Algılama ürünleri sektörünün öncüsü: Erwin Sick

Algılama ürünleri sektörünün öncüsü: Erwin Sick

Algılama ürünleri sektörünün öncüsü: Erwin Sick
Satınalma Zirvesi

Erwin SICK 1909 yılında Almanya’nın Heilbronn kasabasında dünyaya gelmiş. Tren kondüktörü olan babası sayesinde buharlı lokomotifle çok küçük yaşta tanışmış ve o zamanın teknoloji harikası olan bu araca büyük hayranlık beslemiş. Hatta hayranlığı kısa sürede tutkuya dönüşmüş ve küçük Sick 14 yaşındayken okulu terk edip teknisyenlik çıraklık okuluna kaydolmuş. Oradaki eğitimini tamamladıktan sonra da Göttingen’deki “İleri Mekanik ve Optik Yetenek Okulu”na devam etmiş. Okulun yöneticisi aynı zamanda ünlü Zeiss şirketinin uzmanlarından biri imiş. Erwin’in içindeki yeteneği hemen fark eden uzman hoca verdiği özel derslerle ona hassas endüstriyel enstrümanların tasarımının nasıl yapılacağını, tasarım sürecinde izlenmesi gereken prensiplerin neler olduğunu ve optik cihazlarla ilgili hesaplamaların nasıl yapılacağını öğretmiş. Gerçek bir hazine olan hocasından aldığı bilgileri içindeki yeteneklerle birleştirmeyi başaran Erwin Sick 1930 yılından başlayarak Siemens, Bosch, Askania gibi şirketlerde renkli filmlerin geliştirilmesi, sinematograf, astronomi ve fizik cihazlarının tasarımı ve imalatı konularında çalışmış. Bu dönemde optik teknolojisinin kendisine ayrı bir haz verdiğini fark eden mucit çalışmalarının ağırlık noktasını bu konuya kaydırmış. Çalıştığı şirketlerde başka ülkelerden gelmiş uzman fizikçilerle ve mühendislerle çok zor deneyleri başarıyla gerçekleştirerek önemli sonuçlar elde etmişler. Bulguları bilim dünyasından yankı verince ve Erwin Sick Berlin Teknik Üniversitesi tarafından davet edilerek akademik eğitime katkıda bulunması istenir. Bu davet aynı zamanda kendisi için de teorik bilgilerini geliştirmek ve odaklandığı konu dışındaki teknik konularda kendini eğitmek için bir fırsat da olacaktır.
Erwin Sick’in optik-elektronik cihaz mucidi olarak dikkat çektiği ilk ulusal başarısı 1937/38 yıllarında sunduğu roket kontrol sistemidir. Bu konudaki uygulaması Alman askeri eğitimi kapsamına alınır ve savaş boyunca kendisinden pek çok kontrol ve düzenleme projesinde faydalanılır.
Dağarcığında oluşan derin bilgi birikimi ve deneyimini daha kapsamlı uygulamalara dönüştürmek isteyen Erwin Sick savaş sona erdikten sonra Münih yakınlarında ilk optik laboratuarını kurar. Savaşın olumsuz etkilerini de yakından hissetmiş olması nedeniyle asıl amacı optik ve elektronik teknolojisini insanlığın ve barışın hizmetine sunmaktır.
Savaşlarla sıkıntılar çeken halkının yorucu ve bıktırıcı işlerden otomasyon teknolojileri ile kurtulmasını düşünmekte, iş kazalarındaki artışları emniyet sistemleri ile frenlemeyi amaçlamaktadır.
Ancak Almanya’daki savaş sonrası sosyoekonomik durum hiç de parlak değildir ve bu durum bir süre için Erwin’i, ulvi planlarını ertelemek zorunda bırakacaktır.
Münih yakınlarında, Vatterstetten’de 20 metrekarelik bir yer tutarak radyo üretmeye başlar. Üç bantlı, el yapımı radyoları 350 Mark etiket fiyatıyla satışa sunmakta, yanında kapsamlı bir el kullanım kitapçığı vermekte, 6 ay garanti süresi olduğunu söylemekte ve peşin ödemelerde ıskontolar yapmaktadır. Ailesini geçindirmek zorundadır.
1946 yılının 26 eylülünde A.B.D. işgal kuvvetlerinden kendi mühendislik bürosunu kurma iznini koparmayı başarır. Aklında çeşitli geliştirme ve icatlar yapmak, bunların patentlerini alarak hem insanlığa hizmet etmek hem de ulusuna ve ailesine çektikleri sıkıntıları unutturmak vardır. Ancak kader şimdilik bu amacı için başka bir yolda yürümesini zorlayacaktır. Aklında hiç olmayan imalat işine girecek, radyo işini büyütecektir. 1948 yılına kadar işler yolunda gider. Birkaç işçi ile radyo imalatı sürdürülmekte, bazı ölçme cihazları üretilmekte ve hammadde ticareti yapmaktadır. Ancak Alman hükümetinin yaptığı döviz reformu koşulları çetinleştirir. Maaşlar ödenemez hale gelir. Halkın satın alım gücü de azalmış, üstüne üstlük endüstri firmaları büyük miktarlarda radyo üretim işine girerek maliyetlerini düşürmüşler ve Sick’i rekabet açısından iyice zorlamaya başlamışlardır. Ekonomik ortamdaki bu değişmeler, içindeki araştırma yapma tutkusuyla birleşince bay Erwin endüstriyel otomasyon firmalarından optoelektronik araştırma projeleri alarak parayı zevk alacağı işten kazanmayı denemeye karar verir. Ancak çalışmalarının maddi karşılığını alamaz. 1950 yılında Frankfurt’un ünlü Achema fuarına gider. Bilet parasını borç almış, dahası otel parası bulamadığından park banklarında yatmıştır. Fuarda tanıştığı Rütgerswerke firmasının direktörü ondaki potansiyeli görerek bir projede işbirliği teklif eder. Ancak buradan kazandığı para da ailesi için yeterli değildir. 5 mayıs 1950 tarihinde kendi formüle ettiği “ışık elektrik kapısı”nın patentini alır. Pek çok yeni fikir içeren bu icat bugün dahi Sick AG’nin bazı ürünlerinde kullanılacak kadar önemli ve uzun ömürlüdür. Ancak parasızlık devam ettiğinden bu ışık kapısı o tarihte imal edilemez. Tek yol patenti satmak veya borç karşılığı teminat göstermektir. Bu sıkışıklık anında bir İsviçre bankası imdada yetişir.
1951 yılında düzenlenen mucitler fuarına Erwin Sick ışık kapısı ile katılır ve birinci seçilerek kendisine bir berat takdim edilir. Özel yaratıcılık yeteneğini kanıtlayan, ancak finansal açıdan bir anlam ifade etmeyen bu belge daha çok yeni ilişkiler kurmasına yardımcı olur. Başarısı pek çok kurumun ve kişinin dikkatini çeker. Bu kişiler arasında özel bir konuma sahip olan bay Schaarschmidt o günleri şöyle dile getirir: “19 haziran 1951’de bay Sick beni arayarak görüşmek istediğini söyledi. O tarihte işsizdim ve mesleğe dönüş yapmaya uğraşıyordum. Erwin’in teklifi, onun çalışma grubunda yer almak, benim bu arzumun gerçekleşmesi için fırsattı. Enerji doluydum ve ideallerim doğrultusunda çalışmak için içimde büyük bir coşku vardı. Üç gün sonra, 22 haziranda bisikletime bindiğim gibi ilk çalışma günüme başlamak üzere Vatterstetten’e doğru yola koyuldum. İlk yapmamız gereken ölçme tekniği ile elektriksel uygulamalara ilişkin ön koşulları, alt yapıyı yaratmaktı. Gerçekten kalıcı önemi olan buluşlar yaptık. Test trafoları, ve bir peynir imalatçısının ambalajlama çözümü için istemiş olduğu ilk elektro-optik baskı beneği kontrol cihazı bunlar arasında öne çıkanlardır. Elektro optik baskı kontrol cihazının ilginç bir öyküsü vardır. Bir peynir firmasının mühendisleri paketleme filminin kontrolü için mekanik ve pnömatik temelli çözüm arayışlarına girmişler. Uzun süren yorucu çabaları sonuç vermeyince içlerinden birinin hatırına 1950 yılındaki Achema fuarında tanışmış olduğu birisi gelmiş. Konuyu çözse çözse bu kişi çözebilir demiş. Sözünü ettikleri kişi bay Erwin’den başkası değil. Soğuk bir kasım gecesinde Vatterstetten’deki laboratuarı bulmayı başardılar. İçeri girdiklerinde dikkatlerini ilk çeken şey dev bir aynanın karşısındaki titreyen küçük ayna oldu. Bu sistem günümüzün ünlü “Sick Işık Perdesi”nin ilk test düzeneğidir. Sonra sözü problemlerine getirdiler. Bay Sick onlara yardımcı olabileceğini söyledi ve hemen Sick mercek ve tutkal arayışına girdi. Ürettiği sistem peynir makinesinin ambalaj hattında denemeye alındı. İlk paketler hattı terk ettiğinde herkesin ağzı kulaklarına varmaktaydı. Her paketin üzerinde doğru etiketler yer almakta, paketlerin kesimleri gereken yerlerden yapılmaktaydı. Şirket memnuniyetini parasal ödemesinin dışında o kadar çok peynir hediye ederek belirtti ki ne Sick ailesi ne de ekibin diğer çalışanları koyacak yer bulamadık. Elbette hepimiz bu güzel anı için kalplerimizin en güzel köşesinde yer bulduk.” 

1952 yılında Erwin Sick kendi icadı olan ışık kapısının adını ışık perdesi olarak değiştirir. Bu düzenek çalışanları makine kazalarından kesinlikle korumakta ve günümüzde dahi yaygın biçimde kullanılmaktadır. Hannover fuarında tanıtımı yapılan bu sistem özellikle pres üreticilerinin çok rağbet gösterdikleri bir ürün olacaktır. Bu da artık parasal sorunların bir daha yaşanmayacağı anlamına gelmektedir. Hele ışık perdesi çözümünün ünlü Krupp firmasında emniyet çözümü olarak benimsenmesi Sick için ekonomik özgürlüğü kesin olarak getirmiştir. Şirket kullanılmış da olsa ilk otomobiline, daktilosuna ve telefonuna kavuşur. Ancak Sick çözümlerinin ünü tüm Almanya’yı sarmış ve talep patlaması yaratmıştır. Sonraki yıllarda kendisini tutkulu bir mucit ancak gönülsüz bir girişimci olarak tanımlayan bay Sick istekli olmasa da işleri büyütme zamanının geldiğini anlar. Çünkü her zaman seri imalat yerine mühendislik problemlerinin çözümü ile uğraşmayı yeğlemekte, yaptığı teknolojik gelişmeler ruhunda büyük bir haz yaratmaktadır. Ancak kazanç olmadan mühendislik araştırmaları yapılamayacağından Güney Baden eyaletinin sunduğu 25.000 Alman Markı ile belediye başkanının verdiği desteği dikkate alan Bay Sick Oberkirch’teki ilk tesislerini kurma kararını verir.
Baskı beneği kontrol sistemi ile ışık perdesi çözümü zaman içinde mükemmel hale gelirler. Bu da Sick için sınırların Almanya dışına taşması demektir. Fransa, İtalya, İsviçre yeni müşterilerle dolu pazarlardır. Bu arada çalışanlarının sayısı yirmiye ulaşan şirkette ilk defa 1956 Fasching’inde (Alman bayramı) parti verilir. Patlayan talep üretim miktarlarında büyük artışlar gerektir. Oberkirch’teki tesiste ise büyümede kullanılabilecek yer yoktur. Ekonomi bakanlığı Freiburg yakınlarındaki Waldkirch’te boş bir fabrika olduğunu bildirince Sick kara ormanlar yöresindeki bugünkü merkezinin bulunduğu şirin kasabaya taşınır. Sonraki üç yıl içinde şirket çalışanlarının sayısı 175’e yükselir. Bu dönemde kuzey Ren Westphalia eyaleti ile İsviçre’de satış temsilcilikleri kurulur. Sonrasında sırasıyla Fransa, A.B.D. temsilcilikleri açılır.
Erwin Sick endüstriyel problemlerin çözümünü sağlayan büyük icatları sayesinde ailesine, çalışanlarına ve ülkesine ve insanlığa büyük katkılarda bulunmuş bir hümanisttir. Bir doğum günü konuşmasında kendisini bir anlamda Jules Verne’e benzettiğini söylemiş ve hayal edip umut beslemekten hiç vazgeçmediğini belirtmiştir. En sıkıntılı günlerinde dahi kitap okumayı durdurmadığını, yalnızca mesleki değil, sosyal konulara, sanata ve spora da eşit derecede önem verilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Onun önemli bir mirası da budur. 

1988 yılının 3 aralık tarihinde 79 yaşında hayata veda eden Erwin Sick’in ruhu şad olsun. İnsanlık ona çok şey borçlu.
 

Güncelleme Tarihi: 11 Mart 2009, 07:32
YORUM EKLE

ST Endüstri Radyo

ST Endüstri Radyo

Dergiler
Partnerler