurulu. Ayrıca İstanbul Gürpınar’da 30 bin metrekare alanda yer alan dökümhanesinde de 2008 yılında üretime başlanmış bulunuyor. Bu tesislerde toplam 270 civarında personel çalışıyor.

Türkiye’de şimdiye kadar üretilemeyen statik balans vanası, FM belgeli OS&Y elastomer sitli sürgülü vana ve özellikle yivli bağlantılı vana üretimleri ile ürün gamını genişletirken, diğer taraftan da pazarlama ekip ve faaliyetlerini sürekli artırdıklarını söyleyen Duyar Vana, Pazarlama ve Satış Müdürü Bülent Akif Eryol, “Türkiye’deki ilk FM onaylı vanayı biz ürettiğimiz için, bu ürünün bizim için önemi büyük. Lansmanını Sodex Fuarı’nda yaptığımız, tamamen kendi üretimimiz olan vanayı, flanş bağlantılı olarak satmayı düşünüyoruz” dedi.

FM BELGELİ VANA İLE YANGIN SİSTEMLERİNE GÖSTERDİÐİMİZ ÖNEMİ VURGULADIK

Ürünün belgelenmesini 9-10 aylık bir süreçte tamamladıklarını söyleyen Eryol süreci şöyle anlattı: “İlk olarak geçtiğimiz sene Temmuz ayında başvurularımızı başlattık. ABD’deki FM Merkezi’nden bize şartlarını bildirdiler ve biz de o şartları sağlayıp sağlayamayacağımızı tespit edip onay verdik. O onaydan sonra parçalar döküldü ve test için ABD’ye gitti. Oradan onay geldikten sonra parçaları vana haline getirdik. Kendi testlerimizi de ürün üzerinde yaptıktan sonra FM yetkililerini çağırdık ve onlar da gelip, denedikten sonra onaylarını verdiler. Bu gerçekten çok ciddi işleyen bir süreç; örneğin ürün üzerinde en ufak bir değişiklik yaptığınız zaman aynı süreci tekrardan başlatmak gerekiyor. Tüm bunların ötesinde, Türkiye’nin ilk FM onaylı vanası olması itibariyle de haklı bir gurur yaşıyoruz. Aslında bu, Duyar’ın kendi bünyesinde yangın sistemlerine gösterdiği önemi vurgulayan bir başlangıçtır. Bunun haricinde de yangın sistemleriyle ilgili çalışmalarımız devam ediyor”. 

TÜRKİYE’DE FM ONAYI ALMAYA İMKANSIZ GÖZÜYLE BAKILMIŞTI

Yangın sistemlerinin gerçekten gelecek vaat eden bir yapısı olduğuna inandıklarını kaydeden Bülent Akif Eryol, “Bizim de Duyar olarak burada yer almamız çok önemli. Bizim için bu onay süreci çok parlak bir deneyim oldu. Çünkü Türkiye’de şu ana kadar hep bunun imkansız olduğu gözüyle bakılmış ve hatta denemekten bile kaçınılmıştır. Biz bu belgeyi 7-8 aylık bir süreç sonunda alınca, bu bizim için gerçekten ödül gibi oldu ve bundan sonraki çalışmalarımız için de bize ciddi bir destek niteliği taşıyor. İlerleyen zamanda diğer ürünlerimizi de onaylatmayı düşünüyoruz, bu alanda çalışmalarımız devam ediyor” dedi.

BÜYÜMEYE SON HIZ DEVAM EDİYORUZ

Üretici olarak bakıldığında Duyar’ın, Türkiye’deki en büyük vana üreticisi olduğunu ifade eden Eryol, “Dökümhaneleriyle, fabrikasıyla, üretimiyle, altyapısıyla en büyük ve en kurumsallaşmış firmayız. Duyar Vana, satışının % 55-60’ını yurt içi, % 35-40’ını da yurtdışı pazarlarına yapmaktadır. Bu da nokta bazında yaklaşık 50 ülkeyi kapsıyor. Bunların içerisinde sadece Türki Cumhuriyetler ya da Orta Asya değil, Avrupa ve hatta Amerika bile var. Bu anlamda markamızın kabul görmüş bir yapısı bulunuyor ve biz de bunu çeşitli fuarlara katılarak destekliyoruz. 2009’da 17 tane fuara katıldık, 2010’da ise 10 fuar için anlaşma yaptık. Amacımız uluslararası standartlardaki ürünlerimizi tüm dünyaya tanıtmak. Fuarlarda da çok ciddi övgüler alıyoruz, örneğin Sodex Fuarı’nda da bunu yaşadık. Yurtiçinden olduğu kadar yurtdışından da birçok firma bizi ziyarete geldi. Gerek iş, gerekse satış ortaklığı adına birçok işbirliğine karar verdik. Stratejik olarak baktığımızda, büyümeye son hız devam ettiğimizi söyleyebilirim. Yapı olarak, metrekare olarak ve de üretim kapasitesi olarak sürekli bir büyüme içerisindeyiz. Döküm kalitemizi Japonya’dan aldığımız otomatik kalıp modelleme ünitesiyle daha da iyileştirerek, kapasitemizi de 250 ton/ay’dan, 750 ton/ay’a çıkarttık. Bu nedenle dış piyasalarda yeni pazarlar bulmak çok önem arz ediyor. Büyüme stratejimizi pazarın ve müşterilerin istekleri doğrultusunda, bütçe disiplini ile değerlendiriyoruz” dedi.

İHRACATIMIZI DÖVİZ BAZINDA 1,5 KAT ARTIRDIK
Duyar’ın ithalatçı kimliği hakkında da bilgi veren Eryol, “Ürün ve yarı mamül olarak ithalatlarımız devam ediyor. Örneğin Victaulic’in Türkiye’deki iki distribütöründen biriyiz. Üretici kimliğimizin de olması, bizim için çok büyük bir avantaj ve bu ithalat pazarındaki şansımızı da arttırıyor. İhracatımızı bu sene geçen yıla göre döviz bazında 1,5 kat artırdık. Önümüzdeki yıllarda, toplamda 60 ülkeye ihracat yapmak üzere, üretimimizin yaklaşık % 50’sini ihraç etmek istiyoruz. Toplam büyüme hedefimiz ise % 20 civarında. Bunun için gerekli bağlantılarımız ve yatırımlarımız yapılıyor. Hatta yurtdışında belli bölgelerde lokal olarak bile konumlanmayı düşünüyoruz” dedi.

İHRACAT STRATEJİK ÖNEMDE..
Duyar Vana, Pazarlama ve Satış Müdürü Bülent Akif Eryol, ihracatın Duyar için çok büyük stratejik bir önemi olduğunu da vurguladığı konuşmasında, “Büyüme alanında yurtiçinde sağladığımız başarıyı yurtdışına da taşımak istiyoruz. Çünkü yurtdışı pazarında çok büyük bir potansiyelin olduğunu düşünüyoruz. Özellikle Çinli üreticilerde yaşanan kalite fiyat dengesi üzerinden atılan geri adımlarla birlikte, Avrupa’daki piyasaya oldukça rekabetçi fiyatlarla çıkabildiğimizi düşünüyor ve bunu bir şans olarak değerlendirmek istiyoruz. Örneğin, Orta Avrupa ve Afrika ülkeleri gibi gelişmekte olan bölgelerde yerli firmaların çok ciddi inşaat yatırımları var ve bu şirketler de genelde Türk ürünlerini tercih ediyorlar. Bu anlamda buralarda bulunmamızın hem ticari anlamda hem de iş ortaklığı anlamında çok önemli olduğunu düşünüyoruz ve buraya da yatırımlar yapıyoruz” şeklinde sözlerini sürdürdü.

SEKTÖRDEKİ STRATEJİMİZ TAMAMEN FARKLILAŞMAYA YÖNELİK

Sektörün çok fiyat odaklı işlediğinden yakınan Eryol, “Akışkan kontrol sistemlerinde ve yangın sistemlerinde güvenliğin paraya endekslenemeyeceği çok konu var ve bunun doğru bir yaklaşım olduğunu düşünmüyoruz. Biz mevcut kaliteyi en uygun fiyata satmaya çalışıyoruz ve bunun için de piyasada farklılaşmaya çalışıyoruz. FM onaylı bir vananın piyasadaki muadilleri kadar pahalı satılmaması gerektiğini göstermeye çalışacağız. Şu an fiyatlandırma çalışmalarımızı yeni bitirdik. Firmalar fiyat odaklı olunca, farklılaşmak da zor oluyor ama bizim stratejimiz kesinlikle farklılaşmaya yönelik. Fiyatı kaliteye endekslemeden, mevcut kaliteyi uygun fiyata satmak niyetindeyiz. Kaliteden ve güvenlikten ödün vermeden bunu yapmaya çalışıyoruz” dedi. 

SADECE UCUZ ÜRÜN İTHALATI YAPMAK, MARKA ENFLASYONUNA NEDEN OLUYOR

“Çünkü mevcut olanı paylaşmak, her zaman fiyat odaklı üretim yapılmasına neden olur ve daha dar bir bakış açısına götürür” diyen Eryol, “Öncelikle, pazarın genişletilmesi hedef alınmalıdır diye düşünüyoruz. Pazarın genişletilmesiyle ve daha sağlıklı ürünlerin piyasaya girmesiyle, birim fiyat yükselecektir. Böylelikle yeni girişlere ve kalitesiz, yani merdiven altı diye tabir ettiğimiz üreticilere de bir disiplin sağlanacağına, sonuçta sağlıklı temeller üzerine oturmuş bir sektörün, her üreticiye fayda getireceğine inanıyorum. Ayrıca gerek yangın sistemlerinde, gerekse diğer sistemlerde, sadece ithalat ile iş yapmak özellikle üçüncü dünya ülkelerinden ürün getirip bu piyasada satmak, hem marka enflasyonuna neden oluyor hem de Victaulic gibi üst sınıf ürünlerin de haklı değerlendirilme şansını zorlaştırıyor” dedi.

Gelinen noktada hem finansman yapısı olarak güçlü bir durumda olduklarını hem de ürün farklılaşmaları ve inovasyon çalışmaları ile fiyata odaklı olmayan ürün gruplarında daha zengin bir ürün yelpazesine sahip bulunduklarını kaydeden Eryol,   “Duyar, Türkiye’de şimdiye kadar üretilemeyen statik balans vanası, FM belgeli OS&Y elastomer sitli sürgülü vana ve özellikle yivli bağlantılı vana gibi üretimleri ile ürün gamını sürekli genişletiyor. Ayrıca iç pazar/ihracat satış oranları ile de riski azaltan bir finansman yapısını sağlamayı başardık” dedi.

YAKLAŞIK 1.200 NOKTAYA ULAŞARAK, ANALİZ YAPTIK
Yangın sistemlerinin, genelde sanayi kuruluşları ve devlet kuruluşları gibi yerlere ihale yöntemiyle satışlarını yapabildiklerini aktaran Eryol, “Ancak sadece KOBİ’leri odaklayan sistemlerin olmadığını gördük ve tüm Türkiye çapında bununla ilgili bir çalışma yaptık. Yaklaşık 1.200 noktaya ulaşarak, buralarda bir analiz yaptık. Böylelikle hem marka tanıtımını hem de ürün tanıtımını gerçekleştirmiş olduk. Firmalar da bizim onlara ulaşmamızdan memnuniyet duyduklarını ifade ettiler ve o çalışmalardan sonra geri dönüşler de aldık. Biz de doğru bir uygulama yaptığımızı düşünerek, bunu daha da yaygınlaştırarak devam edeceğiz” dedi.

AR-GE’YE DAHA FAZLA ÖNEM VERECEÐİZ

Ekonomik anlamda pazara pozitif baktıklarını da belirten Eryol, “Genel olarak önümüzdeki 3 yıl içerisinde Duyar’ın felsefesini şöyle özetlemek gerekiyor: Büyüyen bir pazar içerisinde bu yılı başarılı ve rahat bir şekilde geçireceğimizi görüyoruz. Önümüzdeki yıllarda ise Ar-Ge’ye daha fazla önem verecek ve pazarın belki henüz talep etmediği ama geldiği zaman kullanacağı ürünler üzerine çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Tabi bu bize öncü olmak gibi bir avantaj da sağlayacaktır. Bunun sektör için de çok faydalı olacağına inanıyorum. Diğer firmalar da ona göre yeniliklere yoğunlaşacaktır. Öte yandan, organizasyonel anlamda da büyümeye devam edeceğiz” şeklinde sözlerini sürdürdü.

STRATEJİ EÐİTİMLERİ İÇİN BÜNYEMİZDE BİRİMLER OLUŞTURDUK

Eryol, eğitim alanında da 2009’dan bu yana çok yoğun olarak çalıştıklarını vurguladığı konuşmasında “İş ortağımız dediğimiz firmalarla ortak bir çalışma başlattık; buradaki amacımız hem firmayı ve ürünleri tanıtmak hem de arada bir köprü kurabilmektir. Gerek eğitim, gerek sosyal bir ortam oluşturma ve gerekse lansman anlamında kendi belirlediğimiz firmalarla bir çalışmamız olacak. Bunun dışında, iç eğitimlerimiz de bölge müdürlükleri ve yeni personel bazında devam diyor. Strateji yöntemleri konusunda eğitimlerimiz için de kendi bünyemizde bir birim oluşturduk ve her birim için şirket içi, şirket dışı ve günlük eğitim modülleri oluşturduk. Belli bir kurumsallık içinde arkadaşlar eğitimleri veriyor” dedi.

Sodex 2010 fuarı ile birlikte Tüm Dünya ve Türkiye’ ye lansmanını yaptıkları ürünlerin Flanşlı ve Yivli tipte üretildiğini vurgulayan Eryol, “Bu ürünler aynı zamanda sensör switch montajı yapılarak da sevk edilebilmektedir. Bu ürünler Avrupa kıtasında toplam olarak Duyar Vana dahil 4 ülkede 6 farklı firma tarafından üretilmektedir. Yerli firmaların bu sertifikasyona sahip olması özellikle yerli vana üreticilerinin de TÜRK MALI damgasıyla bu sektörde olması son derece önemli” dedi.

FM (Factory Mutual) : Özel ve büyük riskleri sigortalayan FMI (Factory Mutual Isurance) şirketinin, malzeme ve sistemlere performans onayı veren bağımsız teknik bir birimidir.

Proses sektörü haberleri için -tıklayın-
 

Güncelleme Tarihi: 15 Temmuz 2010, 23:00
YORUM EKLE
Dergiler
Partnerler