“Tuğla ile yaşam daha sağlıklı ve kaliteli”

Tuğlanın özelliklerine dikkat çeken Turgutlu Tuğla ve Kiremit Sanayicileri Derneği (TUKSAD) Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Gökhan Görçiz, tuğlanın yangına karşı 180 dakikadan fazla dayanım gösterdiğini ve elektromanyetik kirliliği yüzde 95 seviyesinde önlediğini ve de nefes alan bir yapı malzemesi olduğu için yaşam ortamını daha sağlıklı ve kaliteli kıldığını vurguluyor. 

“Tuğla ile yaşam daha sağlıklı ve kaliteli”
EndüstrideAra - Haber Detay

Turgutlu Tuğla ve Kiremit Sanayicileri Derneği (TUKSAD)’nin 1979 yılında kurulan bir sivil toplum kuruluşu olduğunu belirten TUKSAD Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Gökhan Görçiz, Turgutlu’nun Türkiye’nin en büyük tuğla ve kiremit üretim merkezi olduğunu vurguluyor. Gökhan Görçiz, “Derneğin en önemli amacı; üyelerinin sektörel gelişmelerinin takibi, sektörün tanıtımı ve reklam çalışmaları, sektörel sıkıntıların paylaşılması, üyelerin eğitimi ve inşaat sektöründeki mimar, inşaat mühendisleri ve makine mühendisleri ile birlikte belediyeler, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlükleri, meslek odaları, müteahhitler, yapı denetim firmalarında teknik personellerin bilgilendirilmesinin yanında üniversite ve meslek yüksek okullarında teorik ve pratik eğitim vermektir. Bu eğitimler kapsamında tuğla (TS EN 771-1) ve kiremit (TS EN 1304) standartları, CE markalaması ve ilgili yönetmelikler hakkında detaylı bilgilendirmeler yapılmaktadır. Fabrika personellerine yönelik ilkyardım eğitimleri, mesleki eğitimler, mesleki yeterlilik belgesi eğitimleri ve kurumsal kapasite artırıcı eğitimlerimiz dernek çalışmalarımız arasındadır.” diyor.
Dernek olarak eğitim çalışmalarının yanı sıra Ar-Ge çalışmalarına da çok önem verdiklerini açıklayan Görçiz, son yılların en büyük sorunu olarak görülen küresel ısınma konusunda doğru duvar çözümleri ile yalıtımlı binalar yapılması ve daha az enerji kullanılması konusunda çalışmalarını dernek ve üyeleri ile koordineli bir şekilde yürüttüklerini aktarıyor. Görçiz, sektörlerinin geleceğinin de yapılacak olan Ar-Ge çalışmalarıyla daha iyi olacağını düşündüklerini belirtiyor. 

Tuğlanın dünyada endüstriyel anlamda imalatı yapılan ilk yapı malzemesi olmasına dikkat çeken Görçiz, şunları söylüyor: 

“Binlerce yıldır kullanılıyor olması, daha önce kullanılan ve günümüze kadar ulaşan tarihi binalarda hala ayakta duruyor olması tuğlanın uzun ömürlü bir malzeme olduğunun en büyük kanıtıdır. Bu nedenle geleceğin yapı malzemesinin de tuğla olacağı ve her daim kullanılacağı aşikârdır. Tuğla kilin şekillendirilmesi ve sonrasında pişirilmesi ile elde edilmektedir. Gündelik yaşamda insanlar bina içinde oldukça fazla sürede kalmaktadır ve duvarların arasında yaşam sürmektedir. Bu durum malzemenin doğallığını ve konforunu önemli hale getirir. Ana hammaddesinin sadece kil olması nedeniyle tuğla ürünleri doğallık konusunda diğer yapı malzemelerine göre ön plana çıkmakta ve dünyanın en doğal yapı malzemesi olarak insanlara doğal ortamlar sunmaktadır. Kanserojen ve kimyasal malzemelerin yoğun baskısında olan dünyamızda, tuğla gibi doğallığı tartışılmaz bir yapı malzemesi kullanmak son derece sağlıklı ortamlar sunar. Ayrıca tuğla nefes alan bir yapı malzemesi olduğu için yaşam ortamı daha sağlıklı ve kaliteli olur.” 
Tuğlanın ısı yalıtımı için vazgeçilmez bir ürün olduğunun altını çizen Görçiz, Derneklerinin yapmış olduğu çalışmalar neticesinde ısıl iletkenlik değeri daha düşük olan ve mantolama gerektirmeyen Ulusal Teknik Onay Belgeli Petek İzo Tuğlalar’ın üyeleri tarafından üretildiğini dile getiriyor. Bu ürünlerin kullanımının ve örümünün kolay olduğunu ve binanın dış kabuğunun çeşitli yalıtım malzemeleri ile kaplandığında meydana gelebilecek olan tüm riskleri (dolu, fırtına ve yangın) ortadan kaldırdığını dile getiren Görçiz, “Tuğla materyal yapısından dolayı ‘akustik’ konusunda çok iyi performans gösterir. Yapı malzemesi olarak ‘en iyi akustik değerlere sahip’ yapı malzemesidir. Binaların Gürültüye Karşı Korunması Hakkında Yönetmelik 31 Mayıs 2017 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanmıştır. Yeni yönetmelik ile birlikte İstanbul TSE Tuzla Laboratuvarında beş farklı tuğla ürünümüze ses deneyi yapılmıştır. Ses deneyleri TSE EN ISO 717-1 (Yapı elemanlarında ses yalıtımının derecelendirilmesi) ve TS EN ISO 10140-2 (Yapı elemanlarının hava ile yayılan ses yalıtımının ölçülmesi) göre yapılmıştır. Deney sonuçları Derneğimizin web sayfasında yayınlanmaktadır.” dedi.

Dernek olarak yapmış oldukları çalışmaların en önemlilerden birinin de tuğlanın deprem dayanımı üzerine olduğunu açıklayan Görçiz, Türkiye’nin birinci derece deprem kuşağında yer aldığını hatırlatarak yapı malzemelerinin deprem dayanımının önemine dikkat çekiyor. Tuğlanın, pişmiş kilden mamul bir yapı malzemesi olduğu için rakiplerinden çok daha yüksek bir dayanıma sahip olduğunun altını çizen Görçiz, “Depremde bu yüksek dayanım binaya güç verir. Yapı malzemeleri deprem etkisi altında can güvenliğini gerektirecek ve meydana gelebilecek can kayıplarını en az olacak şekilde tasarlanmalıdır. Bu kapsamda KOSGEB Projesi olarak Dokuz Eylül Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği ile birlikte yapmış olduğumuz ‘Duvarların Deprem Performansı Araştırmasında’ Tuğla Duvarlar Deprem Yönetmeliği Uyarınca Can Güvenliği Performansını gerektiği düzeyde sağlamıştır.” diye konuştu. 

YANGINA KARŞI 180 DAKİKADAN FAZLA DAYANIM 

Önemli çalışmalarından bir diğerinin de tuğlanın yangın dayanımı olduğunu belirten Görçiz, binalarda kullanılan yapı malzemelerinin yangın esnasında insanların emniyetli bir şekilde binaları terk etmesi, yangının etrafa yayılmaması ve kurtarma ekipleri için can güvenliğinin önemli olduğunu açıklıyor. İstanbul TSE Tuzla Laboratuvarlarında tuğlanın yangına dayanım deneylerinin yapıldığını, deney sonucunda tuğlaların 180 dakikadan fazla dayanım gösterdiğini açıklıyor. Bunun mükemmel bir sonuç olduğunu vurgulayan Görçiz, yapı malzemesi olarak yangına dayanım ve can güvenliği noktasında tuğlayı ön plana çıkarttığını söylüyor. 

“TUĞLA DUVARLARIN ELEKTROMANYETİK KİRLİLİĞİNİ YÜZDE 95 SEVİYESİNDE ÖNLÜYOR”

Günümüzde GSM, wi-fi, yüksek gerilim hatları, TV, vilgisayar, uydu antenleri, elektronikelektrik vb. birçok manyetik akımın insanoğlunu tehdit eder seviyede olduğunu aktaran Görçiz, “İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Laboratuvarında yapmış oldukları elektromanyetik dayanım deneyi yapıldığını açıklıyor. Yapılan deneyler tuğla duvarların elektromanyetik kirliliği yüzde 95 seviyesinde önlediğini göstermektedir. Tuğla, teknolojinin insan sağlığına zararlı ve fark edilmeyen olumsuz etkilerini ortadan kaldırmaktadır.” dedi.

Tuğla mikro yapısında çok büyük gözenekler olmadığı için bünyesinde asla nem barındırmadığını dile getiren Görçiz, sözlerini şu şekilde sürdürdü:
“Belli orana kadar aldığı nemi çok hızlı geri verir. Böylece tuğla ile yapılan duvarlarda küflenme ve yağmur sonrasında bünyesindeki nemi uzun süre bırakmama gibi olaylar görülmemektedir. Ayrıca tuğlanın nem ile ağırlığı artmadığı gibi bina statiği hesabında  hesapta olmayan yüklerle zarar görmemektedir. Tuğla ısıyı bünyesinde çok iyi koruyabilen bir yapı malzemesidir. Isıtma kaynakları kapandığında bünyesinde bulunan ısınma enerjisini çok dengeli olarak ortama verir ve insan vücudunun sağlıklı olmasını sağlar. Derneğimizin eğitim ve bilgilendirme çalışmalarının yanı sıra üniversiteler ile işbirliği ve Ar-Ge çalışmaları her daim devam etmektedir. Tuğla ürünlerinin daha geniş kitlelere ulaşması ve tuğlanın hak ettiği değeri görmesi en büyük amacımızdır. Dernek olarak yazıdaki başlıkta da belirttiğimiz gibi geleceğin yapı malzemesinin tuğla olmasından yana kuşkumuz bulunmamaktadır ve çalışmalarımız bu yönde hız kesmeden devam edecektir. “
 

Güncelleme Tarihi: 28 Kasım 2019, 13:41
YORUM EKLE

Polinet

Peri

Dergiler