170 MW RES projesini devreye almaya hazırlanıyor

Enerji sektöründe 2011 yılından beri faaliyet gösteren Sancak Enerji, 72.5 MW’lık kurulu gücüyle yıl içerisinde önemli bir elektrik üretim miktarına ulaşıyor. 2018 yılı sonunda toplam 175 MW kurulu güce sahip 3 farklı rüzgar enerjisi santrali projesini devreye alarak kapasitesini artırmaya hazırlanan Sancak Enerji, bu projeleri Konya ve Çatalca bölgelerinde konumlandıracak.

170 MW RES projesini devreye almaya hazırlanıyor

Yenilenebilir enerji kaynaklarına yaptığı yatırımlarla sektörde önemli bir güce sahip olan Sancak Enerji, mevcut portföyüne 175 MW’lık 3 farklı RES projesi daha eklemeye hazırlanıyor. Rotasını yurt dışına çevirerek farklı lokasyonlardaki arayışlarına devam eden Sancak Enerji’nin gündeminde ayrıca atık enerji ile ilgili yatırım hedefleri bulunuyor.  

Rüzgar ve güneş gibi yenilenebilir enerjinin her alanında faaliyetlerini sürdürerek portföyünü geliştirmeye devam eden Sancak Enerji, yeni dönemde üç farklı rüzgar enerji santralini devreye almaya hazırlanıyor. Projeleri Konya ve Çatalca lokasyonlarında konumlandıracaklarını söyleyen Sancak Enerji Genel Müdür Yardımcısı Dr. Rüçhan Hamamcı, santral projelerini şu sözlerle özetliyor: “Sancak Enerji’nin bünyesinde yer alan Yahyalı RES 52,5 MW kurulu güce sahipken, Urla RES 18 MW kapasitesiyle yıl içerisinde önemli oranda elektrik üretimi gerçekleştiriyor.  Şu anda hazırlık sürecine devam ettiğimiz 3 farklı projemiz bulunuyor. Konya’da devreye almaya hazırlandığımız Bağlar RES ve Ardıçlı RES’in toplam kurulu gücü 142 MW olacak. Üçüncü projemiz ise 33 MW kurulu gücüyle Çatalca’da konumlanacak.” 

Sancak Enerji’nin sektördeki faaliyetlerinden ve yatırımlarından bahsedebilir misiniz?
Sancak Holding, rüzgar enerjisi sektörüne ilk olarak 2011 yılında giriş yapan bir firmadır. Bu tarihlerde rüzgar alanında 4 tane lisans alarak Sancak Enerji markasını kuran firma, uzun süre bu yatırımla ilgilenmemiş ve danışmanlar aracılığıyla süreci yönetmiş. Onlar bu süreci danışmanlar aracılığıyla yönetirken ben Eksim Holding şirketinde görev yapıyordum. Bu vesile ile Sancak Enerji ile tanıştık ve 2014 yılının sonunda yollarımızı birleştirdik. 

Sancak Grubu yüzyıllardır ticaret hayatında aktif rol alan bir aile şirketidir. Dürüstlük ve samimiyet üzerine kurdukları bir kültürleri var. Şu anda Medical Park Hastanesi, Ata Sancak Süt Çiftliği, MNG Kargo gibi farklı sektörlerde faaliyet gösteren firmalarla ortaklıkları bulunuyor. Ayrıca gayrimenkul alanında yatırımlar yapmaya devam ediyor. Sancak Grubu tüm bu iştiraklerde ortaklık bir yapı sürdürürken, sadece enerji sektöründe yüzde 100 sahibi olduğu Sancak Enerji ile yoluna devam ediyor. 

Sancak Enerji’nin mevcut projelerini anlatabilir misiniz? Yeni dönemde hangi projeleri devreye almayı planlıyorsunuz?
Sancak Enerji; rüzgâr ve güneş gibi enerjinin her dalında faaliyetlerini sürdürüyor. Portföyümüzdeki en büyük payı ise rüzgâr enerjisi alıyor. Sancak Enerji’nin bünyesinde yer alan Yahyalı RES 52,5 MW kurulu güce sahipken, Urla RES 18 MW kapasitesiyle yıl içerisinde önemli oranda elektrik üretimi gerçekleştiriyor.  Şu anda hazırlık sürecine devam ettiğimiz 3 farklı projemiz bulunuyor. Konya’da devreye almaya hazırlandığımız Bağlar RES ve Ardıçlı RES’in toplam kurulu gücü 142 MW olacak. Üçüncü projemiz ise 33 MW kurulu gücüyle Çatalca’da konumlanacak. 

Yahyalı RES projesinin kurulu gücü, fizibilite süreci ve teknolojik alt yapısı hakkında bilgi verebilir misiniz? 
Yahyalı RES projesi 60 milyon dolar yatırım bedeliyle devreye alındı. Projenin amorti süresi 8 yıl olarak hesaplandı. Proje için Nordex markaya 2.4’lük 117 rotor çaplı 22 adet türbin kullanıldı. Sancak Enerji olarak kendi projelerimizin bakımını yapmayı amaçlıyoruz. Çünkü rüzgar enerjisi pazarı 8.000 MW’lara ulaştı ve durma noktasına geldi. Bu sebeple başka alanlara yönelip sektördeki önemli olduğunu düşündüğümüz bir açığa yöneldik. 

Bu alana ilk yatırım yaptığımız zaman, Türkiye’de yabancı bankaların kabul ettiği enerji üretim raporlarını veren firmalar vardı. Bu raporlar hem rüzgâr ölçüm direğinden gelen ham data tarafından hem de bu ham veriyi kullanan iki temel mühendislik prensibi üzerine kurulmuş 4 tane ticari yazılım tarafından hazırlanıyordu. Rüzgâr ölçüm konusunda iki ayrı sistem kullanılıyor. Biri CFD dediğimiz sonlu elemanlar yöntemiyle hesap yapan, diğeri ise ilk kez Danimarkalıların bulduğu WASP üzerine kurulu bir sistem bulunuyor. Biz iki sistemi de kullanıyoruz ama CFD’nin daha kullanışlı olduğunu ve tercih edildiğini söyleyebiliriz. Biz bu sistemi ekip arkadaşlarımıza öğrettik ve kendimiz takip etmeye başladık. Firmalardan alınan raporlar bir şekilde mecburuz ama kendi çalışmalarımızla daha iyi optimizasyon elde ediyoruz. Kullandığımız verinin ve yazılımın aynı olmasına rağmen günün sonunda enerji üretimlerine baktığımız zaman türbin yerleşimlerinde biz daha iyi sonuçlar elde ettik. Kapasite faktörü açısından yüzde 0,5 ve yüzde 2 arasında değişkenlik rakamları gördük. Bu da yılda yaklaşık 400 bin dolar daha fazla ciro elde etmemizi sağladı. Biz bu yöntemle pek çok projede önemli çıktılar elde ettik. Türkiye’deki birçok şirket gerek personel gerekse yazılım kullanımı açısından başarılı işlere imza atmaktadır. 

Yahyalı RES projesinin bulunduğu Kayseri şehrini lokasyon açısından değerlendirebilir misiniz? Kolay bir arazi miydi?
Kayseri, Türkiye’nin hem inşaat hem de rüzgar rejimi açısından en zor bölgelerinden biridir. Türkiye’nin rüzgar rejiminde yaz ve kış mevsiminde yüksek oranlar görülürken, ilkbahar ve sonbaharda bu oran düşmeye başlar. Kayseri’de ise bu durumun aksi yaşanıyor ve İlkbahar ile sonbaharda en yüksek rüzgar şiddeti görülürken kış ve yaz mevsiminde ise bu oran düşmeye başlıyor. Santralin kurulduğu sahanın büyüklüğü bir uçtan diğer uca kadar 30 km uzunluğa sahip. Zemin yapısı olarak ise kayalık, sert bir alan üzerinde yer alıyor. Tüm bu koşullara rağmen mühendislik açısından ince hesaplamalar yaptık ve rotor çapı büyük türbinler koymak suretiyle yüzde 30 kapasite faktörlerini yakaladık. 

Güneş enerjisi alanında hayata geçirdiğiniz projeniz hakkında bilgi verebilir misiniz? Bu alandaki yatırımlarınıza devam edecek misiniz? 
Aksaray’da devreye aldığımız 2 MW lisanssız güneş enerjisi santralimiz bulunuyor. Lisanssız güneş enerjisi alanındaki maliyet artırıcı yönetmeliklerin değişmesi nedeniyle bu projelerden uzaklaşmaya başladık. Enerji Bakanlığı’nın resmi sitesine göre, Türkiye’nin 2017 yılı sonu itibariyle işletmede bulunan 3.421 MW'lık kurulu gücü bulunmaktadır. Bu rakamın büyük bir çoğunluğu ise lisanssız projelerden geliyor. Maliyet artırıcı önlemlerin getirilmesiyle birlikte güneş alanında yapılan projeler eski cazibesini kaybetti. Dolayısıyla Sancak Enerji olarak güneş enerjisi alanında hedeflediğimiz kadar büyüyemedik. 

Yenilenebilir enerji kaynakları alanındaki yatırımlarınızı artırmak için araştırdığınız başka pazarlar var mı? 
Enerji alanındaki yatırımlarımızı artırmak için yurt dışını yakından takip ediyoruz. Özellikle teşvik fiyatının cazip olduğu komşu ülkelerimiz arasından Macaristan, Ukrayna, Makedonya, Malta gibi ülkeleri araştırıyoruz. Polat Enerji, Güriş, Fina Enerji gibi pek çok yatırımcı da bu alandaki araştırmalarına devam ediyor. 

Dünyadaki genel gidişatı incelediğimiz zaman, yenilenebilir enerji alanındaki yatırımların 3-4 $cent/kWh civarında olduğunu görüyoruz. Özellikle 2020 yılından sonra dünya üzerindeki fiyatlar böyle bir rakamda sabitleneceğini öngörüyoruz. Türk yatırımcılar ise genel olarak yatırımının hızlı amorti ettiği projelerde yer almak istiyor. Bu sebeple de güneş enerjisi gibi sektörler eski cazibesini kaybediyor. 
Biz Sancak Enerji olarak bu işin ticari olarak zayıfladığını gördüğümüz için hem yurt dışını araştırıyoruz hem de atık enerji konusuna yoğunlaşıyoruz. Atık enerji alanında yaptığımız araştırmalar neticesinde sektörün plazma teknolojisine odaklandığını gördük. Çöpün çok yüksek sıcaklıkta buharlaştırılması sayesinde ortaya net bir yakıt çıkıyor. Bu yakıt hidrojen de olabiliyor, motorlarda kullanabileceğiniz bir yakıta da dönüşebiliyor. Dünyanın kısa süre içerisinde araçlarda hidrojen yakıtı kullanmaya başlayacaklarını öngörüyoruz. Hidrojen yakıtı da atıktan elde edebiliyorsunuz. Bu teknoloji sayesinde hem atığı sorunsuz hallediyorsunuz, hidrojen elde ediyorsunuz ve dolayısıyla petrol gibi kaynaklardan kurtulmuş oluyorsunuz. Uzun vade de elektrikli araçların en büyük rakibi hidrojen olacak.  Çünkü dolum süresi, maliyeti ve araçların performansı açısından çok daha cazip olacak. Bu yüzdendir ki Amerika, Japonya ve Almanya bu alandaki teknolojileri geliştirerek sektörde başı çeken ülkeler arasında yer alacak. Sancak Enerji olarak dünyada gelişen teknolojileri yakından takip ederek stratejik bir noktada olmayı hedefliyoruz.  

Atık enerji konusunda Türkiye’nin bulunduğu konumu değerlendirebilir misiniz? Bu alana yatırım yaparken hangi hususları göz önüne almak gerekiyor? 
Atık enerji konusunda; tedarik zinciri, tedarik güvenliği, tedarik maliyeti, çöpün homojenliği ve teknolojilerin farklılığı gibi noktalara dikkat etmek gerekiyor. Her teknolojinin kendi içerisinde artı ve eksi yönleri bulunuyor. Bu yatırım risk içerdiği için özellikle Türk yatırımcıları cezbetmiyor. Bu riski göze alan kişilerde ise yeterli maddi güç bulunmuyor.  

Dünyadaki teknolojik gelişmelerin içerisinde hiç kuşkusuz enerjinin depolanması yer alıyor. Bu konuyla ilgili gelişmeleri nasıl değerlendiriyorsunuz? 
Yenilenebilir enerjinin en büyük handikabı, güneşin ve rüzgârın olmadığı zamanlarda elektrik üretilememesidir. Dolayısıyla enerji depolama teknolojisini çözdüğümüz zaman, yenilenebilir enerji kaynaklarını stabil hale getirebileceğiz. Bu yüzden petrol ya da doğalgaz kökenli elektrik üretimi 30 yıl içerisinde kalmayacak. Çünkü bu teknolojiyi geliştirerek güneşin tükenmeyen potansiyelinden daha çok faydalanacağız. Bu amacımıza ulaşabilmek içinse; akıllı sistemler üzerine yoğunlaşmalı, akıllı şebekeler için teknoloji geliştirilmeli ve bilinçli kullanımı artırılmalıyız. Enerjinin depolanmasına yönelik çalışmalar öncelikle olarak evlerde başladı. Şu anda amorti sürecinin yüksek olmasından dolayı son tüketici içerisinde yaygınlaşmadı ancak zaman içerisinde her evde olacağını öngörüyoruz. 
 

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

Endütri 4.0

Solaredge

Dergiler
Partnerler