Mühendislikte Tercihlerin Önemi

İnsanların hayattaki seçimleri ve aldığı kararlar, potansiyel olarak onların geleceğini belirleyen en önemli parametrelerden biri olarak karşımıza çıkıyor. Hayatın her alanında olduğu gibi mühendislik alanında da henüz öğrencilik sıralarından başlayarak mühendis adayları başta tercih ettikleri staj yerleri ve bitirme projeleri olmak üzere, tüm seçimlerinin sonuçlarını bir şekilde mezuniyetten sonra yaşıyorlar. Ne zaman robotik ve otomasyon başta olmak üzere endüstriyel fuarlardan birine gitsem, orada, mühendis arkadaşlarla yaptığım sohbetlerde, söz dönüp dolaşıp üniversite yıllarındaki çalışmalara geliyor. Kimi arkadaşlar o dönemin meyvelerini
daha sonra toplamanın gururunu anlatırken, kimisi de o dönemde çok daha akıllı işler yapmış olabileceğinden ama o günkü seçimlerinin sonuçlarının pahalıya mal olduğundan dem duruyor. Henüz mühendislik eğitimi esnasında, temelde belirli bir öğrenci takımı projesi içerisinde çalışan, endüstrinin bir mühendisten beklentileri konusunda, stajları esnasında farkındalığını artıran, kısacası; aldığı teorik ve uygulamalı eğitimin sonuçta nasıl değerlendirilebileceğini önceden tahmin edebilmeyi başaran öğrenciler ilerleyen dönemlerde çok parlak işlere imza atabiliyor.

Mezun olan mühendislerin endüstriyel uygulamalar esnasında, sahada sadece deneysel yöntemler kullanarak sonuç almak yerine, sayısal analiz, modelleme ve simülasyon yöntemlerini kullanarak zaman ve maliyet tasarrufu ile kaliteli ürünler ortaya çıkarabilmeleri mümkündür. Özellikle son dönemde endüstride hızla yayılmakta olan üretken tasarım, dijital ikiz, eklemeli imalat, nesnelerin interneti gibi Endüstri 4.0 enstrümanlarını kullanarak sahaya çıkmanın oldukça değerli olduğunu buradan bir kez daha tekrarlamak istiyorum. Ayrıca, dünyada metaverse yönünde ciddi adımlar atılırken, mühendislik alanında fiziksel mühendislik ürünlerinin gerçek zamanlı davranışlarının sanal modeller ile inceleme fırsatının sağlanmasıyla birlikte, yakın gelecekte endüstrinin her alanındaki dijital ikizler üzerinde çok daha fazla vakit geçireceğimizi belirtmek istiyorum.

Son olarak, burada tercihlerimizden söz açmışken, İstanbul Gedik Üniversitesi Mühendislik Fakültesi’nde son sınıf öğrenciler için güz döneminde vermekte olduğum seçmeli ders olan Robotik Kaynak Teknolojileri dersimden biraz bahsetmek istiyorum. Son sınıf öğrenciler zorunlu derslere ek olarak farklı seçmeli dersler içerisinden kendi tercih ettikleri dersleri de alabiliyorlar. Robotik Kaynak Teknolojileri dersi de bu derslerden bir tanesidir. Güz döneminde bu dersi alan mekatronik, metalürji-malzeme ve elektrik-elektronik mühendisliği son sınıf öğrencilerimiz ile öncelikle bir robot simülasyon programı vasıtasıyla robotlu gazaltı ark kaynağına ait teorik bilgi ve robot hücresi kaynak yörünge simülasyonunu tamamladık. Vize sınavları haftası sonrasında ise, Gedik Kaynak Ar-Ge Merkezinde kaynak robotlarını kullanılarak robotlu kaynak uygulamalarını yaptık. Öğrencilerin son sınıfta seçtikleri dersler ile kendilerini geliştirmek istedikleri alanların uyuşmasının, hayatlarındaki diğer seçimler gibi oldukça önemli olduğunu değerlendiriyorum.

Önümüzdeki aylarda dijital çağın yeni normalinde endüstri ve akademinin gelişmesinde etkin rol oynayan yenilikçi uygulamaları sizlerle paylaşmak üzere, hepinize yeni yılda özgün mekatronik çözümlerle dolu sağlıklı bir yıl diliyorum.

YORUM EKLE
Dergiler