TİAD Yönetim Kurulu Başkanı Hayrettin Kağnıcı, haberortak.com`a konuştu

CNC`SİZ KALKINMA OLMAZ..!

TİAD Yönetim Kurulu Başkanı Hayrettin Kağnıcı, haberortak.com`a konuştu



Bir ülkede var olan takım tezgahı sayısı, o ülkenin gelişmişliği ile doğrudan ilgilidir. Hatta gelişmiş ülke olma ölçütlerinden birisi de var olan takım tezgahı sayısıdır, şeklinde konuşan Hayrettin Kağnıcı şu önemli tespitlerde bulundu: “Dört yıl önce yaptığımız bir araştırmada ülkemizde 40-45 bin civarında CNC kontrollü takım tezgahı olduğu sonucuna varıldı. Oysa gelişmiş ülkelerdeki oranlar, sanayileşme, yüz ölçüm, nüfus gibi değerler göz önüne alındığında bu sayının 400 bin civarında olması gerektiği ortaya çıkmaktadır. Sonuç olarak ne kadar takım tezgahınız varsa o kadar kalkınmışsınız demektir. ”

151 üyesi ile takım tezgahları sektörünü başarı ile temsil eden Takım Tezgahları Sanayici ve İşadamları Derneği ( TİAD ), eğitim ve seminer faaliyetleri, yabancı konukları ve TATEF 2010 Fuarı nedeni ile yoğun günler yaşıyor. Bu yoğun gündem arasında TİAD Yönetim Kurulu Başkanı Hayrettin Kağnıcı ile makamında bir araya gelerek sektörü, çalışmalarını ve TATEF fuarını konuştuk.

Sayın Başkan, öncelikle sizden TİAD’ ı, bir kez de bizim okuyucularımız için anlatmanızı rica edeceğiz
Takım Tezgahları Sanayici ve İşadamları Derneği ( TİAD ) 1992 yılında kurulmuş, sadece takım tezgahları sektöründe faaliyet gösteren firmaların yer aldığı ve halen 151 üyesi bulunan sivil toplum kuruluşudur. Farklı sektörlerden üyelerimiz bulunmamaktadır; mesela ambalaj ya da tekstil makinaları imal eden, yurtdışından getiren veya bunlara yönelik aksam ve yedek parça üreten firmalar derneğimizde bulunmuyor. Takım tezgahları imal ve ithal eden, bu tezgahlara takım ve yedek parça işi ile uğraşan, tezgahların çalışmasına yönelik yazılımlar konusunda faaliyet gösteren firmalar var bünyemizde. Neden böyle bir derneğe ihtiyaç duyuldu? Bu çok önemli bir konu, üzerinde konuşmak gerekiyor. Takım tezgahları, doğrudan üretimde kullanıldığı gibi, üretim makinalarının yapımında da kullanılan çok önemli imalat araçlarıdır.





NE KADAR TAKIM TEZGAHI, O KADAR KALKINMA

Bir ülkede var olan takım tezgahı sayısı, o ülkenin gelişmişliği ile doğrudan ilgilidir. Hatta gelişmiş ülke olma ölçütlerinden birisi de var olan takım tezgahı sayısıdır. Dört yıl önce yaptığımız bir araştırmada ülkemizde 40-45 bin civarında CNC kontrollü takım tezgahı olduğu sonucuna varıldı ki bu rakam bugün 55-60 bin civarındadır. Oysa gelişmiş ülkelerdeki oranlar, sanayileşme, yüzölçüm, nüfus gibi değerler göz önüne alındığında bu sayının 400 bin civarında olması gerektiği ortaya çıkmaktadır. Mesela Güney Kore yüzölçüm ve nüfus olarak bizden çok daha küçük olmasına rağmen takım tezgahı sayısında bizden çok ilerideler. Haliyle bu doğrudan kalkınma ve gelişmeyle ilgili sonuçlar doğurmaktadır. Ne kadar takım tezgahınız varsa o kadar kalkınmışsınız demektir. Bu kadar önemli ve hassas bir konuda faaliyet gösteren firmalar olarak bir araya geldik ve TİAD kuruldu.

ÜYELERİMİZİN YARIYA YAKINI İMALATÇI

Dışarıdan bakıldığında ithalatçı firmaların ağırlıkta olduğu bir yapı varmış gibi görünüyor, doğrusu nedir?
Yıllar boyunca değişen bir yapı var, sanırım eskiden daha fazla ithalatçı vardı, şimdi biraz daha azaldı. Bunun da haklı sebepleri ve açıklamaları var elbette. Ülkemizde takım tezgahları imalat sektörü hızla gelişse de, pazarda yabancı firma ve markaların ciddi bir payı var, buda derneğin yapısına doğrudan yansıyor. TİAD olarak beş kişilik yönetim kurulunu şöyle yapılandırıyoruz; bir üye imalatçılardan, bir üye ithalatçılardan, bir üye CAD/CAM yazılım firmalarından, bir üye takımcılardan, bir üye de metroloji (ölçüm) firmalarından gelir. Son dört alanda ithalatçı firmalar daha ağırlıklı olduğu için yapının böyle görünmesi de gayet doğal. Ancak şu andaki üyelerimizin yarıya yakını imalatçılardan oluşmaktadır.

Üye alımları ile ilgili kriterleriniz var mı?
Son yıllarda üyelik için her yıl yaklaşık 15-20 firma başvuruda bulunuyor. Üye alımı konusunda biraz titiz davranıyoruz ve başvuran firmalardan ancak 4-5 tanesi üye olabiliyor. Başvuran firmaları önce mülakata alarak niçin üye olmak istediklerini anlatmalarını istiyoruz. Firmanın geçmişini detaylı olarak araştırıyor, yasal konularda sorun yaşamış mı inceliyor, gerektiğinde üyelerimize de danışarak karar veriyoruz. En az üç yıl aktif olarak ticari faaliyette bulunmuş, piyasada bilinen bir firma olması da önemli şartlarımızdan biri.

CELIMO’ DA 13 ÜLKENİN DERNEKLERİ TEMSİL EDİLİYOR

Bağlı olduğunuz federasyon olan CELIMO hakkında da bilgi verebilir misiniz?

Biz TİAD olarak Avrupa’ ya çok iyi entegre olmuş bir derneğiz. Avrupa’ da takım tezgahı sektöründe faaliyet gösteren 13 ülke derneğinin üye olduğu CELIMO (Avrupa Takım Tezgahları, Takım ve Teknolojileri Ticari Birliği ), 1965 yılında 5 Avrupa ülkesinin ulusal derneklerinin başkanları tarafından başlatılan çalışmalar sonucunda 1971’ de kurulmuştur. 29.01.2001 tarih ve 2001/1998 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla üye olduğumuz birliğin, TİAD ile birlikte; Almanya, İngiltere, İtalya, Fransa, İsviçre, Belçika, Hollanda, Danimarka, İsveç, Norveç, Finlandiya, Avusturya ve İspanya’nın ilgili dernekleri ile toplam 13 adet üyesi bulunmaktadır.

CELIMO nezdinde Avrupa’ da, ülkemiz takım tezgahları sektörünü temsil etmekte, yapılan çalışmalara katılmakta ve yönetimde yer almaktayız. İki dönem önce yönetim kurulu başkanlığı TİAD’ da idi; değerli arkadaşımız ve halen yönetim kurulu üyemiz Cüneyt Okçu bu görevi başarıyla yerine getirdi, Cüneyt Bey bu dönemde de CELIMO yönetim kurulu üyesidir. Bundan çok gururlandık. Bu durum ülkemizin ve derneğimizin Avrupa’ da kabul edilmişliğinin en önemli göstergelerinden birisidir.

Ne gibi çalışmalarınız var, ayrıntıları paylaşabilir misiniz?
Komitelerimiz ve alt çalışma gruplarımız aracılığı ile o alana ait sorunlar, sıkıntılar yönetime taşınır ve çözüm yolları aranır. Biraz önce saydığım üç ana bölümün birer alt çalışma grubu var; takımcılar, metroloji ve CAD/CAM alt çalışma grupları. Bunun dışında da komitelerimiz bulunmakta. Örneğin CAD/CAM grubumuz korsan yazılıma karşı çok önemli bir kampanya yürüttü ve oldukça başarılı oldu.

Çalışmaları farklı konularda halen devam etmektedir. Bir diğer örnek, satış sonrası hizmetler komitemizin önderliğinde derneğimizin yürüttüğü çalışmalardır. Çok fazla kuvvetlendiremedik ancak üzerinde çalışmaya devam ediyoruz. O da TİAD üyelerinden aldığınız bir ürün ya da hizmette yaşanacak problemlerde, derneğin devreye girerek sorumluluk alması şeklinde yürüyor. Eğer bize ulaşan ve çözülememiş bir konu varsa oluşturduğumuz hakem heyeti ile sorunu inceliyor ve ilgili üyemiz aracılığı ile çözüme kavuşturuyoruz. Bunun sektörün genel işleyişi açısından çok önemli bir nokta olduğunuz düşünüyoruz.

TİAD AKADEMİ’ NİN TEMEL HEDEFİ VERİMLİLİÐİ ARTTIRMAK

Eğitim konusunda çok önemli çalışmalar gerçekleştiriyoruz. TİAD Akademi bu çalışmaların en tepesinde bulunuyor. Burada da en önemli hedef sanayicimizin kullandığı makinalardan en fazla verim alacak şekilde faydalanmasını sağlamak. Biraz önce değinmiştik, takım tezgahlarının sayısının arttırılması kalkınma açısından çok önemli.

Ancak sadece tezgah sayısını değil, günümüzün yüksek teknolojisi ile üretilmiş bu tezgahları kullanacak, tamir ve servis hizmetini verecek nitelikli elemanları da aynı oranda arttırmalıyız. Eskiden bir tezgahın mekanik ömrü ön planda iken şimdilerde teknolojik ömrü daha önemli olmaya başladı. Çünkü iyi bir tezgah 40-50 yıl gibi uzun süreler mekanik olarak çalışabilirken, rekabet şartlarına uygun hızlı ve kaliteli üretim yapamıyorsa bu tezgahı hiçbir üretici çalıştırmak istemez.
Verdiğimiz eğitimlerin ve TİAD Akademinin temel hedefi de, verimliliği arttırmak. Aynı makinayı verimli, daha hızlı, daha yüksek kapasite ile çalıştırabilirsek, daha kaliteli üretim sağlayabilirsek amacımıza ulaşabileceğiz. Ancak bu sayede firmaların, dolayısıyla ülkemizin rekabet gücünü arttırabiliriz.

Eğitimlerin bir diğer özelliği de yaklaşık 300 bin dolarlık yatırımla hazırlanan iki CNC tezgah üzerinde pratik yapılabilmesi. Bu sayede teorik olarak öğretilenler, hızlı bir şekilde tecrübe edilebiliyor. Zaten bu eğitimi alanlar genellikle üretimin içinde yer alan, konusuna hakim; ancak daha verimli çalışabilmek adına gelenlerden oluşuyor. Çok iyi gittiğini söylemek istiyorum, eğitimlere beklediğimizden fazla talep geliyor. Umuyorum ki eğitim verdiğimiz tezgahların ve sınıfların sayısı sürekli artsın, eğitimlerden faydalananlar çoğalsın. Ülkemizin ciddi bir bilgi birikimi ve bunun aktarılması eksiği var, çalışmalarımız hep bunun giderilmesi yönünde. Koyla bir iş değil bu, ancak başarmak zorundayız çünkü hepimizi ilgilendiriyor.

TÜRKİYE’ DE BİR İLK “MAKİNA EMNİYET YÖNETMELİÐİ”

Bir diğer önemli konuda da mevzuat komitemiz çalışmalarını sürdürüyor. Hem ürettiğimiz hem de ithal ettiğimiz makinaların uluslar arası alanda var olan mevzuatlara uygun olabilmesi için gerekli araştırmaları yapıyor ve bunları sanayicimizin hizmetine sunuyoruz.

Özellikle üye olabilmek için müzakereleri sürdürdüğümüz Avrupa Birliğinin mevzuatı ile ilgili çok önemli çalışmalar yapılıyor. Bu çalışmaların en güzel örneklerinden birisi de Türkçe-İngilizce iki dilde basımı tamamlanan ve Türkiye’ de bir ilk olan “Makina Emniyet Yönetmeliği” dir. Buna paralel olarak ülkemiz yönetmeliklerinde yapılan değişiklikleri konuşmak, tartışmak üzere bir panel düzenledik.

Bu panel 25 Haziran Cuma günü gerçekleşti. Panele Sanayi ve Ticaret Bakanlığından, Türk Standartları Enstitüsünden ve Dış Ticaret Müsteşarlığından yetkililer katıldı, yapılan değişiklikler anlatıldı ve katılımcı firmalarımızla tartışılarak değerlendirildi. Tüm sektöre açık olan bu panel ve benzeri çalışmalarda amacımız sektörün bilinçlendirilmesi ve doğruya yönlendirilmesidir. Mevzuat değişiklikleriyle çok önemli bazı kısıtlama, yasak ve cezalar getirildi, bu konuda üzerimize düşen görevleri yerine getirmeye devam edeceğiz.

Sektördeki iletişime katkı sağlamak, çalışmalarımızı firmalarımıza daha iyi anlatabilmek için iki ayda bir yayınladığımız bir dergimiz var. Son olarak ise sektörümüzün en önemli fuarı olan TATEF’ten bahsetmek isterim. TİAD’ın büyük katkı ve desteği iki yılda bir uluslar arası standartlarda düzenlenen TATEF’in bu yıl on üçüncüsü düzenlenecek ve dernek olarak yine orada olacağız. Endüstri Zirvesi sloganı ile yapılan ve katılımcılarının büyük çoğunluğunun TİAD üyesi olduğu bu fuar ülkemizin ve bölgemizin en önemli sektör fuarıdır. Çok ciddiye alıyoruz ve bu yılki çalışmalarımız da bu doğrultuda devam ediyor. Öyle görünüyor ki, 12 – 17 Ekim tarihlerinde harika bir fuar daha yaşayacağız.

Çok yeni bir çalışma olduğu için eklemek isterim, 16 Haziran günü Tayvan’ dan gelen bir heyeti ağırladık. Onları Türkiye’ de yatırım ve üretim yapmaya davet ettik, karşılıklı fikir alışverişinde bulunduk, tecrübelerimizi paylaştık. Tıpkı daha önce Koreliler ve İtalyanlarla da yaptığımız organizasyonlarda olduğu gibi.

TATEF 2010 SEKTÖR İÇİN ÇOK ÖNEMLİ

TİAD – TATEF ilişkisini, fuarın kuruluşu ve bugünlere gelişini ve 2010 TATEF için hazırlıklarınızı anlatır mısınız?
TATEF bu yıl on üçüncüsü düzenlenen Türkiye’nin ve bölgenin, metal işleme teknolojileri alanında en önemli ve büyük fuarıdır. 2008 yılında global ekonomik krizin en yoğun olarak yaşandığı döneme denk gelen fuarla ilgili firmalardan gelen talepler doğrultusunda TİAD katılım konusunda serbestlik kararı aldı.

Artık küresel krizin etkileri oldukça azaldı ve herkes yeni bir çıkış yaşamak istiyor. Bu yüzden TATEF 2010 çok önemli bir fuar. Bizde çalışmalarımıza, fuara yaklaştığımız bu aylarda hız verdik. Dergimizde yayınlıyoruz, röportaj ve haberler yapıyoruz, iletişim halinde olduğumuz yurtiçi ve yurtdışındaki her firma ve kuruma yazıyoruz. Özellikle üretimde yaşanan olumlu gelişmeler, kapasite kullanım oranının artması, ihracatın ( bilhassa otomotiv ) 2010 yılının ilk aylarında hızlanması, ertelenen yatırım kararlarının hayata geçirilme isteği gibi etkenlerle fuarın çok iyi geçeceğini, deyim yerindeyse patlayacağını düşünüyoruz, patlatmak için uğraşıyoruz.

Fuarı sadece makinaların alınıp satıldığı, firmaların müşterileri ile bir araya geldiği bir mecra değil, bir şov alanı olarak görüyoruz. Türkiye makine teknolojisinde nerede, neleri yapabiliyoruz, gücümüz nedir, sektörde neler yaşanıyor tüm bunları göstermek için en uygun vitrin TATEF 2010. Herkesi bu fuara katılımcı ya da ziyaretçi olarak destek vermeye çağırıyoruz. Bu konuda çok heyecanlıyız, çok önemsiyoruz, beş kişilik fuar komitemiz sürekli olarak TATEF’le ilgili çalışmalar yapıyor.

TATEF 2010 YENİ BİR FUAR ŞİRKETİ İLE YAPILIYOR

Fuarı düzenleyen firma ile ilgili bir değişiklik meydana geldi. TATEF 2010 yeni bir fuar firması, E Uluslararası Fuarcılık ( EUF ) tarafından organize ediliyor. Son derece yetenekli ve akl-ı selim arkadaşlar var, çalışmalarda son derece iyi gidiyor. Zaten EUF fuarın organizasyonunda daha öncede bulunan İngiliz ortaklı ITE Group PLC.’nin Türkiye ofisi olarak faaliyet gösteriyor. Bu yeni oluşumla birlikte çok iyi, çok başarılı bir fuar yapmak zorundayız. TİAD yönetimi olarak ne zaman, nerede ne yapacağız hepsini planladık ve yeri geldiğinde hayat geçiriyoruz.

Geçmiş yıllara bakacak olursak hedef nedir?
TATEF 2004 ve 2006 yıllarında çok başarılı olmuştu. 2010 yılı da en az 2006 kadar başarılı olmalı, hatta şu anki tahminlerimize göre de daha iyi geçecek. Fuar alanında çok az boş yer kaldığını biliyoruz, özellikle büyük salonlarda yer kalmadı. Firmalarımız da buna göre hazırlanıyorlar, ziyaretçi konusunda da ekstra çalışmalar yaparak hem yurtiçi hem de yurtdışı ziyaretçileri fuara getirmeye çalışıyoruz.  



İKİ ÇOK ÖZEL MAKİNA TATEF 2010’ DA SERGİLENECEK

Çok özel bir çalışması var mı TİAD’ ın?
İkisi çok çok özel üç yeni makine üyelerimiz tarafından fuarda sergilenecek. Bu iki makine ilk kez TATEF 2010’ da sektörün karşısına çıkacak, bu konuda oldukça heyecanlıyız. Takım tezgahı konusunda dış görünüş ve konstrüksiyon olarak çok fazla yenilik olmamasına rağmen teknoloji olarak sürekli bir hareket var. Mesela kesme sürelerinin azaltılması buna en güzel örneklerden biri; daha önce 2 saniyede kesim yapan bir aynı işi makine şimdi 0,8 saniyede yapıyor ise bu çok önemli bir gelişmedir.

TATEF’ in 2008 yılında yapılamaması bir prestij kaybı yaşattı mı?
Benim şahsi fikrim böyle bir kaybın olmadığı yönünde; çünkü fuar çok mücbir sebeplerle yapılamadı. Avrupa’ da ki benzerlerine bakarsanız yarı yarıya varan oranlarda güç kaybı yaşandığınız görürsünüz. O günün koşulları sebebiyle bunlar meydana geldiği için çok anormal bir sorun olduğunu düşünmüyorum. Fuarın hedef kitlesi olan imalatçı, satıcı, sanayici, teknolojiyi takip eden kesim, hepsi birden sıkıntıya düştü. Yani herkes eteğindeki taşla uğraşırken etrafına bakamadı ve sonuç bu oldu.

HERKES KENDİ İŞİNİ YAPSIN

TİAD kendi başına fuar yapmayı düşünüyor mu?
Bu yıllardır içimizde çokça tartıştığımız bir konu ve en çok karşı çıkanlardan birisi de benim. Bizim işimiz fuar yapmak değil, o çok ayrı çok başka bir alan. Yapabiliriz ama bırakalım herkes kendi işini yapsın, biz kendi işimizi fuarcı kendi işini. Ama doğru şartlarda ve standartlarda gerçekleştirilmesi içinde gerekli uyarı ve müdahalelerde bulunuruz. Böylece çok daha başarılı sonuçlar alacağımızı düşünüyorum.

Tüm makina haberleri için -tıklayın-

Tüm aktüel haberler için -tıklayın-

Son dakika haberleri için -tıklayın-



 

Güncelleme Tarihi: 06 Temmuz 2010, 13:38
YORUM EKLE
Dergiler
Partnerler