Krizin makina imalat sanayisine etkileri

KRİZDE ALINABİLECEK ÖNLEMLER

Krizin makina imalat sanayisine etkileri
Satınalma Zirvesi

Ekonomideki gelişmelerin en önemli göstergelerinden birisi yurtiçi makina satışlarıdır. Yatırım yapan hemen her kuruluş az veya çok makina almaktadır. Bir turistik tesiste dahi en azından gıda hazırlama, temizlik, ısıtma havalandırma…gibi teçhizat kullanılmaktadır. Dolayısıyla makina satışlarında bir duraklama veya azalma olması, buna paralel olarak yatırımlarda da bir duraklama veya azalma olduğunu açıkça göstermektedir.

Bir süredir ülkemizde yaşanan olumsuz gelişmeler, farklı sektörlerdeki imalatçı ve ihracatçı kuruluşların geleceğe endişe ile bakmasına ve bu endişe ile yatırımların ve makina alımlarını ertelemelerine neden olmuştur. TÜİK verilerine göre, 2007 yılı Temmuz ayından itibaren makina imalatındaki artışlarda bir yavaşlama yaşanmış, Aralık 2007 ayında ise imalat bir önceki yılın aynı ayına göre % 16 azalmıştır. 2008 yılı Ocak ayından Temmuz ayı sonuna kadar her ay % 2 - % 5 arasında imalat azalması olduğu saptanmaktadır. Krizin artan etkisi ile makina imalatı Ağustos ayında, bir önceki yılın aynı ayına göre % 8,  Eylül ayında % 6.2 ve Ekim Kasım aylarında da % 11 ve Aralık ayında da 14.9 gibi önemli düşüşler göstermiştir. Kapasite kullanım oranı Kasım ayında, bir önceki yılın aynı ayındaki % 75.1 değerinden % 69.1’e Aralık ayında ise % 65.9’a gerilemiştir. İhracat, yılın ilk yarısında % 30’un üzerinde artış göstermiş, Ağustos, Eylül ve Ekim aylarında gerçekleşen % 18’lik artışlardan sonra Kasım’da % 11.7 ve Aralık ayında % 17.8 azalmıştır. Henüz ihracata yönelmemiş ve çoğu KOBİ niteliğindeki firmalarda, ortalamanın oldukça üstünde bir imalat azalması yaşanmıştır.
Makina ithalatı da Ağustos ayında % 6.1 azalmış, Eylül ayında ise sadece % 0.1 artmış, Ekim ayında tekrar % 16.3 Kasım ayında % 38.6 ve Aralık’ta da % 39.8 azalma olmuştur. Yılın genelinde ithalat % 0.2 düşüş göstermiştir. Makina ithalatında azalma yıllardır görülmemişti. Bu veriler, son aylarda yurt içindeki yatırımlarda duraklama değil, önemli bir azalma yaşandığı görüşünü desteklemektedir. 2008 yılı sonu itibariyle makina imalatı % 4.8 düzeyinde bir azalma ile 20.1 milyar dolara gerilemiş, ithal ve yerli toplam makina satışı % 8 azalma ile 27.8 milyar dolara düşmüştür.
Krizler, mevcut sistemin, mevcut yöntemlerle ve mevcut uygulamalarla sürdürülemeyeceğinin bir işaretidir. Bu nedenle yeni ve farklı önlemlerin alınması gerekmektedir. Makina sektörü ile ilgili olarak alınabilecek önlemler ise şunlar olabilir:
Kayıt dışı istihdam ve çalışmayı teşvik eden istihdam üzerindeki vergi ve sigorta primleri makul bir düzeye indirilmelidir, kayıt dışı çalışan firmalar, kurallara uygun faaliyet gösteren firmalara karşı önemli bir haksız rekabete de neden olmaktadır. Enerji maliyetinin fazlalığı imalatta maliyetleri artırmakta, rekabet gücünü olumsuz etkilemektedir. Bu iki konu her platformda dile getirildiğinden, burada sadece değinmekle yetinilmiştir.

Günümüzün koşullarında, kamunun ithalatı engelleyici ve azaltıcı önlemler almasını beklemek gerçekçi değildir. Ancak, her isteyenin her istediğini kolayca ithal ettiği düzenin de değiştirilmesi gerekmektedir. Günümüzde Avrupa Birliği ülkeleri dahi, gümrüklerdeki denetimin etkinleştirilmesi için yeni düzenlemelere gitmektedir. Bu kapsamda kamudan beklentiler şunlar olabilir:

1. Piyasa denetiminin geliştirilmesi ve daha etkin hale getirilmesi gerekmektedir. Piyasadaki malların yüzde yüz denetimi ne ülkemizde, ne de diğer ülkelerde mümkün olamadığına göre, özellikle teknik düzenlemelere uygun olmayan malların ithalatını kısıtlayıcı ve gümrüklerdeki denetimi etkinleştirici önlemler alınmalıdır.
2. Ara malı ithalatımızı artıran, yan sanayinin büyük pazar kaybına neden olan ve cari açığın artmasına neden olan Dahilde İşleme Rejimi ile firmalara, ihraç ettiği malın değerinin % 80’ine kadar ara malı ithalatına izin verilmektedir. Çoğu firma bu hakkı sonuna kadar kullanmaktadır. Bu durum sadece yan sanayinin gelişmesini engellememekte, mevcut imalatçıların da kapanmasına neden olmaktadır. % 80 oranı kademeli olarak azaltılmalıdır.
3. Kamu kurumları ile belediyeler makina alımlarında yerli ve ithal makinaya eşit rekabet şartları sağlamalıdırlar. Bazı ihalelerde, fonksiyonu etkilemeyen, sadece geometrik ölçü farklılıkları sonucu yerli imalatçılar elenmektedir. İhale konusu olan makinanın eşdeğer kalitede yerli imalatçısı varsa, bu firmaların makinalarının teknik özelliklerini de dikkate almalı ve teknik şartnameler buna göre düzenlenmelidir.
4. Firmaların kullandıkları krediler ve bu kapsamda KOSGEB’in bankalar kanalının KOBİ’lere sağladığı kredilerin hacmi artırılmalı ve yeniden yapılandırılmalıdır. Bankaların yatırımcılara 5 hatta 7 yıla kadar vadeli kredi açmaları teşvik edilmeli ve kolaylaştırılmalı, imalatçı firmalar için müşteri kredisi kullandırılması imkanı geliştirilmelidir. Aynı şekilde Eximbank kaynakları güçlendirilmeli, özellikle makina sektörü için 5-7 yıl vadeli ihracat kredisi verilmelidir.
5. Finansal kiralama yolu ile makina satışlarında uygulanan % 1 KDV, % 18’e çıkarılmıştır. Finansal kiralamanın daha çok ithalatçılar tarafından kullanıldığı görüşü tam doğru değildir. İthalatçılar, müşterileri için, ithalatın yapıldığı ülkedeki Eximbank’lardan 5-7 yıl vadeli düşük faizli kredilerinden yararlanma imkanı sağlamaktadırlar. Finansal Kiralama, banka kredisi almak için yeterli teminatı olmayan ve bu kredilerden yararlanamayan KOBİ’ler için tercih edilen bir yöntemdir. İyi bir tanıtım yapılırsa, ithalatçılar kadar yerli imalatçılar ve bunların müşterileri de bu imkandan yararlanabilirler. Bu nedenle finansal kiralamada makinalar için uygulanan % 18’lik KDV oranı kısa sürede % 8’e indirilmelidir,
6. Avrupa Birliği uyumu gerekçesi ile kaldırılan yatırım indirimi teşviki, krizin etkileri azalıncaya kadar, en az üç yıl süre tekrar uygulamaya konulmalıdır.

Firmaların alması gereken önlemler ise şunlar olabilir:

1. Firmalar kısa vadeli kredi kullanmaktan kaçınmalıdır.
2. Firma kapanmalarının büyük çoğunluğu firma içi sorunlardan ve yönetim hatalarından kaynaklanmaktadır. Bu nedenle sanayicilerimiz, kurumsallaşmaya, bünyelerinde profesyonel yönetici ve mühendis çalıştırmaya önem vermeli ve karar alırken bunların görüşlerini mutlaka dikkate almalıdırlar.
3. Birçok makina imalatçısı küçük atölyelerle faaliyetlerine başlamış, emek ve bilgi birikimleri ile bugünkü konuma gelmişlerdir. Ancak bugünün rekabet koşulları değişmiştir. Makina sektöründe fiyat birinci öncelikli olma konumunu kaybetmiştir. Kalite, makinanın uzun süre arızasız çalışması, yeni teknolojilerin uygulanması en önemli kriterlerdir. Bir model pazarda başarılı olsa da bu başarı ile yetinilmemeli, müşteri beklentileri dikkate alınarak makinaya yeni özellikler ve kullanım kolaylıkları getirilmeye çalışılmalıdır. Bu tür çalışmalar ise, firma bünyesinde tasarım yapabilen ve geliştirmeye katkı sağlayacak yetenekte mühendis istihdamını gerektirmektedir. Ustalık birikimi ile gelinen yolun sonuna erişilmiştir.
4. Müşteri kaybetmemek için, şikayetler dikkate alınmalı, servis ve parça temini aksatılmamalıdır. Kazanılan müşteri kolayca kaybedilebilir ve kaybedilen müşteriyi tekrar kazanmak ise çoğu kez mümkün olmayabilir.
5. Rekabet gücü fazla olan, piyasada tutunmuş modellerin imalatına ve bunların geliştirilmesine öncelik verilmelidir.
6. Markalaşmaya önem verilmeli, markanın tanınırlığını sağlamak için yurtiçi ve dışındaki fuarlara katılınmalı, reklam için yeterli bütçe ayrılmalıdır.
7. Verimliliği artırıcı, maliyeti düşürücü çalışmalar yapılmalı, bünyede imal edilen parçaları daha ucuz ve kaliteli imal edecek kuruluşlarla işbirliği yapılmalıdır. Makina imalatçısı nasıl alıcının yerli makina kullanmasını bekliyorsa kendisi de ara malı alırken yerli yan sanayiciye öncelik vermeli ve yan sanayinin gelişmesine katkı sağlamalıdır. Yerli yan sanayinin etkin şekilde kullanımı, makina imalatçısının da daha kaliteli ve daha ucuz ara malı sağlamasına imkan verecektir.

Güncelleme Tarihi: 25 Şubat 2009, 08:39
YORUM EKLE

ST Endüstri Radyo

ST Endüstri Radyo

Dergiler
Partnerler