“ GES projesi için iki ayda yaklaşık 25 bin panel ürettik”

Türkiye’nin ilk solar panel üreticilerinden olan Schmid Pekintaş, Şişecam’ın GES projesi için 25 bin adet panel üretimini iki ayda gerçekleştirdi.

“ GES projesi için iki ayda yaklaşık 25 bin panel ürettik”
Enerji Zirvesi

Türkiye’nin ilk solar panel üreticilerinden biri olan Pekintaş, Şişecam’ın son dönemde hayata geçirdiği çatı üzeri GES projesi için yaklaşık 25 bin panel üretimini iki ay gibi kısa bir süre içerisinde gerçekleştirdi. Sektörden gelen taleplere daha hızlı cevap vermek ve daha üst düzey teknoloji talep eden projelere ürün üretmek amacıyla yeni bir yatırım gerçekleştiren Schmid Pekintaş, ayrıca enerji depolama konusuna odaklanıyor. Pekintaş Group CEO’su Özhan Olcay ile bir araya geldik ve yeni dönem hedeflerini konuştuk.

Özhan Olcay

Yıllık üretim kapasiteniz nedir? Yeni dönemde bu rakamı artırmaya yönelik yatırım planınız var mı?

Üretim kapasitemizi artırmaya yönelik yeni bir yatırım planımız bulunuyor. Çeşitli yenilikçi vasıflara sahip olan ve çift taraflı bi-facial üretim yapan ilk tesis olacağız. Half-cell teknolojisi kapsamında, hücreler lazerlerle ortadan ikiye kesiliyor ve 60 hücreli olarak gördüğünüz panelin hücre sayısı 120’ye çıkıyor. Bu sayede kurulan güneş enerji santralin verimliliği ve gücü artıyor.

TÜRKİYE GÜNEŞ IŞINIMI AÇISINDAN ÇOK VERİMLİ

Türkiye’nin güneş ışınımı açısından en değerli bölgeleri neresi?

Türkiye’nin güneş ışınımı açısından çok verimli olduğunu hepimiz biliyoruz. Van, Isparta, Burdur, Çankırı gibi daha az öne çıkan yöreler bile çok yüksek ışınım değerlerine sahiptir. Türkiye’nin en kötü noktası, Almanya’nın en iyi noktasından bile daha iyidir. Bugün baktığımızda Almanya’nın toplam kurulu gücü 48 GW’a ulaştı. Bu rakam ise bizim 2023 senesinde devreye almayı planladığımız nükleer enerji santralinin tam 12 katı anlamına geliyor.

Çatı projelerini değerlendirebilir misiniz? Yeni dönemde bu konuyla ilgili projeler gelecek mi?

1 MW’lık bir çatı projesini kurmak isterseniz, 8000 m2 bir alana ihtiyacınız oluyor. Bu sebeple çatıların Türkiye’de çok önemli olduğunu, henüz daha çok bakir olduğunu ve büyük bir potansiyele sahip olduğunu düşünüyoruz. Türkiye’deki çatıların hepsi olmasa da önemli bir kısmı güneş enerjisi açısından elverişli bir yapıya sahiptir.

MİNYA

Son dönemde Şişecam fabrikasında çatı üzeri GES projesi hayata geçirildi. Pekintaş bu projenin hangi aşamalarında yer aldı?

Biz Türkiye’de çatı üzeri GES projeleri alanında 20 MW kurulu güce ve referansa sahip bir firmayız. Giderek artan bu rakamın sektör için oldukça önemli olduğunu söyleyebiliriz. Beyaz et sektöründen yoğun bir ilgi gördük, soğuk depolarda sistem kurduk. En önemli çatı projemizi ise Şişecam için yaptık.

Şişecam, pilot proje için Mersin’deki fabrikasını seçti ve tek bir çatı üzerinde hem Türkiye’nin hem de Avrupa’nın en büyük çatı üzeri silikon hücreli GES projesine imza attı. 6,5 MW kurulu güce sahip olan bu projenin EPC işini Else Enerji üstlendi ve verimlilik anlamında ulaşılan neticelerde, hesaplanan rakamların üzerine çıkıldı.

Panellerin üretimini ise Schmid Pekintaş olarak biz gerçekleştirdik. Modüllerin üretimi iki ay sürdü. Hücreleri, bağlantı kutuları ve çerçeve teknolojileri itibariyle birçok inovatif özelliği barındıran ürünler oldu. AR(Anti-reflection) özellikli solar camlar da tabii ki Şişecam’ın ürünlerini kullandık. Projede yaklaşık 25 bin adet panel kullanıldı.

Sizin yatırımcılığını üstlendiğiniz GES projeleriniz var mı?

Isparta’da ve Mersin’de yer alan ve elektrik üretimi yapan iki adet GES projemiz bulunuyor. Ayrıca Güneydoğu Bölgesi’nde hayata geçirmeyi planladığımız yeni bir projemiz daha var. 2018 yılında ise hem Makedonya’daki hem de İran’daki projelerimiz üzerinde çalışmayı planlıyoruz. İran’daki GES projemiz 7 MW kurulu güce sahip olacak. Araştırdığımız diğer pazarlar arasında ise; Ukrayna, Güney Afrika ve Karadağ yer alıyor.

2017 yılında toplam kaç MW kurulu güce ulaştınız? Önemli referanslarınız bizimle paylaşabilir misiniz?

Schmid Pekintaş’ın fabrikasındaki toplam kurulu gücü 90 MW’a ulaştı. Bu rakamın 78 MW’ını fiilen üretim yapmak suretiyle kullandık. Şubat 2017 ayından itibaren 7/24 esasına göre üretim gerçekleştiriyoruz. Buna rağmen sektörden gelen talebi karşılayamadık. Bu sebepten dolayı kapasite arttırmak için yatırım gerçekleştirdik. Yeni üretim hattımız 2018 yılında devreye girecek ve müşterilerimize daha hızlı şekilde hizmet vereceğiz. Yeni üretim hattımız ile daha çok ihracat potansiyelini kullanmayı, daha üst düzey teknolojik projelere ürün üretmeyi ve yüksek verimliliğe sahip ürünler üretmeyi hedefliyoruz.

BİLECİK

"ENERJİNİZ YANI BAŞINIZDA"

GES konusunda sektörün en çok ilgilendiği konulardan biri de enerjinin depolanması… Bu alanda sunduğunuz çözümler hakkında bilgi verebilir misiniz?

Enerji depolama konusunda dünyada teknolojiyi geliştiren üç firmadan biri, bizim ortağımız olan Schmid markasıdır. Enerjinin depolanması konusunda biz, “enerjiniz yanı başınızda” felsefesiyle hareket ediyoruz. Dolayısıyla biz bu ihtiyacı bir paket olarak sunulması gerektiğini düşünüyoruz. Örneğin; evsel paketlerimizin gümüş, altın ve platinyum seçenekleri bulunuyor. İçerisinde ise yüksek verimli modüller, inverter, kurulum ve depolama sistemleri bulunuyor. Çünkü; siz enerjinizi depolamaya başladığınız taktirde oyun değişiyor. Jel akü depolaması hem evlerde hem de teknelerde yıllardır kullanılıyor. Küçük bir evde bu sistem rahatlıkla kullanılabiliyor. Ancak bu sistemde iki tane sorun çıkıyor. Birincisi; aküler çevreye ciddi anlamda zarar veriyor, ikincisi ise doldurulup yeniden kullanmak kolay olmuyor. Bu konu yeni bir teknoloji olduğu için fiyatların piyasaya göre adapte edilmesi gerekiyor. Üreticiler büyük sipariş aldığı zaman fiyatları geri çekeceğini söylüyor, tüketiciler ise fiyatlar geri çekileceği zaman büyük sipariş vereceklerini dile getiriyor. Sektörde ilk adımı kimin atacağını beklemekten dolayı, gelişmeler yavaş gerçekleşiyor. Türkiye gibi sermayesi kısıtlı olan ülkeler, bu dönüşümü ısrarla beklediği için enerji depolama alanı beklenen süratle ilerlemiyor. Oysa ki o kadar büyük bir potansiyele sahip ki! Depolama sistemleri, teknolojik gelişimini tamamladığı zaman enerjiden daha büyük bir pazara dönüşecek.

Enerji depolama sistemi ne kadarlık bir büyüklüğe sahip ve uygulama aşamasında yatırım maliyeti yüksek mi?

Enerji depolama sistemi 20 ft’lik bir konteynır büyüklüğüne sahip. Yani küçük bir kamyonun arka kasası büyüklüğüne tekabül ediyor. En önemli özelliği, rahatlıkla taşınabilmesi ve ihtiyaç duyulan alanlarda uygulanabilmesidir. Hatta bu sistem önümüzdeki yıllarda portatif bir jeneratör görevi üstlenecek. Bu sayede yazın otellerde rahatlıkla kullanılabilecek. Ayrıca elektrik kesildiği zaman direk devreye giriyor.

Yatırım bedellerinin yüksekliği, bakış açısına göre değişebiliyor. Bu soruya cevap verebilmek için alternatif bedellerle kıyaslama yapmak gerekiyor. Örneğin; ücra bir köşede yapılan şantiyenin elektriği ile kıyaslarsak ucuz gelebilir, şehrin merkezinde yapılan bir projeye göre ise daha pahalı olduğu söylenebilir. Uzun vadede baktığınız zaman güneş enerjisinden daha temiz, daha verimli ve daha ucuz bir enerji kaynağı olmadığını herkes görecek.

Güneş paneli üretimiyle ilgili 2017 yılında Türkiye’de önemli yatırımlar yapıldı. Bu alanda ilklerden biri olarak konuyla ilgili görüşlerinizi öğrenebilir miyiz?

Türkiye’de solar panel üretimi için açılan fabrikaların sayısı en son 45’e yükselmişti. Bu rakamın zaman içerisinde kapasite olarak sıkıntı yaratacağını düşünüyorum. Bu sebeple üreticinin aleyhinde bir rekabet ortamının söz konusu olacağını düşünüyorum.

Verimlilik, kalite, ürün garantileri ve sistem çözümleri ön plana çıkacak ve tüketici lehine kıyasıya bir rekabet oluşacağını düşünüyoruz. Bu mücadeleye biz de Alman ortağımızdan sürekli şekilde transfer ettiğimiz teknolojimizle, hem full-entegre ve tam otomasyona sahip fabrikalarımızla hazırız.

Güncelleme Tarihi: 20 Mart 2019, 18:20
Enerji Zirvesi
YORUM EKLE

Wago

Enerji Zirvesi

Dergiler
Partnerler