Dijital fabrika ve dijital üretimde yeni trendler

GELECEK MEKATRONİK`TE...

Dijital fabrika ve dijital üretimde yeni trendler

Fotoğraf soldan sağa:
Siemens AG Endüstri Sektörü Endüstriyel Otomasyon Bölüm IA AS CEO’su Ralf-Michael Franke
Sektörel Tanıtım Dergileri Genel Yayın Yönetmeni Halefşan Sümen


ST. Otomasyon Dergisi`ne ücretsiz abone olmak için -tıklayın- 
 

Günümüz ve yakın gelecekte Dijital fabrika ve dijital üretim konuları giderek daha ön plana çıkıyor. Siemens’in yenilikçi endüstriyel IT çözümleriyle üretim esnekliği, maliyet tasarrufu, kalite yönetimi, enerji verimliliği konularında önemli destekler sağladığını ifade eden Siemens AG Endüstri Sektörü Endüstriyel Otomasyon Bölüm IA AS CEO’su Sayın Ralf-Michael Franke ile Siemens’teki yeni trendleri konuştuk.

Sayın Franke biz Siemens’i trendleri belirleyen, koyan firma olarak biliyoruz. Görülebilir gelecek için Siemens hangi trendleri oluşturacak?
Biz de kendimizi öyle görüyoruz. Elbette teknolojilerin tümünde ve tüm detaylarıyla bu mümkün değil, ancak faaliyet alanlarımızda belirlemiş olduğumuz konsept otomasyon pazarında trendleri belirlemektedir. Geçmişte oluşturduğumuz SIMATIC platformu buna bir kanıttır. Ancak bununla sınırlı kalmadık. Çevre ve sürdürülebilirlik konuları, emniyet çözümlerimiz, kablolu ve kablosuz iletişim çözümlerimiz hep trend oldu. Bu alanlardaki çalışmalarımız hep endüstri önderliği konumunda gelişti. Bütün bu alanlarda liderliğimizi sürdürmekteyiz. Rakiplerimiz bizim açtığımız yollardan ilerlemekteler, bizim yarattığımız yenilikleri örneklemekteler. Biz dünya endüstrisini ileri taşımanın mutluluğunu hissediyoruz. Bu amaçla öne çıkan diğer konularda da liderliğimizin gerektirdiği sorumlulukları yerine getirme yönünde çalışmalar yapıyoruz. Buna bir örnek olarak endüstriyel iletişim güvenliği konusundaki çalışmalarımızı verebilirim.  Gerek imalat, gerekse ofis ortamları arasındaki iletişim çözümleri büyük önem kazandı. Siemens bu konularda başarılı çalışmalar gerçekleştirmektedir. Günümüzde fabrikaları Internet teknolojilerinden ayrı düşünme olanağı bulunmuyor. Dijital fabrika, dijital üretim konuları ön plana çıkmış bulunuyor. Siemens bu konuda endüstriyel IT, enformasyon teknolojileri konularında ürün bazında trend belirleyici olarak büyük yenilikler sunmaktadır. Bizim yenilikçi endüstriyel IT çözümlerimiz üretim esnekliği, maliyet tasarrufu, kalite yönetimi, enerji verimliliği konularında önemli destekler sağlamaktadır. Üstelik bu çözümlerimiz yalnızca endüstri tesisleri veya enerji üretim tesisleri değil, aynı zamanda kamu sektöründe de ciddi faydalar yaratmaktadır.

Sayın Franke Endüstriyel IT çözüm setiniz hangi alt başlıkları içeriyor?
EPMS, Metering, PIMS, MES, SCADA, PLM, SIPAT çözümlerimizi kapsıyor. 

Sayın Franke PLM çözümünüz iki yıl kadar önce satın aldığınız UGS firmasının ürünü. Aradan geçen zaman içinde Siemens UGS çözümlerini Türkiye pazarında çok yüksek noktalara çıkartmadı. Neden?
Bu bizim çok dikkatli hareket etmemizden kaynaklanıyor. Bizim amacımız UGS çözümünü Siemens’in ürünleri ile birlikte çalışabilir hale getirdikten sonra pazarda yükseltmektir. Siemens, UGS ürünlerini olduğu gibi satmaya devam etmek için almadı. Bizim dijital fabrika konseptimizi hayata geçirmeyi sağlayacağı için aldı. Bunun ilk adımı da her iki marka ürünlerin birlikte çalışabilir hale gelmesi. Anlamlı olan bu bütünleşme idi. Öte yandan zaten UGS ürünleri eski dağıtım kanalı üzerinden pazara sunulmaya devam etmektedir.

Sayın Franke dijital fabrika nedir, kısaca açıklamanızı rica ediyorum.
Tüm imalat süreçlerinin bilgisayarda yazılımlar aracılığı ile planlanması ve simüle edilmesidir. Amaç tüm fabrikanın baştan aşağı planlanması ve en iyi çalışma düzeninin kurulmasıdır. Dijital fabrika sayesinde üretim daha esnek olmakta, maliyet etkinliği sağlanmakta, tüm girdiler ve kaynaklar optimize edilmektedir. Gerçek fabrikanın sanal görüntüsü üzerinde çeşitli senaryolar sınanarak, fiziki çalışmaya geçmeden önce en iyi seçenek elde edilmektedir. Dijital fabrika mekanik, elektriksel ve otomasyon çözümlerine bütünsel bir bakış açısı kazandırmaktadır. Böylelikle farklı mühendislik çözümlerinin bir araya gelmeleri halindeki uyumu öngörülmektedir. Bu yaklaşım ile kurduğumuz fabrikalar öngörülen maliyetlerin altında çalışmaya başlamakta, kötü sürprizler yaşanmamaktadır. Volkswagen, Procter and Gamble gibi global müşterilerimizle çok başarılı sonuçlar aldık.

Siemens’in önceleri pazar stratejisi olarak belirlediği ilkelerden biri de faaliyet gösterdiği sektörlerde ilk iki firma içinde yer alması, bu gerçekleşmediği takdirde o sektörden çıkması idi. Bunda bir değişiklik var mı?
Bu hala böyle devam ediyor. Çünkü bir sektördeki ilk iki firma anlamlı bir kar kazanabiliyor. Faaliyet gösterdiğimiz alanların pek çoğunda birinciyiz. Discrete otomasyonda açık ara lideriz. Peşimizden gelen Mitsubishi ve Rockwell Automation’dan çok ilerideyiz. Proses otomasyon sektöründe iyimser yorumla beşinci, kötümser yorumla da altıncıyız. Ancak proses endüstrisi hem ürün yelpazemizin tamamlanması açısından stratejik bir konu hem de bu alanda gelişme gösteriyoruz. İlk iki bizim için erişilebilecek bir hedeftir. Bu hedefe de ulaşacağız. Bunun da ötesinde proses otomasyonun bazı alt sektörlerinde zaten çok iyi durumdayız. Örneğin kimya endüstrisinde birinci firmayız. Sürekli üretim sektöründe daha önce faaliyetimiz olmayan alanlara da giriyoruz. Örneğin güneş enerjisi bunlardan bir tanesi. Bu alanda da dünya lideri konumundayız.
 
Rekabet nasıl Siemens için?
Rekabet giderek çetinleşiyor. Bir yandan peşimizdeki rakiplerle aramızı açıyoruz. Diğer yandan da pazarları büyütmeye çalışıyoruz. Çin, Hindistan önemli pazarlar. Buralarda daha fazla iş hacmi yaratma gayreti içindeyiz. Ancak rekabet asıl olarak orta büyüklükteki yerel firmalardan geldiği zaman zorlayıcı oluyor. O firmaları çok ciddiye almamız gerekiyor. Uzakdoğu’da, Avrupa’da bu tür firmalar var. Proses endüstrisinde Almanya’da da çok güçlü rakipler var. Proses otomasyonunda ilk ikide olmayışımızın nedenleri de bu alandaki dünya devi firmaların varlığı ve pazara bizden önce girmiş olmaları. Tabii Siemens hem her pazar için hem de her rakip için ayrı ve değişik rekabet taktikleri geliştirip uyguluyor. Siemens çok büyük bir firma olduğu için tek bir metoda mahkûm değil.

Pazara erişim modelinizde bir değişiklik var mı, olacak mı?
Solution Partner’lar ile işbirliği konusunda bölgesel koşulları dikkate alan genel bir yaklaşımımız var. Bizi dünyanın her yerinde izleyecek partnerlere ihtiyacımız var. Ancak Solution Partner’larımızın çoğu yerel partnerler. Bu konudaki yaklaşımımız bizim Siemens olarak her şeyi kendimizin yapmak istemememizden kaynaklanıyor. Solution Partner’ların başarılı olabilmeleri müşterilerin proseslerine yakın olma ile doğrudan ilintili. Bunlar ancak yerel ve görece küçük çaplı firmaların yapabilecekleri işlerdir. Bizim gibi büyük bir firmanın üstesinden gelebileceği bir konu değil. Buna ekleyebileceğim bir konu da çeşitli sektörlere yönelik uzmanlıklara gerek duyuluyor olması. Örneğin otomotiv sektörü. Çözüm ortaklarımızın sektörel yetkinliklere sahip olmalarını önemsiyoruz. Diğer sektörler de buna dahildir.

Sayın Franke önceki yıllarda bir didaktik program geliştirmiştiniz: Siemens Otomasyon Mühendisliği Sertifikası. Bu konu ne durumda?
Bu konuya devam ediyoruz. SIMATIC tabanlı ürünlerimizin eğitimlerini ağırlıklı olarak verdiğimiz bu program başarıyla sürüyor.
Toplumların ekonomik gelecekleri büyük ölçüde üniversitelerde verilen eğitim ile orantılı. Bu özellikle doğal kaynakları olmayan ülkeler için geçerli. Bu nedenle Siemens olarak teknoloji eğitimi konusunda üniversitelere destek olmayı sorumluluğumuz kapsamında görüyor ve çeşitli işbirlikleri içinde bulunuyoruz.

“YAZILIM VE MEKATRONİK GELECEKTE DAHA DA ÖNEMLİ OLACAK”

Teşekkürler. Dünya son yıllarda giderek artan bir mekatronik ürünler dönemi içinde bulunuyor. Bunun anlamı ürünlerin yüksek oranda yazılım içermesi demek. Önceki yıllarda Siemens’in ciddi bir yazılımcı kadrosu bulunuyordu. Şu anda durum nedir?
Bu konuya sürekli yatırım yapmaktayız. Ben şimdiki görevimden önce Siemens içindeki inovasyon sorumlusuydum. Yönetim kurulu toplantılarında bu konuyu görüşmeye devam etmekteyiz. İnovasyon, ağırlıklı olarak yazılım destekli yapılmakta. Çünkü ürünlerin fonksiyonları içinde yazılım çok büyük roller üstleniyor. Bizim Microsoft’tan daha kalabalık bir IT kadromuz bulunuyor. Yazılım ve mekatronik gelecekte daha da önemli olacak. Ben şahsen bu işin arkasındayım. Esasen sadece ürünler değil, fabrikalar, üretim sistemleri de mekatronik tabanlı yapılar haline dönüşüyor. Biz bu konuda öncüyüz.

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİÐE KATKIDA BULUNAN HER YENİ ÇÖZÜM DERHAL UYGULANMALI

Çok güzel. Siemens “sürdürülebilirlik” kavramını, çevre dostu uygulamaları destekliyor, yaratıyor ve geliştiriyor. Sizce her ülkede olmazsa bile bazı yerlerde çevreye duyarlı teknolojilerin kullanımı bir maliyet unsuru olarak görülmeye devam ediyor mu, yoksa her yerde sürdürülebilirlik konusu öncelikli mi?
Biz dünyanın her yerinde sürdürülebilirlik konusunun savunucusu, sahibi ve geliştiricisiyiz. Sadece bir dünya var. Örnek vermek gerekirse, Çin’de sürdürülebilirliğe önem verip Hindistan’da vermemek gibi bir şey olamaz. Her yerde bu konu maksimum önemle ele alınmak durumundadır. Üstelik sürdürülebilirlik konusunda gecikmeye tahammülümüz bulunmuyor. Sürdürülebilirliğe katkıda bulunan her yeni çözüm derhal uygulanmak durumundadır.

Bu görüşünüzün dikkate alınmasını diliyorum. Size Siemens ile ilgili bir gözlemime dayanarak soru yönelteceğim. Siemens organizasyon şemasını son yıllarda sık değiştirir oldu. Örgüt yapısı ile çok oynandığı kanaatindeyim. Son oluşturduğunuz yapı sizce ne kadar kalıcı, ne kadar devam edecek?
Mevcut koşullarda kapsamlı bir değişiklik yaşanmaz ise yeni yapımız yaklaşık 10 yıl devam edecek diyebilirim. Son yıllarda organizasyonumuzda sık değişiklikler yaptığımız doğru. Ancak son yıllarda küresel anlamda da önemli değişimler yaşandı. Bunlar da bizim için çeşitli uyarlamalar yapmayı gerektirdi. Trendleri ve Siemens kültürünü dikkate alan kapsamlı değişiklikler gerçekleştirdik.

Sağolun. Son olarak Türk endüstrisine mesajınız nedir?
Türkiye bizim için çok önemli bir ülke. Burada sadece satış değil, üretim ve geliştirme çalışmaları da yapıyoruz. Türkiye üzerinden eriştiğimiz başka ülkeler de var. Asya ile Avrupa Türkiye üzerinden birleşiyor. Türkiye’de sürekli gelişme içerisindeyiz. Faaliyet alanlarımızda pazar lideriyiz. Buradaki faaliyetlerimizi gelecekte daha da arttırmayı arzuluyoruz. Türkiye’nin bize gösterdiği yakınlık ve ilgiden çok memnunuz. Biz de Türk insanına ve firmalarına en ileri çözümleri en uygun koşullarla sunmaya devam edeceğiz.

DİÐER RÖPORTAJLARI OKUMAK İÇİN -tıklayın-

Güncelleme Tarihi: 14 Temmuz 2010, 17:00
YORUM EKLE
Dergiler
Partnerler