Secomea

Manuel proseslerin robotlu otomasyon sistemine dönüştürülmesi

Müşterilerin ihtiyaçlarını tek elden çözmek amacıyla kurulan N1 Robotik, mühendislik firması olarak ön plana çıkıyor. Teknolojik gelişmeleri yakından takip ederek çözüm ortağı olduğu firmalara sürdürebilir seçenekler sunan N1 Robotik, danışmanlık, proje, kurulum ve satış sonrası hizmetler konusunda endüstrideki firmalara hizmet veriyor.

“Teknolojik gelişmeleri yakından takip ederek, çözüm ortağı olduğu firmalara, öncü ve sürdürülebilir çözümler üretmektir. Bu kapsamda, manuel proseslerin robotlu otomasyon sistemine dönüştürülmesi ve mevcut robotlu üretim hatlarının gelişen ihtiyaçlar doğrultusunda iyileştirilmesi ve modernizasyonu alanında faaliyet gösteren firmamız, müşterilerine; danışmanlık, proje, kurulum ve satış sonrası hizmetler sunuyoruz.” Bu sözler N1 Robotik Firma Sahibi Harun Aydemir’e ait. Sektörde gerçekleştirdiği faaliyetleri ve yer aldıkları projeleri konuşmak için bir araya geldiğimiz Aydemir, özellikle proje süreçleri ile ilgili faydalı bilgiler verdi. 

Firmanızın sektördeki faaliyetleri hakkında bilgi verebilir misiniz? Ağırlıklı olarak hangi sektörlere hitap ediyorsunuz? 

Endüstriyel alanlarda ve hizmet sektöründe robotlu otomasyon sistemleri üretmek amacıyla kurulmuş olan N1 Robot, müşterilerinin ihtiyaçlarını tek bir elden çözmeyi hedefleyen bir mühendislik firmasıdır. Mühendislik kavramını vurgulamak istiyorum; çünkü firmamızın hedefi sadece robotların devreye alınmasını gerçekleştirmek değil, teknolojik gelişmeleri yakından takip ederek, çözüm ortağı olduğu firmalara, öncü ve sürdürülebilir çözümler üretmektir. Bu kapsamda, manuel proseslerin robotlu otomasyon sistemine dönüştürülmesi ve mevcut robotlu üretim hatlarının gelişen ihtiyaçlar doğrultusunda iyileştirilmesi ve modernizasyonu alanında faaliyet gösteren firmamız, müşterilerine; danışmanlık, proje, kurulum ve satış sonrası hizmetler sunmaktadır.

Yeniliğe dayalı Ar-Ge stratejisi ile proje gerçekleştirmeyi ilke edinen firmamız proses anlamında ise; kaynak, kesim, yüzey işleme, makine besleme, taşıma, paletleme, paketleme, spreyleme ve kamera gibi birçok robotik otomasyon uygulamalarında anahtar teslimi projeler sunmaktadır.

Proje süreçleriniz hakkında bilgi verebilir misiniz?

Projelerimizi belirli metodolojileri kullanarak, beş ana başlık altına hayata geçiriyoruz. Bunlar; proje geliştirme süreci, tasarım ve analiz süreci, imalat süreci, ön kabul süreci, kurulum ve devreye alma sürecidir. 

Proje geliştirme süreci bizim için en önemli süreçtir; çünkü müşteri talebinin analiz edilerek, ilk tasarım ve hesaplamaların yapıldığı ve elde edilen bilgiler neticesinde müşteriye en uygun çözüm sunularak proje takviminin belirlendiği süreçtir. İhtiyaç olması durumunda, tasarım ve analiz sürecinde ele aldığımız simülasyon çalışmasını bu süreçte de uygulayabiliyoruz; çünkü gerçekleştirilmek istenen prosesi simülasyon ortamında test ederek, çalışmalarımızda doğru yol izlediğimizden en başında emin olmak istiyoruz. Birbirine sımsıkı bağlı olan bu süreçleri uygulamak için oldukça hassasiyet gösterdiğimizi özellikle belirtmek istiyorum. 

Proje takvimi ise her zaman bize yol haritası oluyor. Proje sürecindeki temel hedefimiz, takvimin dışına çıkmadan müşteriye en başında taahhüt edilen işi gerçekleştirmektir. Zannediyorum ki, bizi başarılı kılan en önemli faktörlerden biri de budur.

Proje sürecinin tamamını düzenli ve kayıtlı bir şekilde takip edebilmek için de profesyonel bir proje yönetim yazılımı kullanıyoruz. Süreçlerle ilgili en ufak detayları bu yazılıma girerek, müşterilerimize istedikleri zaman projeyle ilgili rapor verebiliyoruz.

Satış sonrası hizmetlerinizi detaylandırabilir misiniz?

Proje çıktısının en önemli ayaklarından biri de satış sonrası hizmetler kısmıdır. Bize göre, müşteri memnuniyetini belirleyen faktörlerin de başında gelmektedir. Üzülerek belirtmeliyim ki, ülkemizde birçok firmada çalışmayan robotları görüyoruz. Bunların büyük bir bölümünü de ikinci el robotlar oluşturuyor. Firma yetkilileriyle bu durumu görüştüğümüzde sorunun, projenin yanlış uygulanmasının yanında, satış sonrasında alamadıkları hizmetlerden de kaynaklandığını ifade ediyorlar. 

Satış sonrasında ise en önemli konunun eğitim olduğunu düşünüyoruz; çünkü satış sonrasında hizmet alamadıkları için robotlu sistemi devre dışı bırakan firmaların robotu kullanamadıkları için bu yola başvurduklarını gördük. Basit bir program değişikliğinde dahi entregratör firmaya bağlı kalmaları ve bunun için sürekli ücret ödemek zorunda olmaları, firmaları robotlarını kullanmama kararı almaya itiyor. Bu nedenle en başından beri eğitim hizmetlerimizi projelerimiz için bir opsiyon yerine, projenin vazgeçilmez parçası olarak görüyoruz. 

İkinci el robotlar hakkında düşünceniz nedir?

Müşterilerimizi öncelikle yeni robot yatırım yapmaları konusunda ikna etmeye çalışıyoruz; ancak ikinci el robotlarla ilgili de doğrudan olumsuz bir tablo çizmek istemiyorum. Bazı avantajlarının olduğunu görmemek mümkün değil. Örneğin, finansal kaynağı nedeniyle yeni bir robot yatırımı yapamayacak durumda olup, aynı zamanda robotlu üretime geçmeyi arzulayan firmalar için faydalı olabiliyor. En azından bu tip firmalar için robot kültürünün oluşmasında etkili oluyor; ancak bu samimi düşünceye rağmen bazen olumsuz sonuçlarla karşılaşılabiliyor. Örneğin, hassas bir proses için iyi durumda olmayan bir robot kullanılabiliyor. İstenilen sonuçlar alınamadığı için de firma robotlu üretimden vazgeçiyor. Hatta çevresindeki kişileri de robotlu üretimin faydalı olmadığı yönünde yönlendirmeye çalışıyorlar.

Bu nedenle firmamızdan ikinci el robot talebinde bulunan müşterilerimiz için özel bir süreç izliyoruz. En nihayetinde, bu robotlar en az 10-15 yıl çalışmış ve özellikle de yurt dışında otomotiv sektöründe ağır işlerde kullanılmış oluyor. Bu demek değildir ki, her ikinci el robot verimsiz çalışacak. İşte bu noktada geliştirdiğimiz ikinci robot satış hizmeti devreye giriyor.
Bu kapsamda, projede kullanılacak ikinci el bir robotun; çalışma performansını, mekanik ve elektriksel ekipmanlarının durum tespitini yapıyoruz. Durum tespiti yaparken infrared ölçümler başta olmak üzere, çeşitli ekipmanlarla değerlendirme yapıyoruz. Ardından tekrarlanabilirlik yeterliliğini, ilgili proseste istenilen tolerans değerleri referans alınarak kabul görmüş validasyon teknikleriyle hesaplayarak analiz ediyoruz. Son olarak, sistem çalışır halde, tekrarlanabilirlik test sonuçları ve validasyon raporuyla birlikte müşteriye sunularak, onay alındıktan sonra projede kullanılıyoruz.

Hangi robot markalarıyla çalışıyorsunuz?

ABB, Kuka ve Yaskawa gibi sektörün önde gelen endüstriyel robot markalarının sistem entegratörüyüz. Burada önemli bir konuya dikkat çekmek istiyorum. Birlikte çalıştığımız firmalara projenin en başında robot markasıyla ilgili bir dayatmamız olmuyor. Öncelikle talep edilen prosesin robotlu çalışmaya uygun olup olmadığını analiz ediyoruz ve ardından robot markası ve modeli üzerinde durmaya başlıyoruz. Bu seçimi yaparken de firmanın daha önceden kullandığı bir markanın olup olmadığı, üretici firmaların prosese özel çözümü, kullanıcı kolaylığı, fiyatı vb. parametreleri göz önünde bulundurarak marka seçimini müşteriyle birlikte yapıyoruz. 

Firmamız satış sonrası süreçte bu markalar için; teknik servis, eğitim, validasyon, yedek parça, bakım ve onarım desteği vermektedir.

Doğru entegratör seçimi neden önemli?

Bu konuya karşılaştığım olaylardan birini anlatarak cevap vermek istiyorum. Özellikle kaynak prosesi robotlarla; hızlı, kaliteli, standart ve belirli çevrim süreleriyle gerçekleştirilebildiği için en çok kullanılan robotlu uygulamalardan biridir; ancak bu faydaların yanında kaynatılmak istenen parçalar doğru analiz edilmediğinde, parçaların robotlu üretime uygunluğu araştırılmadığında, ön hazırlıklar yapılmadan ve özen gösterilmemiş bir kalıpta üretim yapılmak istendiğinde sonuç, hüsran oluyor. Ne kadar hüsran mı? Kaynak makinesinin içerisindeki bir makara telin dahi bitmeden, yeni bir robotun bir kenara ayrılacağı kadar diyebilirim. 

Milli servetimizin bu şekilde çarçur edilmesine gönül razı olmuyor. Karşılaştığım bu durum neticesinde firma sahibine sormadan yapamadım. Süreci bana detaylıca anlattı. Sorunun yapılan kalıp ve ürünlerinin tolerans değişikliklerinden kaynaklandığını belirtti. Projeyi yapan firma, doğrudan robot satma niyetinde olması ve robottan daha çok önemli olan konunun kalıp ve kaynatılmak istenen parçaların belirli tolerans değerlerinde olmasını belirtmemesi bu olumsuz tablonun meydana gelmesine sebep oluyor. Hâlbuki bu durum başta yatırımı yapacak firmaya anlatılsa, belki firma ürünlerindeki bu değişkenlikleri kısa sürede gideremeyeceğini düşünerek, kendisini bu sürece hazırlamak isteyecektir; çünkü robot ürettiği ürünün standart olmasına sağlarken, önceki prosesin de standart olmasını ister. 

Sizi diğer firmalardan ayıran fark nedir?

Başta belirttiğim gibi, biz bir mühendislik firmasıyız. Gelişen teknolojileri ve ihtiyaçları yakından takip ederek, süreçlerimizi bu değişimlere göre organize ediyoruz.  Bunun dışında, müşterilerimizin memnuniyetini kazanmak için kendimizi sürekli geliştiriyor ve onların taleplerine her zaman cevap vermeye çalışıyoruz. 

Müşterilerimizi anlamak ve onları doğru yönlendirmek, hedeflerimizin başında geliyor. Bu nedenle onlara, sürecin en başından itibaren danışmanlık yapıyoruz. Yanlış yapılan projenin sadece firmalara değil, ülke ekonomisine de zarar verdiğini düşünüyoruz. Bu kapsamda onlar adına süreci iyi analiz ediyor ve en doğru kararı vermeleri için önlerine gerçek tabloyu koyuyoruz. 

En önemlisi de tecrübemiz tabii ki. Robotlu otomasyon sistemleri alanında yılların bilgi birikimine sahip teknik ekip ve iş ortaklarımızla, müşterilerimiz için bir firma olmaktan daha çok çözüm ortağı olmaya gayret ediyoruz.
 

YORUM EKLE
İlişkili Haberler
SEKTÖREL BÜLTENE ABONE OL
Dergiler
Partnerler